CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda kabul edilen ortak rapora ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gökçen, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in görevine iade edilmesi gerektiğini belirterek, “Esenyurt halkı, seçtiği başkanına kavuşmalıdır” dedi.
Gökçen, toplumsal barışın sağlanması için yalnızca CHP’nin değil, ortak rapora imza atan tüm siyasi partilerin sorumlu olduğunu vurguladı. Açıklamasında, Esenyurt ve Şişli başta olmak üzere birçok belediyenin hâlen kayyum yönetimi altında olduğunu, “Kent uzlaşısı” suçlamasıyla cezaevine giren siyasetçiler ve akademisyenlerin yeni tahliye edildiğini hatırlattı.
Gökçen: "Bir taziye telefonu, terör örgütü üyeliği için gerekçe görülebilir mi?"
Görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yaşamı boyunca toplumsal barış için çalışan, çatışma çözümü alanında Meclis’e katkı sunan bir akademisyen olduğunu ancak terör örgütü üyeliğinden ceza aldığını aktaran Gökçe Gökçen, "Bir siyasetçi Batı'daki Kürtlerin temsili için çalışmakla suçlanabilir mi? Seçim stratejileri yargının konusu olabilir mi? Bir taziye telefonu, terör örgütü üyeliği için gerekçe görülebilir mi? Bir gün teşekkür için karşısında sıraya girilen akademisyen, siyasetçi olup seçim kazandığında terörist haline gelebilir mi?" ifadelerini kullandı.
"Eğer toplumsal barıştan söz edilecekse, tüm kayyumların geri çekilmeli"
Özer’e ceza verildiği gün Esenyurt Belediyesi kayyumunun belediyede tatlı dağıttığını belirten Gökçen, şunları kaydetti:
"Bu hangi vicdana, hangi anlayışa, hangi ahlaka sığar? Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli, Ahmet Özer görevine iade edilmelidir. Esenyurt halkı, seçtiği başkanına kavuşmalıdır. Eğer toplumsal barıştan söz edilecekse, tüm kayyumların geri çekilmesi yalnızca bizim görüşümüz değil, artık ortak rapora imza atan tüm siyasi partilerin sorumluluğundadır."




