Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın emekli maaşlarına yönelik planladığı yeni düzenlemeye ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Emeklilerin yoksulluğa mahkûm edildiğini ve yaşam mücadelesi verdiğini belirten Gürer, yaş veya farklı kriterler getirilerek yapılacak düzenlemelerin yeni adaletsizlikler yaratacağını vurguladı. Sorunun temel çözümünün en düşük emekli aylığını asgari ücrete eşitlemek ve tüm emeklilere ayrımsız seyyanen zam yapmaktan geçtiğini kaydetti.

Açıklamasında asgari ücretin açlık sınırının altında kalmaması gerektiğine dikkat çeken Gürer, emeklilerin çalışma hayatı boyunca ödedikleri primlerin karşılığını almasının en doğal hak olduğunu ifade etti.

"Yaş gibi kıstaslar yeni mağduriyetler doğurur"

Maaş belirleme kriterlerine yaş veya farklı sınırlamaların getirilmesinin sistemi daha da karmaşıklaştıracağını dile getiren Gürer, şu ifadeleri kullandı:

"Asgari ücret açlık sınırının altında bir ücret olmamalıdır. Tüm emeklilerin ücretlerine seyyanen artış sağlanmalıdır. Emekliler yoksulluğa mahkum edilmiş ve zor bir yaşam sürdürmektedir. Emekli, çalıştığı primleri iş yaşamı sonrasında maaş olarak alarak yaşamına devam etmektedir. Bu nedenle ödediği prim dikkate alınarak ücret verilmesi doğaldır. Ancak yeni bir düzenleme ile emekli ücretlerinin belirlenmesi ve artışta yaş gibi kıstasların dikkate alınması yeni mağduriyetler yaratır. En düşük emekli maaşı açlık sınırının altında kalmamalı, tüm emekliler için ayrımsız bir iyileştirme sağlanmalıdır."

Ahmet Özer görevine iade çağrısı yaptı: "Asıl olan seçilmiş başkanın hizmetidir"
Ahmet Özer görevine iade çağrısı yaptı: "Asıl olan seçilmiş başkanın hizmetidir"
İçeriği Görüntüle

"2008 düzenlemesi maaş bağlama oranlarını yüzde 30'lara düşürdü"

Sosyal güvenlik sisteminde geçmişte yapılan mevzuat değişikliklerinin açtığı yaraları hatırlatan Gürer, intibak, taşeron, kademeli emeklilik ve staj mağduriyetlerine değindi:

"Çalışanların emekli maaşı bağlanma katsayısı yüzde 70 oranından yüzde 30'lara kadar geriledi. Bu düzenleme ile emeklilik sistemi üç ayrı uygulamaya bölündü: 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere üç ayrı maaş uygulaması oluştu. Bu nedenle emekliler intibak düzenlemesi mücadelesine başladılar. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen taşeron düzenlemesinde hizmet alım sözleşmeleri sürdürülmüş ve binlerce taşeron çalışan kadro alamamıştır. Belediyelerde taşeronda olanlar şirket kadrosuna alındıysa da hakları sınırlandırıldı; KİT'lerdeki taşeron çalışanlar ise hiç kadro alamadı. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) olarak bilinen binlerce mağdur için düzenlemeye gidildiyse de kademeli bir emeklilik sistemi yapılmadığı için bir gün veya bir ay farkla emekliliği 17 yıl ötelenen bir kesim oluştu. Kademe mağdurlarının emeklilikte adalet mücadelesi devam etmektedir. Staj ve çıraklık mağdurlarının da işe/staja başladıkları gün emeklilik yaşlılık sigortası başlatılmadığı için yaşadıkları mağduriyetlerle ilgili hâlen bir düzenleme getirilmemiştir."

"Yeni arayışlar yeni sorunlar üretir: Çözüm seyyanen zamdır"

Bakanlığın yeni düzenleme hazırlıklarını eleştiren ve emeklilerin acil gelir artışına ihtiyaç duyduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Şimdi ise Bakanlık, emekli maaşlarına yönelik yeni bir düzenleme çalışmasından söz etmektedir. Ne düzenlenecektir? En düşük emekli maaşı da diğer emekli maaşları da bellidir ve tüm emekliler mağdurdur. Tüm emeklilerin maaşlarında ayrımsız seyyanen artış sağlanmalıdır. Yeni arayışlar yeni sorunlar üretir. En düşük emekli maaşını asgari ücrete endeksleyip açlık sınırının altında ücret bırakmayarak tüm emeklilere seyyanen artış yapmak sorunun çözümünü sağlar. Emekli için yeni ayrım ve sorunlar yaratılmamalıdır. Bir an önce tüm emeklilerin maaşlarında iyileştirme sağlanmalı, yeni mağduriyetlere yol açılmamalıdır. Emekli geçinememektedir."

Kaynak: ANKA Haber Ajansı