Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından Ankara'da bir otelde düzenlenen, "İnşaat Zirvesi Türkiye" programında konuştu.

İnşaat sektörünün önemine dikkat çeken Yılmaz, ekonominin "büyüme ve kalkınma sürecinde önemli, özel bir konuma sahip olduğunu" söyledi.

Gelecek dönem savaşların bittiği bir ortamda bölgede yeniden inşa çalışmalarının hızlanacağına işaret eden Yılmaz, bunun da sektöre yeni perspektifler açacağına inandığını dile getirdi.

Fed faizi sabit tuttu
Fed faizi sabit tuttu
İçeriği Görüntüle

"Şehirlerimizdeki riskli alanların dönüşümü çok kıymetli"

Yılmaz, şunları kaydetti:

*Bu çerçevede hükümet olarak da her zaman müteahhitlerimizin ve yapı sektörümüzün yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. İhracatçılarımızı fuar desteklerinden tasarım desteklerine, TURQUALITY programından sektörel ticaret heyetlerine kadar geniş bir yelpazede Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde destekliyoruz. Amacımız, yüksek katma değer üreten, teknoloji odaklı, yenilikçi ve küresel ölçekte rekabet gücü yüksek bir inşaat ve yapı ekosistemini geliştirmektir.

*İnşaat ve yapı ekosistemi de aynı anlayışla şekillenmek durumunda. Bu yaklaşım, şehirlerimizin geleceği açısından da belirleyici konumdadır. Bir taraftan şehirlerimizi inşa edeceğiz, bir taraftan da afet riskleriyle karşı karşıya olan bir ülkeyiz. Afetler olduktan sonra değil, olmadan riskleri yönetmemiz çok önemli. Her alanda olduğu gibi, kriz yönetmek istemiyorsanız riskleri yönetmeniz lazım. Dolayısıyla şehirlerimizdeki riskli alanların dönüşümü çok kıymetli. Kentsel dönüşüm ve diğer altyapı dönüşümü konusunda bazen gereksiz birçok tartışma da duyuyoruz. Şunu açık ve net bir şekilde söylememiz lazım, bu dönüşüm bir tercih değil, yaşam kurtaran bir zorunluluk. Dolayısıyla bu büyük dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. Burada da yine inşaat sektörümüze çok önemli görevler düşüyor.

*Akıllı şehir uygulamalarından gelişmiş yapı teknolojilerine, dijital altyapılardan sürdürülebilir ulaşım sistemlerine kadar geniş bir alanda atılacak adımlar, şehirlerimizin dayanıklılığını ve gücünü artıracaktır. Aynı şey uluslararası alanda da geçerli. Önümüzdeki dönemde bağlantısallık ve dayanıklılık kavramı çok ön plana çıkıyor. 'En düşük maliyetle nerede üretim yaparım?' anlayışının yerine, riskleri azaltarak, dayanıklılığımı artırarak, tedarik sistemlerimi çeşitlendirerek 'Nerede üretim yaparım?' anlayışı daha fazla ön plana çıkıyor.

"Orta vadede çok daha önemli kazançlar sağlayacağımız bir döneme giriyoruz"

Bununla birlikte, Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtasının ortasında yer aldığını kaydeden Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

"Bu üç kıtanın ortasında, bağlantısallığı yüksek bir ülke olarak Zengezur Koridoru'ndan Kalkınma Yolu'na, Hicaz Demiryolu'na varıncaya kadar birçok imkanımız, perspektifimiz var. Bunları sadece yol ve demir yolu projeleri olarak düşünmeyin. Bu güzergahlar aynı zamanda yeni enerji güzergahları, yeni dijital güzergahlar, yeni ticaret rotaları olarak düşünülmek durumunda. Dolayısıyla bu bağlantısallık çerçevesinde çok farklı bir perspektifimiz olduğunu söyleyebilirim. Savaşlar bölgedeki ülkelere de Türkiye'ye de ekonomik olarak maliyetler getirdi. Ama inşallah orta vadede çok daha önemli kazançlar sağlayacağımız bir döneme giriyoruz. Bunu da hep birlikte değerlendirmek durumundayız. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda güçlü mühendislik birikimimizi, üretim kapasitemizi, müteahhitlik tecrübemizi ve teknoloji dönüşüm kabiliyetimizi daha ileriye taşıyacağız. Bunu da inşaat sektörümüze ve yapı malzemelerine yansıtacağız."

Kaynak: Haber Merkezi