Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'de sigaraya başlama yaşının ortalama 17 olduğunu belirterek tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu söyledi.
Memişoğlu, 13-17 yaş grubundaki 7,5 milyon gencin 2,5 milyonunun sigara kullandığını ifade etti. Sağlık hizmetleri, erken teşhis, normal doğum, yerli sağlık teknolojileri ve bebek ölüm hızındaki düşüşe ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
"Dramatik bir sorunla karşı karşıyayız"
Türkiye'nin beş temel sağlık sorunu bulunduğunu belirten Memişoğlu, bunları obezite, tütün ve kötü alışkanlıklar, uyuşturucu, davranışsal bağımlılıklar ve düşük doğurganlık hızı olarak sıraladı.
Tütün kullanımının boyutuna dikkat çeken Memişoğlu, son TÜİK araştırmasına göre 13-17 yaş grubunda 7,5 milyon kişinin bulunduğunu, bu nüfusun 2,5 milyonunun sigara kullandığını aktardı. Gençlerin yüzde 30'unun sigara kullandığını belirten Memişoğlu, "Türkiye'de toplumun sigaraya başlama yaş ortalaması 17, onun için dramatik bir sorunla karşı karşıyayız" diye konuştu.
Aile hekimleri erken teşhiste rol oynuyor
Aile hekimlerinin çalışmaları sayesinde son bir yılda 8 bin kişiye klinik belirtiler ortaya çıkmadan kanser tanısı konulduğunu bildiren Memişoğlu, erken teşhisin önemini vurguladı.
Aile hekimleri aracılığıyla hastanelerden randevu alınabildiğini belirten Memişoğlu, hastaların belirtilerine ve geçmiş sağlık bilgilerine ilişkin verilerin elektronik sistem üzerinden ilgili hekimlere iletilebildiğini kaydetti.
Sağlık altyapısı ve çalışan sayısı arttı
Türkiye'nin sağlık altyapısının güçlendirildiğine işaret eden Memişoğlu, hastane sayısının 1156'dan 1526'ya, yatak kapasitesinin 164 binden 274 bine yükseldiğini söyledi. Nitelikli yatak sayısının 18 binden 184 bine, yoğun bakım yatak sayısının 2 binden 48 bine çıktığını aktaran Memişoğlu, sağlık çalışanı sayısının da 378 binden 1,5 milyona ulaştığını bildirdi.
Bakanlık görevine başladığından bu yana 524 aile sağlığı merkezi ve 45 sağlıklı hayat merkezi yaptıklarını belirten Memişoğlu, 365 aile sağlığı merkezinin inşaatının devam ettiğini, 766 merkezin daha planlandığını ifade etti. Bu yıl 68 hastanenin tamamlandığını ve 12 ağız ve diş sağlığı merkezinin yapıldığını kaydeden Memişoğlu, 106 hastanenin inşaatının sürdüğünü açıkladı.
Normal doğumun fizyolojik bir süreç olduğunu, sezaryenin ise bir ameliyat yöntemi olarak değerlendirildiğini belirten Memişoğlu, anne adaylarına yönelik uygulamalar hakkında bilgi verdi.
İlk gebeliğini yaşayan anne adaylarına gebeliğin son üç ayında ebe tahsis edildiğini ve “Anne Yolculuğu” mobil uygulamasının hayata geçirildiğini hatırlatan Memişoğlu, 2024'ten bu yana ilk kez primer sezaryen oranlarının 5,5 puan düştüğünü bildirdi.
Evde sağlık hizmetleri yaygınlaştırılacak
Evde sağlık, palyatif bakım, uzaktan sağlık hizmetleri ve aile hekimliğini bir araya getiren entegre bir sistem oluşturduklarını belirten Memişoğlu, uygulamanın Kayseri ve İzmir'de pilot olarak yürütüldüğünü ve Türkiye genelinde yaygınlaştırılacağını anlattı.
Sağlıklı bireylerin sağlıklarını korumaya yönelik esenlik mevzuatının da hayata geçirildiğini aktaran Memişoğlu, bu hizmetlerin özel sektörde sunulmaya başlandığını söyledi.
Uygulamanın sınırlarını açıklayan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Esenlik mevzuatı ne biliyor musun? Sağlam insanların sağlıklı kalması için olan sağlık hizmeti bu. Özel sektörde açtık bunu. İki tane kırmızı çizgimiz var, Bir, tedavi maksatlı ve tedavi amaçlı uygulama olmayacak. İki, nekahet döneminde de olmayacak. Yani ameliyat olduğunuz altı ay içinde, o iyileşme döneminde siz ona esenlik merkezinde bakamazsınız. Ama altı ay geçti, fizik tedavi alacak. O zaman isterseniz bu esenlik merkezlerinde rahatlıkla sağlık hizmeti alabiliyorsunuz.”
Yerli sağlık teknolojileri için yeni hedefler belirleniyor
“Üreten Sağlık” modeliyle bilimsel fikirleri ürüne dönüştürmeyi ve yerli sağlık teknolojilerini geliştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Memişoğlu, Türkiye'de mobil röntgen cihazı üretildiğini belirtti.
ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer makinesinin yüzde 90'ın üzerinde yerlilik oranıyla kullanılmaya başlandığını aktaran Memişoğlu, iki yıl içinde yüzde 70 yerlilik oranına sahip ultrason cihazları üretilmesinin ve 8 aşının yerli olarak geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Bebek ölüm hızı binde 7,7'ye geriledi
Bebek ölüm hızının sağlık hizmetlerinin niteliğini gösteren önemli ölçütlerden biri olduğunu belirten Memişoğlu, 2002'de canlı doğumlarda binde 31,5 olan oranın bugün binde 7,7'ye düştüğünü söyledi.
Memişoğlu, 2024'te binde 8,9 olarak kaydedilen bebek ölüm hızının bir yıl içinde binde 7,7'ye gerilediğini de sözlerine ekledi.



