Basın İlan Kurumu (BİK) Ankara Bölge Müdürlüğü ile OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü, Ankara’daki yerel basın temsilcileriyle düzenlenen ortak toplantıda bir araya geldi. Programda OSTİM’in yalnızca bir sanayi bölgesi değil; üretim, eğitim ve teknoloji odaklı bütüncül bir ekosistem olduğu vurgulanırken, bu yapının kamuoyuna daha güçlü anlatılmasında medyanın rolüne dikkat çekildi.

Toplantıda OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, BİK Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik ve OSTİM Bölge Müdürü Adem Arıcı değerlendirmelerde bulundu.

O S T 0836

Orhan Aydın: “OSTİM yaşayan ve dönüşen bir ekosistem”

OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, bölgenin yalnızca fabrikalardan oluşan bir üretim alanı olmadığını, kuruluşundan bu yana eğitim, sosyal yaşam ve teknolojiyle birlikte planlanan bir sanayi modeli olduğunu söyledi. OSTİM’in bugün savunma sanayi, medikal, enerji ve haberleşme gibi stratejik sektörlerde üretim yapan güçlü bir merkez haline geldiğini belirten Aydın, burada oluşan bilgi birikiminin Türkiye’nin sanayi dönüşümüne yön verdiğini söyledi. Basın mensuplarını OSTİM’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirten Aydın, bu tür buluşmaların daha sık yapılması gerektiğini ifade etti.

O S T 0856

OSTİM’in temellerinin 1967 yılında atıldığını hatırlatan Aydın, bölgenin kuruluşundan bu yana yalnızca fabrika ve atölyelerden oluşan bir alan olarak tasarlanmadığını vurgulayarak, “Burayı planlayanlar sadece üretim alanları değil; eğitim merkezleri, sosyal tesisler, spor alanları ve sağlık birimleriyle birlikte bir sanayi şehri hayal etmişler. Bugün geldiğimiz noktada bunun ne kadar doğru bir vizyon olduğunu görüyoruz” dedi.

Savunma sanayi, havacılık, medikal ve enerji gibi yüksek teknoloji gerektiren sektörlerde faaliyet gösteren firmaların OSTİM’de güçlü bir ekosistem oluşturduğunu belirten Aydın, üretimin yalnızca fiziksel kapasiteyle değil, bilgi ve kalite standartlarıyla mümkün olduğuna dikkat çekti.

“Bir uçak parçası üretmek ya da savunma sanayine iş yapmak, sıradan üretim süreçlerinden farklıdır. Uluslararası kalite standartlarını yakalamanız, çalışanlarınızı sürekli eğitmeniz, sertifikasyon süreçlerini tamamlamanız gerekir. OSTİM’de bu kültür yıllar içinde gelişti. Bugün burada firmalarımız savunma sanayine, havacılığa, medikale ve enerji sektörüne yüksek nitelikli üretim yapabiliyor.”

"Sanayi bölgesi içinde üniversite kampüsü oluşturarak bilgiyle üretimi aynı zeminde buluşturduk”

OSTİM’in yalnızca üretim merkezlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Aydın, bölgedeki üniversite-sanayi iş birliği modeline de dikkat çekerek, “Teknoparklarımız, meslek yüksekokullarımız ve üniversitelerimizle birlikte gençleri doğrudan üretimin içine dahil ediyoruz. Türkiye’de ilk kez organize sanayi bölgesi içinde üniversite kampüsü oluşturarak bilgiyle üretimi aynı zeminde buluşturduk” ifadelerini kullandı.

Özbekistan’da bir OSTİM kurmak için çalışmalar yürütüyoruz

Aydın, OSTİM’in uluslararası ölçekte de örnek alınan bir model haline geldiğini belirterek, bugüne kadar 22 farklı ülkeyle bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduklarını söyledi. Bazı ülkelere danışmanlık verdiklerini, bazılarına ise doğrudan proje desteği sunduklarını aktaran Aydın, “Şimdi de Özbekistan’da bir OSTİM kurmak için çalışmalar yürütüyoruz. Bu da gösteriyor ki OSTİM artık sadece Ankara’nın ya da Türkiye’nin değil, uluslararası ölçekte dikkatle takip edilen bir sanayi modelidir” dedi.

