Tarihler boyunca,
İnsanlık ne acılar çekiyorsa,
Bilgisizlikten çekiyor …
Ama işin garip tarafı ?
Bilgisizliği…
İsteyen de,
Yaşayan da,
Yaşatan da,
Yine insanoğlunun ta kendisi değil mi ?…
+++
Bilim,
Aklı aydınlatır…
Sanat,
Vicdanı serinletir,
İz bırakır …
İkisinden de uzaklaşanlar,
Karanlığı “ kader” zanneder …
Yetmez,
Zamanı suçlarlar …
+++
Bilim ilerledikçe,
Şüphe çoğalır…
Sanat geliştikçe,
Hayaller zenginleşir …
Yine ikisinden de uzaklaşanlar,
Düşünmemeyi,
Öğrenmemeyi,
Bilgelik zannedip pazarlarlar…
Bu pazarda,
En büyük alkışı yine birbirinden alırlar…
+++
Bilim,
Her gün yeni bir pencere açarken,
Karşı olup ayak uyduramayanlar,
Perdelerini çekip,
Karanlığı “ gelenek “ ilan ederler …
Sanat,
İnsanı insana anlatırken,
Karşı olanlar,
Aynalarla kavga ederler …
+++
Bilim,
Soru sorar…
Sanat,
Düşündürür…
İkisinden de kaçıp karşı olanlar,
Bilgisizliği “ hakikat “ diye satarlar…
Sonuçta ?…
Bilimsellikten ders almayanlar,
Hatalarını tekrar etmeye mahkumdurlar…
Bilimi yok sayanlar,
Gerçeği değil,
Kendi hakikat dışı inançlarını savunurlar …
Gerçek ise,
Eninde sonunda hükmünü verir ve yaşatır…
Bu yüzden,
Bilim ve sanatla kalın,
Yaşayın ve yaşatın …