CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında belediyelere yönelik operasyonları, muhalefet partileri arasındaki iş birliğini ve yerel yönetimlerde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Son 10 günde 10 muhalefet belediyesine operasyon düzenlendiğini öne süren Sarı, soruşturmaların siyasi algı oluşturmak amacıyla kullanılmaması gerektiğini savundu.

Sarı, muhalefetin belediye başkan vekilliği seçimlerinde dayanışma içinde hareket etmesinin önemine işaret ederek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde de yeni bir kriz yaşanabileceği uyarısında bulunarak "Önümüze yeni krizler gelebilir, yeni kriz alanları gelebilir. Böyle bir kriz İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olabilir önümüzdeki günlerde” dedi.

“Tutuklu yargılama cezalandırma yöntemine dönüşmemeli”

Belediyelere yönelik soruşturmalara değinen Sarı, suç işlediği tespit edilen kişilerin yargılanmasına karşı olmadıklarını, ancak yargı süreçlerinin siyasi amaçlarla kullanılmasını kabul etmediklerini belirtti.

İBB davasında tutuklu Aykut Erdoğdu CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılacağını açıkladı
İBB davasında tutuklu Aykut Erdoğdu CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılacağını açıkladı
İçeriği Görüntüle

Sarı, yalnızca muhalefet belediyelerinin soruşturulmasının sorgulanması gerektiğini savunarak, tutuklu yargılamanın giderek bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü ileri sürdü.

Seçilmiş belediye başkanlarının kaçma veya delil karartma şüphesi bulunmadığı durumlarda tutuksuz yargılanabilmesi gerektiğini ifade eden Sarı, tutuklamaların seçmen iradesine zarar verdiğini söyledi.

CHP’den Üsküdar ve Belediyeler Birliği için iş birliği çağrısı

Sarı, belediye başkan vekilliği seçimlerinin muhalefet partileri arasındaki dayanışma açısından önemli bir sınav olduğunu belirtti.

Türkiye Belediyeler Birliği başta olmak üzere yerel yönetimlerde Cumhur İttifakı’nın çoğunluğu elde etmesini engellemek için CHP’nin fedakârlık yaptığını söyleyen Sarı, muhalefetin gündelik siyasi tartışmaların üzerine çıkması gerektiğini dile getirdi. Üsküdar’da yapılacak başkan vekilliği seçimine de değinen Sarı, Cumhur İttifakı’nın 23 belediye meclis üyesine karşılık muhalefet tarafındaki CHP ve YENİ Parti’nin dokuzar üyeye sahip olduğunu belirtti:

"Türkiye Belediyeler Birliği'nde de siyasal ayrışmalarımıza rağmen fedakârlık yaparak, Türkiye Belediyeler Birliği başta belediyeler Cumhur İttifakı'na geçmesin diye azami dikkati göstererek, iş birliği yaparak, hatta kendimizden fedakârlık yaparak süreci işletmeye çalışıyoruz. CHP olarak kırmızı çizgimiz, bu belediyelerin Cumhur İttifakı'nın belediyeleri hâline dönüşmemesi. Bu kurumların Cumhur İttifakı'nın kurumları hâline dönüşmemesi. Bu hassasiyetimizdir. Orta ve uzun vadede yine önümüze çıkabilecek sorunlar açısından bu şekilde hareket etmeyi doğru buluyoruz. Ancak bu meselenin başka birtakım partiler tarafından yeterince anlaşılamadığını görüyoruz. Gündelik siyasi tartışmaların, gündelik siyasi çıkarların üzerine çıkarak burada azami iş birliklerinin, azami birlikte hareket etme olanaklarının zorlanması gerektiğine inanıyoruz. Üsküdar'da bir seçim yapılacak yarın. Üsküdar'da üçüncü kez seçim yapılacak, başkan vekilliği seçimi. Şimdi bu başkan vekilliği seçiminde Cumhur İttifakı'nın 23 belediye meclis üyesi var. Buna karşılık Cumhur İttifakı'nın karşısında siyasal pozisyon almış partiler bakımından, bizim ve YENİ Parti'nni 9 artı 9, 18 belediye meclis üyesi var. Biz arkadaşlarımıza sesleniyoruz. Kazansak da kaybetsek de... Bu seçimi kazanırsak da birlikte kazanalım, kaybedersek de birlikte kaybedelim."

Sarı’dan belediye başkanlarının parti değiştirmesine tepki

Müslim Sarı, CHP seçmeninin oylarıyla seçilen belediye başkanlarının başka partilere geçmesini eleştirdi. Özellikle iktidar partisine katılımların siyasi etik açısından kabul edilemez olduğunu savunan Sarı, bu tür geçişlerin seçmenin sandığa yönelik motivasyonunu azaltabileceğini söyledi.