Konuşmasında OSTİM’in temel yaklaşımını özetleyen Aydın, “Biz sadece altyapı hizmeti sunan bir organize sanayi bölgesi değiliz. Ülkemizin iyiliği, insanlığın geleceği için sorumluluk hisseden bir yapıyız. Akılla, ahlakla, adaletle, gayretle ve aşkla üretmeye devam ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Çelik: “Başkentin sanayi ve üretim gücünü kamuoyuna doğru anlatmalıyız”

OSTİM OSB Başkanı Aydın’ın ardından konuşan BİK Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik, OSTİM’in üretim kapasitesinin kamuoyunda yeterince bilinmediğini belirterek, Ankara’nın sanayi ve teknoloji gücünün daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

O S T 0903

OSTİM’i ilk kez yakından görme fırsatı bulduğunda büyük bir şaşkınlık yaşadığını anlatan Çelik, bölgedeki üretim gücünün yalnızca Ankara için değil, uluslararası ölçekte de önemli bir değer taşıdığını vurguladı. OSTİM’e dair merakının bir ziyaretle başladığını belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı:

“OSTİM’in hangi noktaya geldiğini gerçekten merak ediyordum. Sayın Başkanımızla görüştüğümüzde kendi kendime şunu sordum: Biz bunu neden yeterince tanıtmıyoruz? Burada yapılanların ne kadar kıymetli olduğunu görünce, aslında çoğumuzun OSTİM’de neler üretildiğinden haberdar olmadığını fark ettim.

CNC makinelerinin içine girip o üretim sürecini yakından görmedikçe, oradaki emeğin değerini anlamak zor. OSTİM’i yerinde görmeden burada verilen emeğin büyüklüğünü kavramak kolay değil. Ankara’nın farklı noktalarından buraya gelirken yol boyunca sıralanan fabrikaları görüyorsunuz; bu fabrikalarda binlerce insan alın teriyle çalışıyor, üretiyor, evine ekmek götürüyor.”

"OSTİM, başkentin üretken yüzü"

Ankara’nın uzun yıllar boyunca yalnızca “gri ve soğuk” bir şehir olarak tanımlandığını ancak artık bu algının değişmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, OSTİM’in başkentin üretken yüzünü temsil ettiğini söyledi:

“Ankara’da güzel şeyler oluyor arkadaşlar. Kendimize bunları hatırlatmamız, birbirimize anlatmamız gerekiyor. İnsanlar burada dünya çapında projelere imza atıyor. Boeing’e parça üreten, ileri teknoloji makineler geliştiren firmalarımız var. Dünyanın bildiği bazı şeyleri biz burada yeterince bilmiyoruz.

OSTİM’i yaşayan bir destinasyon olarak düşünün. Burada üniversitesi var, Ar-Ge merkezleri var, fabrikaları var, çalışan insanları var. İnsanlar burada sadece üretmiyor; aynı zamanda bir gelecek inşa ediyor. OSTİM, yaşayan bir ekosistem.”

"OSTİM’in vizyonunu dünyaya daha gür bir sesle duyurmalıyız"

Yerel basına da önemli sorumluluk düştüğünü belirten Çelik, gazetecilerin yalnızca eleştiren değil, aynı zamanda iyi örnekleri görünür kılan bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Gazeteci olarak elbette eleştireceğiz, doğruyu ortaya koyacağız. Ama yapılan güzel işleri de yazmamız, göstermemiz gerekiyor. Uluslararası alanda markalaşmış milli değerlerimizi korumak ve tanıtmak da hepimizin görevi. Sanayicimiz ve yerli kurumlarımız yaşarsa, biz de yaşarız. Bu bir döngü. OSTİM’in vizyonunu dünyaya daha gür bir sesle duyurmalıyız.”

