CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, eğitim emekçilerine ve velilere huzur ve başarı getirmesini dileyen Gülsever, özellikle ailelerin karşı karşıya kaldığı eğitim giderlerine dikkat çekti.
Gülsever, artan kırtasiye, kıyafet, servis ve beslenme giderlerinin aileler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu savundu.
"Okula başlangıç maliyeti 52 bin liraya kadar çıkabiliyor"
Eğitim masraflarının aile bütçesindeki yüküne ilişkin rakamlar paylaşan Gülsever, Ankara'daki devlet okullarında kırtasiye giderlerinin 4 bin 791 ila 7 bin 740 liraarasında değiştiğini, okul üniformasının ise yaklaşık 2 bin 600 liraya ulaştığını söyledi.
Servis, ayakkabı, beslenme ve diğer okul ihtiyaçlarının da eklenmesiyle bir öğrencinin okula başlangıç maliyetinin 52 bin liraya kadar çıkabildiğini belirten Gülsever, bunun 2026 net asgari ücretinin yaklaşık iki katına denk geldiğini ifade etti:
“Yeni eğitim öğretim yılı başlarken milyonlarca çocuğumuz okul heyecanı yaşarken, ailelerimiz artan eğitim masrafları karşısında ne yapacağını düşünüyor. Ankara’da devlet okullarında kırtasiye giderleri 4 bin 791 ila 7 bin 740 lira arasında değişirken, okul üniforması yaklaşık 2 bin 600 liraya ulaşıyor. Servis, ayakkabı, beslenme ve diğer okul ihtiyaçları da eklendiğinde okula başlangıç maliyeti 52 bin liraya kadar çıkabiliyor. 52 bin liralık toplam maliyet, 2026 net asgari ücretinin neredeyse iki katına denk geliyor. Bu tablo, eğitim hakkının nasıl ağır bir ekonomik yük haline getirildiğini gösteriyor. Ailenin yükünü taşıyan anneler, çocuklarının ihtiyaç listesini tamamlayabilmek için mutfak harcamalarından kısmak, borçlanmak, eski çantayı onarmak ve yedek kıyafetten vazgeçmek zorunda bırakılıyor.
Çocukların okulda sağlıklı ve dengeli beslenmesi ise ailelerin çocuklarına günlük verebildikleri harçlığa bağlı olarak değişiyor. Bir çocuğun simit ve ayranla geçiştirdiği öğün yaklaşık 50 lira; tost ve ayran ise 85–100 lira arasında. Bu rakamlar dengeli beslenmenin maliyeti değil, yalnızca sınırlı bir kantin alışverişinin bedelidir. Çocukların gelişimi için gerekli protein, süt ürünleri, meyve, sebze ve yeterli kaloriyi karşılayan bir öğün bu hesapların çok üzerindedir. Türkiye’de yaklaşık 64–65 bin devlet okulunun yalnızca 15 bininde kantin bulunduğu ifade ediliyor. Kantini olmayan okullarda çocukların beslenme ihtiyacı için kamusal bir çözüm bulunmuyor."
"Ücretsiz okul yemeği talebi hayata geçirilmeli"
Çocukların okulda sağlıklı beslenmesinin ailelerin ekonomik durumuna göre değişmemesi gerektiğini belirten Gülsever, kantin fiyatlarına da dikkat çekti.
Gülsever, bir çocuğun simit ve ayranla geçiştirdiği öğünün yaklaşık 50 lira, tost ve ayranın ise 85-100 lira arasında olduğunu söyledi.
Türkiye'deki devlet okullarının yalnızca bir bölümünde kantin bulunduğunu belirten Gülsever, kantini bulunmayan okullardaki çocukların beslenme ihtiyacı için kamusal bir çözüm oluşturulması gerektiğini savundu.