Sarı, belediye başkanlarının parti değiştirmesinin gerekçelerinin sorgulanması gerektiğini belirterek, seçmen iradesinin korunmasının önemini vurguladı:

"Yerel yönetimlere yapılan bu operasyonlar sonrasındaki başkan vekili seçimlerinin, muhalefetin dayanışması, birlikte hareket etmesi açısından çok önemli bir zemin olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu zemini kaybetmemeliyiz. Gündelik siyasal ayrışmaların, tartışmaların dışında tutmalıyız. Bu konuda azami özeni göstermeliyiz. Önümüze yeni krizler gelebilir. Böyle bir kriz İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde olabilir önümüzdeki günlerde. Oradaki sayı çok azaldı. Cumhur İttifakı'nın belediye meclis üyeleriyle bizlerin meclis üyeleri arasındaki fark ciddi şekilde azalmış durumda. Burada ortaya çıkabilecek herhangi bir durumda ayrışmadan birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Bizim üzerinde en çok durduğumuz konulardan biri şehrinizle çok yakından ilişkili AKP'ye geçişler. CHP'nin seçmeninin, İzmirli'nin iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının başka partilere geçiyor olması. Tabii bu, iki bakımdan tartışılması gereken bir konudur. Bunlardan biri, CHP'nin içindeki siyasal ayrışmanın tarafı olarak YENİ Parti'ye geçen arkadaşlarımız var. Bunları da doğru kabul etmiyoruz. CHP seçmeninin iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının buradan ayrılarak, CHP içindeki ayrışmanın tarafı olsalar da başka bir partiye geçmiş olmalarını siyasi etik açısından doğru bulmuyoruz.

CHP'nin, yani muhalefetin safında AKP karşıtlığı siyasal çizgisi üzerine ömürlerini vermiş bu belediye başkanlarımızın CHP'den istifa ederek iktidar saflarına, yani AKP saflarına katılıyor olmalarının hiçbir izahı yoktur. Hiç kimse bunu izah edemez, bunu anlamlandıramaz. Burada esas sorgulanması gereken konulardan biri, yine Sayın Genel Başkan'ın dediği gibi, AKP'ye geçişinizin altındaki gerekçe nedir? Altınız ne kadar ıslak? Altınızı ne kadar ıslattınız ki AKP'ye geçerek kendinize korunaklı bir liman oluşturmaya çalışıyorsunuz?"

Cemil Tugay hakkında dikkat çeken açıklamalar

Sarı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın adaylığına ilişkin de eleştirilerde bulundu. Tugay’ın geçmişte Karşıyaka Belediye Başkanlığı yaptığı dönemi başarısız bulduğunu belirten Sarı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterilmesinin gerekçelerinin açıklanması gerektiğini savundu.

Tugay’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e verdiği siyasi destek nedeniyle aday gösterildiğini ileri süren Sarı, bu iddiasına ilişkin değerlendirmelerini basın toplantısında dile getirdi:

"Bu, bir müddet sonra seçmenin sandığa gelip kendi iradesini belli etmesi konusundaki motivasyonu düşürecektir. Bunu normalleştiremeyiz. Bu kişisel ahlaksızlıktır, siyasal ahlaksızlıktır. Cemil Tugay hangi başarı kriterine göre büyükşehir belediye başkanı yapıldı? Bu arkadaşa referans olan kişilerin, en başta Özgür Özel'in, bir açıklama yapması gerekiyor İzmir halkına. Karşıyaka Belediye Başkanı iken İzmir'in en başarısız belediye başkanlarından biriydi. Biz, başarısız olan bu Cemil Tugay'ın başka birtakım rant ilişkileri sebebiyle, birtakım çetelerle iş tutması sebebiyle bir daha aday yapılmaması için öneride bulunmuştuk. Ancak ne oldu? Bırakın bu arkadaşımızın bir daha Karşıyaka'ya belediye başkanı yapılmamasını, büyükşehir belediye başkan adayı yapıldı. Peki, neden?

Bunun hiçbir rasyonel gerekçesi yoktur. Özgür Özel'i destekleyen tek belediye başkanıydı. Sadece İzmir'de değil, Anadolu'da da Özgür Özel'in seçimi kazanması için delege organizasyonlarının içinde bulundu. Biliyorsunuz, kurultay ceza davasında yargılanıyor aynı zamanda. Cemil Tugay'ın büyükşehir belediye başkanlığına aday yapılmasının tek gerekçesi budur."

Tunç Soyer İçin 18 Kasım’da tahliye beklentisi

Sarı, İzmir’in eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in tutukluluk sürecine de değindi.

