“Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi”nde konuşan Yumaklı, son yıllarda yaşanan gelişmelerin küresel ve bölgesel etkilerine dikkat çekerek Türkiye’nin bu süreçte güvenli bir konumda olduğunu vurguladı. Bölgedeki olayların tarımsal üretim açısından gıda arz güvenliğini daha önemli hale getirdiğini belirten Yumaklı, özellikle üretim kabiliyeti sınırlı ülkelerin bu konuda daha fazla risk taşıdığını dile getirdi.
“Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur”
Yumaklı, “Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur. İkincisi tarımsal üretim girdileri. Yani ülkemizdeki tarımsal üretimin zamanlamalarını herkes biliyor. Bu dönemde hangi gübre türlerinin kullanılacağını da biliyor. Biz 12 Gün Savaşında aslında bunun nelere mal olabileceğini düşünüp bunun üzerinden tedbirlerimizi gözden geçirmiştik ve daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyorduk ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk. Gübreler konusunda hemen hızlıca onları sıfıra indirdik” dedi.
Antrepolarda bulunan ve farklı ülkelere transit olarak gönderilmesi planlanan gübrelerin de iç piyasaya yönlendirildiğini aktaran Yumaklı, bazı gübre türleriyle ilgili kısıtlamaların kaldırıldığını ve üretimin serbest bırakıldığını söyledi. Bu adımların arzı genişletmek ve piyasada rahatlama sağlamak amacıyla atıldığını ifade etti.
“Bölgesel olayların Türkiye için etkileri minimumda kalacak”
Yumaklı, “Bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı daha rahat hareket edebilme adına. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım işte bunları alıp sonra da farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç. Onlar zaten bizim konumuz değil” ifadelerini kullandı.
“Bölgesel olayların Türkiye için etkileri minimumda kalacak” değerlendirmesinde bulunan Yumaklı, kamuoyunda yer alan bazı iddialara da tepki gösterdi. Bakan, farklı kesimlerin yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Bir sektör temsilcisi diyor ki meyve ve sebze fiyatları 4-5 kat artacak. Bir başka dernek açlık kapıda diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan bu müptezellere şunu söylüyorum, cürmünüz kadar yerinizi yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır. Onların moralini, motivasyonunu kıracak, bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var? Yani hiç kimseye faydası olmayan, gerçek olmayan bu tür söylemler içinde herhalde gerekli işlemlere ilgili birimler yapacaktır."
Destek politikalarına da değinen Yumaklı, mazot ve gübre desteğine yönelik eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, üretim planlaması kapsamında bu desteklerin zaten verildiğini ifade etti. Ayrıca, maliyet değişimlerinin dikkate alınarak destek mekanizmalarının güncellendiğini söyledi.
Piyasa düzenleyici kurumların stratejik ürünlerde gerektiğinde müdahale ettiğini vurgulayan Yumaklı, bölgesel gelişmelerin etkilerinin de bu çerçevede en aza indirileceğini belirtti.





