Laiklik Meclisi Sözcüsü ve Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, 19 Mart’ta İBB’ye yönelik gerçekleştirilen operasyon sonrasında sosyal medya hesabından Atatürk’ün tarihi "Bursa Nutku"nu alıntıladığı gerekçesiyle bugün üçüncü kez hakim karşısına çıktı.
Savcılığın "suç işlemeye alenen tahrik" suçlamasıyla 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ettiği duruşma, yoğun güvenlik önlemleri altında daha büyük bir salonda görüldü. Rona’yı duruşmada Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ve sendika yöneticileri yalnız bırakmadı.
Savcı: "Halk Sözün Atatürk'e Ait Olduğunu Bilmeyebilir"
Bir önceki duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Rona’nın paylaşımında her ne kadar Bursa Nutku’na atıf yapıldığını belirtse de, "bu atıfın herkesçe bilinemeyeceğini" öne sürdü. Savcılık, metinde geçen "taş, sopa" gibi ifadelerin, insanlarda şiddet ve suç işleme düşüncesi oluşturabileceğini iddia ederek cezalandırma talep etmişti.
Rona: "Tarihsel Cehaleti Teşvik Eden Bir Yaklaşım"
Hakkındaki suçlamalara karşı savunma yapan Özkan Rona, savcılığın "halkın bu sözleri bilmeyebileceği" yönündeki argümanına sert tepki gösterdi. Bu yaklaşımın hukuki değil siyasi olduğunu belirten Rona, şunları söyledi:
"Bir ülkenin kurucu liderinin sözlerinin 'bilinmemesi' durumunun arkasına sığınmak kabul edilemez. Bu tutum, eğitim ve toplumsal bilinçteki eksiklikleri bahane ederek ifade özgürlüğünü kısıtlamakta, ayrıca tarihsel cehaleti teşvik etmektedir. Bu mütalaa, bilinçli ya da bilinçsiz, Atatürk'ü dolaylı yoldan tartışmaya açmakla eşdeğerdir."
"Bursa Nutku Şiddet Değil, Devrim Çağrısıdır"
Rona savunmasında, paylaştığı metnin 1933 yılında Cumhuriyet devrimlerine karşı gerici ayaklanmalara karşı söylenmiş bir uyarı olduğunu hatırlattı. Sözlerin bir şiddet çağrısı değil, Cumhuriyet'in gençliğe verdiği bir görev olduğunu belirten Rona, "Bursa Nutku, Atatürk'ün Büyük Nutku gibi Cumhuriyet'in siyasal ve toplumsal hedeflerini yansıtan bir belgedir; bir yurtseverlik manifestosudur" dedi. Rona, savunmasını yine Bursa Nutku'nu okuyarak tamamladı.
Mahkemeden Beraat Kararı
Savunma avukatları da Rona'nın öğretmen ve sendikacı kimliğine dikkat çekerek, paylaşımın bir alıntı olduğunun açık olduğunu, niyet okuma yapılarak suç üretilemeyeceğini belirtti. Avukatlar, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve herhangi bir şiddet olayına sebebiyet vermediğini vurguladı.
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Özkan Rona’nın beraatine hükmetti. Kararın gerekçesinde, ifadelerin tırnak işareti ve üç nokta ile alıntı yapıldığının anlaşılması ve atılı suçun yasal unsurlarının (eylemselleşme) oluşmaması etkili oldu.