Arıcı: “Türkiye’de birebir benzeri olan başka bir organize sanayi bölgesi yok"

Basın toplantısında sunum yapan OSTİM OSB Bölge Müdürü Adem Arıcı, OSTİM’in yalnızca üretim odaklı bir organize sanayi bölgesi olmadığını, eğitimden teknolojiye, ticaretten sosyal yaşama kadar birçok unsuru bir araya getiren çok katmanlı bir ekosistem modeliyle geliştiğini vurguladı. OSTİM’in 1967 yılında yalnızca Ankara için değil, “Orta Doğu Sanayi ve Ticaret Merkezi” vizyonuyla kurulduğunu hatırlatan Arıcı, yaklaşık 60 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü sanayi yapılanmalarından biri olduğunu belirtti.

O S T 0829

Şapkalılar çetesinden ünlü rapçiye suikast hazırlığı iddiası: 7 şüpheli tutuklandı
Şapkalılar çetesinden ünlü rapçiye suikast hazırlığı iddiası: 7 şüpheli tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Türkiye genelinde 400’ün üzerinde organize sanayi bölgesi bulunduğunu ifade eden Arıcı, OSTİM’in kendine özgü yapısıyla diğerlerinden ayrıldığını belirterek, “Türkiye’de OSTİM’e benzeyen başka bir organize sanayi bölgesi yok. Biz yalnızca üretim alanları oluşturmuyoruz; aynı zamanda firmalarımızın ihtiyaç duyduğu tüm destek mekanizmalarını aynı ekosistem içinde sunuyoruz. Usta-çırak kültüründen gelen tecrübemizi modern üretim sistemleriyle birleştiriyoruz. Meslek liselerinden üniversiteye kadar eğitimin her kademesini sanayinin içine yerleştirmiş durumdayız” dedi.

Yaklaşık 500 hektarlık alanda faaliyet gösteren OSTİM’de 6 binden fazla işletme ve 70 bine yakın çalışanın bulunduğunu aktaran Arıcı, vergi dairesi, SGK, KOSGEB, TSE ve emniyet gibi kamu kurumlarının da bölgede hizmet vermesinin bürokratik süreçleri hızlandırdığını ve firmalara önemli kolaylık sağladığını söyledi.

"Bir şehir nasıl kalkınır, bir ülke nasıl güçlenir sorusuna OSTİM somut bir cevap sunuyor”

OSTİM’in savunma sanayiinden medikale, otomotivden haberleşme teknolojilerine kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip olduğunu vurgulayan Arıcı, bölgedeki firmaların uluslararası projelerde daha fazla yer alabilmesi için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Arıcı, OSTİM’in geliştirdiği kümelenme modelinin yurt dışında da ilgi gördüğünü belirterek, “Biz bunu bir bölgesel kalkınma modeli olarak tanımlıyoruz. Bir şehir nasıl kalkınır, bir ülke nasıl güçlenir sorusuna OSTİM somut bir cevap sunuyor” ifadelerini kullandı. Arıcı, bu modelin hem şehir hem de ülke ölçeğinde sürdürülebilir kalkınma açısından önemli bir referans oluşturduğunu kaydetti.

O S T 0978

OSTİM’in üretim, teknoloji ve eğitim kapasitesi yerinde tanıtıldı

Programın devamında basın temsilcileri, OSTİM’in sanayi, teknoloji ve eğitim alanındaki bütüncül yapısını yakından tanıma fırsatı buldu. İlk olarak OSTİM Teknik Üniversitesi’ni ziyaret eden gazetecilere, üniversitenin uygulamalı eğitim modeli, laboratuvar altyapısı ve üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi verildi. Öğrencilerin teorik eğitimi doğrudan üretim süreçleriyle birleştirdiği modelin, nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinde önemli bir rol oynadığı vurgulandı.

Program kapsamında daha sonra OSTİM Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi ile Cezeri Teknoloji Araştırma Merkezi ziyaret edildi. Basın mensupları burada yürütülen teknoloji geliştirme çalışmaları, yerli üretim projeleri ve Ar-Ge faaliyetlerini yerinde inceleyerek, inovasyon odaklı üretim süreçlerine dair bilgi aldı.

Muhabir: Nur Yıldız