Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma ve Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığı davaya ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. Gürlek, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan adliye muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İBB dosyasında yeni raporlar üzerinde çalışılıyor
İBB davasında yargılamanın devam ettiğini belirten Gürlek, soruşturma sürecinde şüphelilerin baskı veya tehdit yoluyla ifade vermeye zorlandığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Gürlek, Başsavcılık görevini yürüttüğü dönemde de soruşturma dosyasındaki eylemlerin delillerle desteklendiği yönündeki kanaatini ifade ettiğini belirtti.
Dosyanın artık kovuşturma aşamasında olduğunu vurgulayan Gürlek, bundan sonraki süreçte delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuna ilişkin nihai kararın mahkemeye ait olduğunu kaydetti.

“Ek iddianameye konu olabilecek çalışmalar yürütülüyor”
İBB ve İmamoğlu’na yönelik devam eden soruşturma dosyalarında ek iddianame hazırlanıp hazırlanmadığı sorusunu da yanıtlayan Gürlek, Cumhuriyet Başsavcılığının yeni çalışmalar yürüttüğünü açıkladı.
Gürlek, “Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor” dedi.
Gülistan Doku soruşturması
Gürlek, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada da önemli ilerlemeler sağlandığını ancak dosyanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu ifade etti.
Dosyadaki bazı beyanlarda Doku’nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunduğunu aktaran Gürlek, son olarak Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanların bulunduğunu söyledi.
Gürlek, naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimalinin de değerlendirildiğini belirterek, soruşturmadaki önceliğin Doku’nun naaşına ulaşmak olduğunu vurguladı.
Faili meçhul dosyalara ilişkin çalışma
Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Bakanlık bünyesinde kurulan birimin çalışmalarına da değinen Gürlek, faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını söyledi.
Gürlek, birimin kurulmasının üzerinden dört ay geçtiğini belirterek, bu süreçte 46 maktulün yer aldığı 40 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı.
Yazıcıoğlu soruşturması sürüyor
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından sürdürüldüğünü belirten Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının da koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarına devam ettiğini söyledi.
Yeni soruşturmalar açısından isim vermenin doğru olmayacağını belirten Gürlek, dosyaların mevcut delil durumlarına göre ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca değerlendirildiğini kaydetti.
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın da Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca sürdürüldüğünü belirten Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi.
Kozinoğlu’nun ölümünün kesin sebebine ilişkin farklı ihtimallerin bilimsel ve adli veriler ışığında incelendiğini belirten Gürlek, zehirlenme, kalp krizi, ilaç etkisi veya doğal ölüm ihtimallerinin değerlendirildiğini ifade etti.
Kuriş soruşturmasında MASAK raporları ve yeni beyanlar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini yapılanmaya yönelik olmadığını belirtti.
Gürlek, suç teşkil ettiği değerlendirilen mali yapılanmaların incelendiğini ifade ederek, dosyada MASAK raporları, yeni tanık beyanları ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu söyledi.
Almanya’dan adli yardım talebinde bulunulduğunu belirten Gürlek, bazı işlemlerin hangi kaynaklarla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin ortaya çıkarılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının işletildiğini aktardı.
AHBAP soruşturması da gündemde
Gürlek, AHBAP soruşturmasının devam ettiğini belirterek dosyada MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu söyledi.
Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının soruşturma kapsamında incelendiğini belirten Gürlek, dosyada mağdur ve şikayetçilerin de bulunduğunu ifade etti.
“Menzil’e yönelik özel bir çalışma yok”
Sosyal medyada gündeme gelen “Menzil Cemaati operasyonu” iddialarına da yanıt veren Gürlek, belirli bir cemaat veya dini oluşuma yönelik özel bir çalışma yürütülmediğini söyledi.
Gürlek, herhangi bir yapı suç teşkil eden yöntemlerle maddi menfaat sağlarsa veya hukuk dışı faaliyet yürütürse savcılıkların deliller çerçevesinde gerekli işlemleri yapacağını belirtti.
Rojin Kabaiş soruşturmasında teknik inceleme
Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA incelemelerinin sürdüğünü belirten Gürlek, cep telefonuna ilişkin teknik incelemelerin de devam ettiğini açıkladı.
Gürlek, mevcut aşamada doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söylemenin mümkün olmadığını kaydetti.



