CHP İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde kabul edilen “Kadınların Adalete Erişimi” başlıklı raporu nedeniyle CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu’nu tebrik etti.

Gökçen, “Kadınların ve kız çocuklarının adalete erişimi, bütün üye devletlerin karşılaştığı en acil sorunlardan biri” dedi.

Bulgaristan, Vasil Levski Havalimanı'ndaki ABD uçaklarının çıkış sürecini başlattı
Bulgaristan, Vasil Levski Havalimanı'ndaki ABD uçaklarının çıkış sürecini başlattı
İçeriği Görüntüle

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu'nun raportörlüğünü yürüttüğü "Kadınların Adalete Erişimi" başlıklı raporu kabul etti. Raporda, kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar ile adalete erişim sürecinde karşılaştıkları sorunlara yer verildi.

CHP İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulu'nda söz konusu rapor üzerine konuşma yaptı. Gökçen, raportörlüğünü Aysu Bankoğlu'nun üstlendiği "Kadınların Adalete Erişimi" başlıklı rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"İstanbul Sözleşmesi hayati önemde"

Bu kadar kısa bir sürede, bu kadar önemli bir rapor hazırladığı için Bankoğlu’nu kutlayan Gökçen, şunları kaydetti:

"Kadınların ve kız çocuklarının adalete erişimi, bütün üye devletlerin karşılaştığı en acil sorunlardan biri olmaya devam ediyor; çünkü adalete erişim, hakların gerçekten var olup olmadığını ya da tamamen teoride kaldığını belirliyor. Kadınlar cinsiyet ayrımcılığıyla karşılaştığında, kurumlar etkisiz kaldığında, koruma istendiğinde, koordinasyon eksikliği olduğunda insan hakları, yaşam hakkı, işkence ve aşağılayıcı muameleden korunma hakkı ve hatta kölelik yasağı gibi en ciddi vakalarda bile etkili bir şekilde korunmamış oluyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin zengin içtihadı da bunu açıkça gösteriyor. Belçika, Moldova Cumhuriyeti, İrlanda, Türkiye, İtalya, Hırvatistan, Yunanistan, Fransa, Romanya, Bulgaristan ya da birçok başka üye devlet için mahkeme, tekrar tekrar sözleşmenin ihlal edildiğine hükmetti. Kadınlar ve kız çocukları şiddetten doğru bir şekilde korunmadığında; insan ticaretinden, cinsel istismardan, fuhuşa zorlanma ve toplumsal cinsiyet temelli şiddetin diğer türlerinde... Bu kararlar gösteriyor ki bu sadece bir ülkenin veya diğerinin sorunu değil; sorunun boyutu ve ciddiyeti üye devletlere göre değişkenlik gösterse de Avrupa’nın ortak bir sorunudur.

Bu ihlallerin merkezinde yapısal toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadına karşı sistemik ayrımcılık yer alıyor. Ailenin korunmasını kadınların ve kız çocuklarının canının önüne koymak, bu sorunu daha da ciddileştiriyor. Bu yüzden İstanbul Sözleşmesi hayati önemde. Kadına karşı şiddetle mücadelede, etkili önleme ve koruma, kurumlar arası güçlü koordinasyon, etkili soruşturma, zamanında gelen adalet ve bunların hepsinden önce kamusal makamların mağdur suçlayıcı davranışları terk etmesi yatıyor. Raportörü bu mükemmel rapor için tekrar tebrik ediyorum, tüm kalbimle destekliyorum."

Kaynak: Haber Merkezi