Gülsever'den iktidara "üç çocuk" eleştirisi
İktidarın ailelere yönelik "üç çocuk yapın" çağrısını da eleştiren Gülsever, çocukların ekonomik koşullarının ve temel ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Gaziantep'te bir babanın ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaşam hakkından vazgeçmek istediğine ilişkin ifadelerine de değinen Gülsever, ailelerin yaşadığı ekonomik sorunların görmezden gelinemeyeceğini savundu:
"İktidar, ‘üç çocuk yapın’ diyor. 1 Eylül’de bir sıkıntı yaşadık. Bir baba dedi ki ‘benim üç çocuğum var. Ben kirada oturuyorum. Ben geçinemiyorum. Yaşam hakkımdan vazgeçiyorum. Lütfen ötenazi uygulayın’ dedi. Gaziantep’teki bu babamızın sesini duyabilecek miyiz? Bu annelerin sesini duyabilecek miyiz? Adaleti ne zaman sağlayacağız? ‘Çocuk yapın’ derken o çocukların geçimini, sağlıklı beslenmesini, sağlıklı eğitim hakkını verebilecek miyiz? Devletin görevi budur. Artık annelerimizin, babalarımızın, çocuklarımızın sesi olmak zorundayız. Bir baba ölümü istiyorsa bu ülkede, bir anne çocukları aç kaldı diye kendini asıyorsa bir şeyler değişmek durumunda."
"Servis ücreti 135 bin liraya kadar çıkıyor"
Eğitim giderlerinin kırtasiye ve beslenmeyle sınırlı olmadığını belirten Gülsever, okul servis ücretlerinin de aile bütçesinde önemli bir yük oluşturduğunu söyledi.
Gülsever, servis ücretlerinin yıllık 135 bin liraya kadar çıkabildiğini ve bu tutarın 2026 net asgari ücretinin yaklaşık beş katına denk geldiğini belirtti:
"İktidar, yıllardır dile getirilen ücretsiz okul yemeği talebini ülke genelinde hayata geçirmeyerek çocuklarımızın temel hakkını ertelemektedir. Eğitim masrafları yalnızca kırtasiye ve beslenme ile sınırlı değil. Okul servis ücretleri dahi tek bir kalem olarak yıllık 135 bin liraya kadar çıkıyor. Bu rakam, 2026 net asgari ücretin neredeyse beş katı, yani bir ailenin yaklaşık beş aylık gelirinin tek kalemde silinmesi demek. Anneler ve babalar, çocuklarının okula güvenle ulaşıp evlerine dönebilmesi için bu bedeli ödemek zorunda bırakılıyor."
"Güvenli ulaşım eğitim hakkının ayrılmaz parçasıdır"
Köy okulları ve kırsal bölgelerde güvenli ve düzenli ulaşım imkanlarının yetersiz olduğunu ileri süren Gülsever, bu durumun bazı çocukların eğitim hakkına erişimini zorlaştırdığını söyledi.
Gülsever, hiçbir çocuğun yaşadığı bölge veya ailesinin ekonomik durumu nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmaması gerektiğini belirterek, "Güvenli ulaşım, her çocuğun eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır" dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı'na 8 maddelik çağrı
Gülsever, konuşmasının devamında Milli Eğitim Bakanlığı'na çeşitli talepler yöneltti.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Gülsever'in talepleri arasında şunlar yer aldı:
"Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na bir kez daha sesleniyorum: Vaadinizi derhal gerçekleştirin. Çocuklarımıza ücretsiz eğitim, ücretsiz öğün ve eğitim fırsatında eşitlik istiyoruz. Okullarda temiz içme suyu ücretsiz sunulmalıdır. Kırtasiye, okul kıyafeti, ayakkabı ve servis giderleri ihtiyaç sahibi ailelere yeterli tutarda ve zamanında sağlanmalıdır. Öğrenciler için ücretsiz ya da gelir durumuna göre desteklenen güvenli ulaşım sistemi kurulmalıdır. İhtiyaç sahibi öğrencilere tablet, bilgisayar, internet ve teknik destek sağlanmalıdır. Devlet okullarının temel ihtiyaçları kamu bütçesinden karşılanmalı, okul giderleri velilere yüklenmemelidir. Tek ebeveynli ve birden fazla çocuğu okuyan ailelere özel destek uygulanmalıdır. Üniversite öğrencileri için ücretsiz veya erişilebilir yurt, ulaşım ve beslenme olanakları artırılmalıdır.”
"Eğitim bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır"
Gülsever, eğitim hakkının ekonomik koşullara bağlı olmaması gerektiğini belirterek, CHP Kadın Kolları olarak çocukların eğitim, beslenme ve dijital erişim haklarını savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Gülsever açıklamasını, "Eğitim bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır. Bu hakkın bedelini çocuklarımız ve annelerimiz ödememelidir" sözleriyle tamamladı.





