CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a verdiği soru önergesine ilişkin açıklama yaptı. Başevirgen, 2025 itibarıyla devlet huzurevlerinde tek kişilik oda fiyatlarının 9 bin 736 liradan başlayıp 11 bin 87 liraya kadar çıktığını belirterek, “Huzurevi emekli için artık erişilemez bir lüks haline geldi” dedi.

“Emeklinin maaşı eridi, açlık ve barınma kriziyle karşı karşıya”

Başevirgen, emekli maaşlarındaki artışın huzurevi maliyetlerini karşılamadığını vurguladı:

“Emeklinin maaşı iktidar eliyle eritildi, açlığa, barınma krizine mahkum edildi.”

“Huzurevleri sosyal hizmet olmaktan çıkarılıp, ücretli işletmelere dönüştürüldü”

İktidarın emeklileri maliyet olarak gördüğünü ifade eden Başevirgen, “AKP’nin sosyal politika anlayışı, yaşlıyı kamusal bir sorumluluk olarak görmek yerine ticari bir maliyet kalemi olarak ele alıyor. Huzurevleri sosyal hizmet olmaktan çıkarılıp, ücretli işletmelere dönüştürülmüş durumda. Yüzlerce emekli ve kimsesiz yaşlı, yüksek maliyetleri nedeniyle huzurevlerine giremediği için 5-6 bin liralık denetimsiz otellerde, pansiyonlarda, hijyen ve güvenlikten yoksun odalarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu bir tercih değil, AKP’nin bilinçli politik sonucudur” ifadelerini kullandı.

SEDDK: Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi 1 Eylül’de faaliyete geçecek
SEDDK: Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi 1 Eylül’de faaliyete geçecek
İçeriği Görüntüle

“Geliri olan emekli ücretli huzurevlerinden mahrum”

Bakanlık yanıtını eleştiren Başevirgen, şunları kaydetti:

“Biraz geliri olan ama insanca yaşamaya yetmeyen emekli maaşı, AKP’ye göre bu yüksek huzurevi kiralarını ‘ödeyebilir’ sayılıyor. Açlık sınırının altındaki maaşı nedeniyle ücretsiz kabul edilmeyen, ancak ücretli huzurevlerinin kapısından çevrilen on binlerce yaşlı bilerek sistemin dışında bırakılıyor.”

“Yaşlılık artık korunması gereken bir dönem değil, iktidarca tasarruf yapılacak bir alan olarak görülüyor"

Başevirgen, iktidarın ekonomi politikaları nedeniyle yaşlıların kira, ilaç ve huzurevi erişiminde zorluk yaşadığını ifade ederek:

“Yaşlılık artık korunması gereken bir dönem değil, iktidarca tasarruf yapılacak bir alan olarak görülüyor. Parası varsa yaşlan, yoksa kaderine razı ol mesajı veriliyor. Bu tablo sosyal devletin değil, derin sosyal adaletsizliğin sonucudur.”

Kaynak: Haber merkezi