Diyanet İşleri Başkanlığı, 30 Ekim 2026 Cuma günü camilerde okunacak haftalık cuma hutbesini yayımladı. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan hutbede, “Birlik ve Beraberlik” konusu ele alındı. Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümünün ardından yayımlanan metinde toplumsal dayanışma, kardeşlik bağlarının korunması ve ortak değerlere sahip çıkılması mesajları öne çıktı.
Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve Hz. Muhammed'in hadisleriyle desteklenen hutbede, birlik duygusunun toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olduğu vurgulandı. Ailelere ve gençlere de milli ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarılması konusunda sorumluluklar hatırlatıldı.
30 Ekim Cuma hutbesinin konusu ne?
Diyanet'in bu haftaki cuma hutbesinin başlığı “Birlik ve Beraberlik” oldu. Hutbede, insanların yalnızca ortak inanç ve değerler etrafında değil, sevinç ve kederleri paylaşarak da birbirlerine kenetlenmesi gerektiği ifade edildi.
Metinde, Müslümanların aralarında herhangi bir menfaat ilişkisi olmaksızın Allah rızası için birbirlerini sevmelerinin önemine dikkat çekildi. Toplumsal dayanışmanın korunması ve ayrılık, fitne ve bölünmeye karşı birlik içinde hareket edilmesi gerektiği vurgulandı.
Cuma hutbesinde Cumhuriyet'in 103. yıl dönümüne dikkat çekildi
Hutbede, Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla vatan, bayrak ve bağımsızlık değerlerine de yer verildi. Türkiye'nin birlik ve beraberlik sayesinde yurt edinildiği, milli ve manevi değerlerin ortak dayanışmayla korunduğu ifade edildi.
Şehitlerin ve gazilerin emaneti olan değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinilen metinde, ihanet, fitne ve fesat girişimlerine karşı toplumsal bütünlüğün korunması gerektiği belirtildi.
Hutbede ailelere ve gençlere hangi mesajlar verildi?
Diyanet'in yayımladığı hutbede birlik ve beraberliğin korunmasının toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi. Ailelere, çocuklarını dinine ve milli-manevi değerlerine bağlı bireyler olarak yetiştirme çağrısı yapıldı.
Gençlere ise vatanına, milletine, bayrağına ve kutsallarına sahip çıkarak geleceğin inşasına katkı sunmaları hatırlatıldı. Herkesin kendi imkânları doğrultusunda toplumsal dayanışmayı güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.
30 Ekim 2026 Cuma hutbesinin tam metni
Muhterem Müslümanlar!
Bir gün, Resûl-i Ekrem (s.a.s), ashâbına şöyle buyurdu: “Allah’ın peygamber ya da şehit olmayan öyle kulları vardır ki kıyamet gününde Allah’a yakınlıkları sebebiyle, peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler.” Ashâb-ı kiram, ‘Ya Resûlallah! Bunlar kimlerdir?’ diye sorunca Rahmet Elçisi (s.a.s), “Bunlar, aralarında akrabalık bağı ya da herhangi bir menfaat bulunmayıp sırf Allah için birbirlerini sevenlerdir”[1] cevabını verdi.
Aziz Kardeşlerim!
Bizleri ayakta tutan, hayatın zorluklarına karşı koruyan ve yarınlara güvenle taşıyan en büyük gücümüz birlik ve beraberliğimizdir. Ortak bir inanca, müşterek değerlere ve birlikte yaşama iradesine sahip oluşumuzdur. En büyük gücümüz, kalplerimizi aynı duygular etrafında birleştirmek, birbirimizin sevinç ve kederlerini paylaşmaktır.
Kıymetli Müminler!
Cumhuriyetin ilanının 103. yıl dönümünde şu hakikati bir kez daha dile getirelim ki, bizler; hür olmanın onuruyla yaşadığımız vatanımızı birlik ve beraberliğimiz sayesinde kendimize yurt kıldık. İstikbalimizin şahidi ezanlarımızı kardeşlik bağımızla semalarda yankılattık. İstiklalimizin sembolü bayrağımızı el ele vererek göklerde dalgalandırdık. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin emaneti olan mukaddes değerleri, tek yürek oluşumuz sayesinde koruduk. İhanet, fitne ve fesat hareketlerinin karşısında yekvücut durarak huzurumuzu muhafaza ettik.
Kıymetli Aileler! Sevgili Gençler!
Şanlı ecdadımızın büyük bedeller ödeyerek bize vatan kıldığı bu topraklarda birlik ve beraberliğimizi korumak, istisnasız hepimizin vazifesidir. Zira dayanışma ruhunu diri tutan milletler, en çetin imtihanlardan başarıyla çıkmışlar, ayrılığa düşenler ise tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir. Yüce Rabbimiz, “Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak çarpışanları sever”[2] buyurarak, hak yolunda omuz omuza durmamızı istemektedir. Dolayısıyla eli kalem tutanlar yazdıklarıyla, dili kelam edenler söyledikleriyle, herkes duasıyla birlik ve beraberliğimize katkı sunmalıdır. Aileler, evlatlarını dinine, milli ve manevi değerlerine bağlı bir şekilde yetiştirmelidir. Gençler de vatanına, milletine, bayrağına ve kutsallarına sahip çıkarak geleceğimizi inşa etmelidir.
Hutbemizi, Hz. Muhammed'in şu uyarısıyla bitiriyoruz: “…Birlik ve beraberliğe sarılın; ayrılıktan, bölünüp parçalanmaktan sakının...”[3]
Hutbede yer verilen kaynaklar:
[1] Ebû Dâvûd, Büyû’, (İcâre), 76.
[2] Saff, 61/4.
[3] Tirmizî, Fiten, 7.




