Diplomatik misyon temsilcileri ile iş dünyası, Ankara Sanayi Odasının bu yıl 15’incisini düzenlediği Geleneksel Büyükelçilikler Resepsiyonu’nda bir araya geldi. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliğinde Ankara Etnografya Müzesi’nde gerçekleştirilen resepsiyona TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, büyükelçiler, diplomatik misyon temsilcileri ve iş insanları katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Ardıç, resepsiyonun iş dünyası ile diplomatik misyonlar arasındaki diyaloğu derinleştirdiğini, karşılıklı güveni pekiştirerek kalıcı iş birliklerine zemin hazırladığını söyledi. Başkanlık görevi süresince 50'ye yakın ülkenin büyükelçileriyle ticaret, yatırım ve ortak projeleri ele aldıklarını belirten Ardıç, "Her defasında gördük ki ekonomi ve ticaret rakamlarla başlasa da kalıcı ortaklıklar karşılıklı güven ve yüz yüze kurulan ilişkilerle büyüyor" dedi.
Vize sorunu bu yıl da gündeminde
Geçen yılki resepsiyonda sanayicilerin satın aldıkları makineleri teslim almak için bile vize alamadıklarını dile getiren Ardıç'ın gündeminde bu yıl da vize engelleri vardı. Avrupa Birliği büyükelçilerine seslenen Ardıç, "Fuarların, yatırım görüşmelerinin, ticari anlaşmaların takvimi uzun vize randevularını beklemiyor. Hatta randevu alınsa dahi vizenin çıkıp çıkmayacağı belli olmuyor" dedi.
Avrupa ile güçlü ekonomik bağlara sahip sanayicilerin iş seyahatlerini dahi planlayamamasının karşılıklı ticaretin ulaştığı düzeyle bağdaşmadığını vurgulayan Ardıç, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi talebini de yineledi. Otuz yılı geride bırakan Gümrük Birliği'nin günümüz ticaretinin ihtiyaçlarına göre yenilenmesinin Türkiye kadar Avrupa Birliği'nin de yararına olduğunu belirten Ardıç, "Sayın Avrupa Birliği büyükelçileri, artık bu iki başlıkta somut adımlar atılması için güçlü desteğinizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Vize sorununun aşılması için Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ile imzaladıkları protokole de değinen Ardıç, ticari vize süreçlerini hızlandıran ve kolaylaştıran uygulamaya katkılarından dolayı Büyükelçi Isabelle Dumont'a teşekkür etti. Ardıç, benzer protokolleri diğer büyükelçiliklerle de hayata geçirmeye hazır olduklarını söyledi.
Ankara’nın ihracatı yaklaşık 20 milyar dolara ulaştı
Ankara'nın üretim ve teknoloji alanındaki konumuna dikkat çeken Ardıç, başkentin yıllık ihracatının yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını, yüksek teknoloji ürünlerinin ihracat içindeki payının ise yüzde 13'e yükseldiğini belirtti. Bu oranın Türkiye ortalamasının üç katından fazla olduğunu kaydeden Ardıç, Ankara'yı diğer sanayi merkezlerinden farklılaştıran unsurun ihracat hacmi kadar ürünlerinin teknoloji düzeyi olduğunu ifade etti.
ASO Teknoloji Üssü'nün 800'den fazla firmaya ev sahipliği yapmasını, 18 bin nitelikli istihdam oluşturmasını ve Ankara'nın yıllık ihracatına 1,5 milyar dolar katkı sağlamasını öngördüklerini aktaran Ardıç, ASO Serbest Bölgesi için de 40 bin istihdam ve yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat katkısı hedeflediklerini söyledi.
Sıfır atık OSB projesini duyurdu
ASO’nun yeni projesini ilk kez resepsiyonda paylaşan Ardıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık hareketini sanayinin merkezine taşımayı hedeflediklerini belirtti. Ardıç, "Türkiye'nin ilk sıfır atık organize sanayi bölgesini kurmak için harekete geçiyoruz" dedi.
Yaklaşık 5 milyon metrekarelik alanda kurulması ve 250 civarında firmaya ev sahipliği yapması planlanan ASO Döngüsel Sanayi ve Sıfır Atık OSB'de, bir işletmenin firesinin, atık ısısının ve suyunun başka bir işletmenin girdisine dönüşeceğini açıklayan Ardıç, projeyle kaynak verimliliğini artırmayı ve sanayinin rekabet gücünü desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti.
Gazze için çağrı
Konuşmasında Gazze'de yaşanan insani drama da değinen Ardıç, uluslararası toplumun sivillerin korunması, insani yardımın kesintisiz ulaştırılması ve kalıcı barışın sağlanması için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Ardıç, "Gazze bugün uluslararası hukukun, insan haklarının ve dünya vicdanının sınandığı yerdir" dedi. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini hatırlatan Ardıç, diplomasinin çatışmalar derinleşmeden diyaloğu, yıkım büyümeden uzlaşmayı güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
Hisarcıklıoğlu: Duvarlara değil köprülere ihtiyacımız var
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, jeopolitik çatışmaların, korumacılığın ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların küresel ekonomiyi parçalara böldüğünü söyledi. Böyle bir dönemde diplomasi ile iş dünyasının buluşmasının daha da anlamlı hale geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Biz barış isteriz, istikrar isteriz, öngörülebilirlik isteriz. Duvarlara değil köprülere ihtiyacımız var" diye konuştu.
Türkiye'nin stratejik konumu, güçlü sanayisi ve girişimci insan kaynağıyla bu köprülerden biri olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, Türk şirketlerinin dünyanın dört bir yanında ticaret ve yatırım yaptığını, sanayicilerin Avrupa değer zincirlerinin güvenilir bir halkası olarak çalıştığını kaydetti.
COP31 için iş birliği daveti
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'de özel sektör temsilcisi görevini üstlendiklerini aktaran Hisarcıklıoğlu, iş dünyasını sürecin aktif bir parçası haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. İklimin artık yalnızca çevre meselesi olmadığını, yatırım, ticaret ve rekabeti de şekillendirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, büyükelçilerin ülkelerindeki iş dünyası kuruluşlarını ve şirketleri COP31 çalışmalarına davet etti. Hisarcıklıoğlu, Türk iş dünyasının üretmeye, yatırım yapmaya ve ülkeler arasında yeni köprüler kurmaya devam edeceğini söyledi.
Özel'den ekonomik diplomasi vurgusu
Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, buluşmanın diplomasinin yalnızca devletler arasındaki ilişkilerden ibaret olmadığını bir kez daha gösterdiğini belirtti. Ekonomik ilişkilerin, ticaretin, yatırımların ve girişimcilerin dış politikanın önemli unsurları olduğunu ifade eden Özel, Türkiye'nin üretim kapasitesini ve ekonomik bağlarını ileriye taşımada diplomatik ve ekonomik aktörler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Dışişleri Bakanlığı olarak iş dünyasının önünü açan, ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendiren, Türk girişimcilerinin yurt dışındaki faaliyetlerine katkı sağlayan bir diplomasi anlayışını sürdürdüklerini kaydeden Özel, resepsiyonun ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamasını diledi.








