Küresel piyasalarda sonbahar döneminin yaklaşmasıyla birlikte yatırımcıların odağı eylül ve ekim aylarına yöneldi. Geçmişte sert fiyat hareketlerinin görüldüğü bu iki ay, piyasalardaki oynaklık açısından yakından izleniyor. 1929 ve 1987 yıllarında yaşanan büyük piyasa çöküşlerinin ekim ayında gerçekleşmesi de bu döneme ilişkin değerlendirmelerde öne çıkıyor.

Portföylerini farklı varlık sınıfları ve sektörlere dağıtan yatırımcılar açısından kısa vadeli piyasa hareketleri nedeniyle kapsamlı değişiklik yapılmasının gerekli olmayabileceği belirtiliyor. Buna karşılık belirli sektörlerde yüksek oranda yoğunlaşan yatırımcıların sonbahar dönemi öncesinde portföy dağılımlarını yeniden değerlendirmeleri gündeme geliyor.

Yatırımcılara eylül ve ekim ayları öncesi portföy uyarısı

Eylül ve ekim ayları, geçmiş dönemlerde yaşanan sert piyasa hareketleri nedeniyle yatırımcıların yakından takip ettiği dönemler arasında yer alıyor. Bu süreçte piyasalardaki dalgalanmanın artabileceği değerlendirilirken, portföylerin mevcut dağılımının gözden geçirilmesi de gündeme geliyor.

Özellikle belirli bir sektör veya varlık grubunda yüksek ağırlığa sahip yatırımların piyasa hareketlerinden daha fazla etkilenebileceği belirtiliyor. Bu nedenle portföy çeşitlendirmesi, sonbahar ayları öncesinde öne çıkan başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor.

Yapay zeka hisselerinde yoğunlaşma dikkat çekiyor

ABD borsalarında son dönemde görülen yükselişte yapay zeka ve büyük teknoloji şirketlerinin önemli bir payı bulunuyor. Bu yükseliş, bazı yatırımcıların portföylerinde teknoloji şirketlerine ayrılan payın artmasına neden oldu.

Nvidia ile birlikte "Muhteşem 7" olarak adlandırılan büyük teknoloji şirketleri, piyasa değeri ağırlıklı S&P 500 Endeksi'nin üçte birinden fazlasını oluşturuyor. Bu şirketlerin hisselerinde meydana gelebilecek güçlü fiyat değişimleri, endeksin genel hareketi üzerinde de belirgin bir etki oluşturabiliyor.

S&P 500 ve eşit ağırlıklı endeks arasında fark oluştu

Yatırımcıların dikkatini çeken bir diğer gelişme ise S&P 500'ün farklı hesaplama yöntemleriyle elde edilen performansları arasındaki ayrışma oldu. Eşit ağırlıklı S&P 500 Endeksi bu yıl yüzde 17 yükselirken, şirketlerin piyasa değerlerine göre ağırlıklandırıldığı geleneksel S&P 500'deki artış yüzde 14 seviyesinde kaldı.

Erdoğan'ın "Altın yıllar yaşattık" açıklamasına emeklilerden tepki: "70 yaşından sonra faturalar için pazara çıkıyorum"
Erdoğan'ın "Altın yıllar yaşattık" açıklamasına emeklilerden tepki: "70 yaşından sonra faturalar için pazara çıkıyorum"
İçeriği Görüntüle

Eşit ağırlıklı endekste şirketlerin büyüklüğünden bağımsız olarak aynı paya sahip olması, büyük teknoloji şirketlerinin endeks üzerindeki etkisini sınırlandırıyor. Bu yapı nedeniyle yapay zeka hisselerine yönelik yatırımcı ilgisinin azalması durumunda eşit ağırlıklı endeksin daha güçlü bir performans gösterebileceği yönünde değerlendirmeler bulunuyor.

Portföy çeşitlendirmesinde ABD dışı hisseler öne çıkıyor

Portföy dağılımının yalnızca ABD piyasalarıyla sınırlı tutulmaması da öneriler arasında yer alıyor. Uluslararası hisse senetlerinin portföy çeşitlendirmesinde değerlendirilmesi, yatırım dağılımının farklı piyasalara yayılmasına imkan sağlayabilecek seçeneklerden biri olarak gösteriliyor.

Özellikle emeklilik dönemine yaklaşan veya emeklilik sürecindeki yatırımcıların hisse senedi portföylerinin en az yarısını S&P 500 dışında yer alan yatırımlara dağıtmasının risklerin dengelenmesine katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Sonbahar dönemine girilirken yatırımcıların portföylerindeki sektör ve varlık dağılımını değerlendirmeleri, özellikle yapay zeka ve büyük teknoloji hisselerinde yoğunlaşan yatırımlar açısından öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi