Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yurt dışı örgütlenmesinde görev yapan 49 birlik başkanı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kendilerine iletilen kurumsal mektuba karşı ortak bir reaksiyon gösterdi. Son dönemde parti genel merkezi ve İstanbul/İzmir il teşkilatlarında yaşanan idari, hukuki ve disiplin süreçlerinin ardından yayımlanan metinde, parti içi klikleşme ve liderlik tartışmalarına ilişkin mesajlar verildi.

"Baba ocağımıza polis ve gaz bombasıyla girmemek gerekiyordu"

Yurt Dışı Birlik Başkanları tarafından kaleme alınan "Bugün artık sessiz kalma günü değildir" başlıklı deklarasyonda, mektuptaki hitap şekli ve yakın geçmişte parti binalarında yaşanan olaylar eleştirilerek doğrudan şu ifadelere yer verildi:

"Öncelikle, bizlere 'Değerli Yol Arkadaşlarım' hitabıyla mektuba başlamak için baba ocağına polis ile, gaz bombası ile, plastik mermi ile, cop ile girmemek gerekiyordu. Dolayısıyla, Kemal Kılıçdaroğlu ile ‘yol arkadaşı’ olmayı reddettiğimizi açıkça belirtmek isteriz. Zira bizler için ‘yol arkadaşlığı’ yukarıda saydıklarımız ile asla bağdaşmamaktadır."

Disiplin kurulları ve idari görevden almaların parti tabanında yarattığı etkiye dikkat çekilen bildirinin devamında yol arkadaşlığı kavramı şu sözlerle tanımlandı:

"Bizim için 'yol arkadaşlığı' bir hitap şekli değildir. Yol arkadaşlığı zor zamanda örgütün iradesine saygı duymaktır. Yol arkadaşlığı milyonlarca CHP'linin emeğine sahip çıkmaktır. Yol arkadaşlığı halkın umudunu büyütmektir. Cumhuriyet Halk Partisi hiç kimsenin kişisel kariyer planlarının, geçmiş hesaplaşmalarının veya koltuk mücadelelerinin aracı değildir."

"Tercihimizi yaptık: Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun yanındayız"

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapalı kapılar ardında alınan kararlarla değil, örgüt iradesiyle yönetilmesi gerektiği savunulan metinde, mevcut genel merkez yönetimi ile değişim kanadının siyasi başarıları vurgulandı:

CHP'den istifa eden Haymana Belediye Başkanı Levent Koç AK Parti’ye katıldı
CHP'den istifa eden Haymana Belediye Başkanı Levent Koç AK Parti’ye katıldı
İçeriği Görüntüle

"Bu büyük çınarın geleceği kapalı kapılar ardında alınan hukuksuz kararlarla değil, örgütün ve üyelerin iradesiyle belirlenir. Bugün herkes kendisine şu soruyu sormalıdır: Bizim yol arkadaşımız kimdir? Yıllarca CHP'yi iktidara taşımakta başarısız olmasına rağmen, gerek Türkiye'de gerekse uluslararası alanda evveliyatı olmayan, 'Mutlak Butlan' kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi'ni maruz bırakan mı? Yoksa CHP'yi Türkiye'nin birinci partisi haline getiren, halkın umudunu yeniden ayağa kaldıran, meydanlarda milyonları buluşturan değişim iradesi mi? Bizim cevabımız nettir. Bizler, halkın desteğini büyütenlerin yanındayız. Bizler, örgüt iradesinin yanındayız. Bizler, değişimin yanındayız. Bizler, seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in yanındayız. Bizler, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun yanındayız."

"Sessizlik tarafsızlık değildir"

Grup adına yapılan ortak açıklama, parti içi kurultay ve imza süreçlerinde sessiz kalan delegelere ve aktörlere yönelik çağrıyla son buldu:

"Bugün mesele yalnızca bir genel başkanlık tartışması değildir. Bugün mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceğinin hangi anlayış tarafından şekillendirileceği meselesidir. Bu nedenle, yurt dışındaki tüm birlik başkanları, örgüt temsilcileri ve parti emekçileri olarak duruşumuzu açıkça ortaya koymayı önemsiyoruz. Çünkü sessizlik tarafsızlık değildir. Sessizlik de bir tercihtir. Sessizlik de bir taraftır. Tarih, bu dönemde kimlerin örgüt iradesinin yanında durduğunu, kimlerin değişime sahip çıktığını ve kimlerin sessiz kalmayı tercih ettiğini mutlaka yazacaktır. Biz tercihimizi yaptık. Atatürk'ün kurduğu partinin geleceğinin yanındayız. Demokrasinin yanındayız. Örgüt iradesinin yanındayız. Sayın Özgür Özel'in yanındayız. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun yanındayız. Tarihin doğru tarafında duran tüm yol arkadaşlarımıza selam olsun."

Kaynak: Anka Haber Ajansı