Yaklaşık 15 aydır cezaevinde olduğunu belirttiği Soyer’in 18 Kasım’da yeniden hâkim karşısına çıkacağını söyleyen Sarı, duruşmada tahliye kararı verilmesini beklediklerini ve bunu talep ettiklerini ifade etti. Sarı, Soyer’in yargı sürecinin yakından takip edildiğini belirterek, tutuklu bulunan eski belediye başkanının yeniden İzmirlilerle bir araya gelmesini istediklerini söyledi:

"İzmir'in bir büyükşehir belediye başkanı vardı, Cemil Tugay'dan önce. Tunç Soyer. 15 aydır hapiste. 18 Kasım'da tekrar hâkim karşısına çıkacak. Süreci yakından takip ediyoruz. Biz başkanımızın 18 Kasım itibarıyla tahliye edilmesini bekliyoruz, talep ediyoruz. Başkanımız çıkacaktır. 18 Kasım'dan itibaren yeniden İzmirlilerle birlikte olacaktır. Birileri AKP'ye kaçarken birileri kendisine isnat edilen suçların ne kadar gerçek olup olmadığına bakılmaksızın orada bedel ödemektedir. Bunu da İzmir halkının vicdanlarına havale ediyoruz."

CHP’de ön seçim ve tüzük değişikliği gündeme gelebilir

CHP Sözcüsü Sarı, yaklaşan genel seçimler öncesinde milletvekili adaylarının belirlenmesi ve parti örgütünün karar alma süreçlerindeki rolü hakkında da açıklamalarda bulundu.

Sarı, CHP Genel Merkezi’nin örgütün aday belirleme süreçlerinde daha etkili olacağı yönünde söz verdiğini belirtti. Ön seçimlerin daha fazla yerde yapılmasının ve örgütlerin milletvekili ile belediye başkanı adaylarını belirlemede daha fazla söz sahibi olmasının hedeflendiğini söyledi. Bu doğrultuda, kurultay sonrasında ve genel seçimden önce parti tüzüğünde değişiklik yapılmasının da gündeme gelebileceğini kaydetti:

"Yani 1 - 1,5 yıl gibi maksimum bir süre sonra seçim olacak. O seçimde milletvekili adaylıklarımız konusunda CHP Genel Merkezi'nin verdiği bir söz vardır. Örgütümüz önümüzdeki süreçte aday belirleme konusunda daha fazla etkili olacak. Yani daha fazla yerde ön seçim yapılacak. Örgütün karar alma süreçleri içindeki inisiyatifi ve ağırlığı artacak. Genel merkezin etkisi azaltılacak, örgütlerimizin etkisi çoğaltılacak. Yani örgütler ön seçimlerde daha çok milletvekili, daha çok belediye başkanı seçme hakkına sahip olacaklar. Belki bununla ilgili tüzük değişikliği gündeme gelebilir. Yani önümüzdeki günlerde kurultayımızdan sonra, genel seçimden önce tüzük değişikliği de söz konusu olabilir."

“Muhalefetin Cumhur İttifakı’na karşı birlikte hareket etmesi gerekiyor”

Sarı, CHP’nin seçimleri kazanabilmesi için muhalefet partileri arasında geniş kapsamlı bir iş birliği kurulması gerektiğini savundu.

DEM Parti, Yeniden Refah Partisi ve İYİ Parti dahil olmak üzere farklı siyasi partilerle ortak hareket edilebilecek bir zeminin oluşturulmasının önemini vurgulayan Sarı, yüzde 50 artı bir hedefinin muhalefetin birlikte hareket etmesini gerekli kıldığını ifade etti:

"Biz bütün muhalefetin önümüzdeki süreçte Cumhur İttifakı'na karşı iş birliği zemininde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Yani bu DEM için de geçerlidir, Yeniden Refah için de geçerlidir, İYİ Parti için de geçerlidir. Yüzde 50 artı biri başka türlü elde etme şansımız yok. En nihayetinde biz bu seçimleri kazanmak istiyorsak bütün muhalefet güçlerinin birlikte olabilecekleri bir zeminin inşa edilmesi gerektiğine inanıyoruz. AKP'ye karşı birlikte hareket edelim. Şimdi bunu bile gerçekleştiremiyorsak burada problem var. Yani ilk defa Belediyeler Birliği'ne bir kadın başkan vekili olsun diye özveride bulunduk. Geri adım attık, kendimiz aday çıkartmadık. Şimdi mesela Adalar'da, Üsküdar'da böyle oldu. Ancak YENİ Partili arkadaşlarımız bu iş birliği meselesini tam kavrayamıyorlar. Bunu tam anlayamıyorlar.

Tabanın duygusu ortaktır. CHP'deki ayrışma yapay bir ayrışmadır. Bunun siyasal temeli yoktur. Hiçbir ideolojik, politik ayrım içermez. Yani oraya giden arkadaşlarımızın CHP'nin altı okuyla ne kadar ayrıştığını bilmiyoruz. Bence kendileri de bilmiyor. CHP'nin ideolojisinden farklı bir siyasal ideoloji içinde olduklarını düşünmüyorum. Ayrımın iki nedeni var. Bir, siyaset profesyonellerinin kendilerine koltuk bulma, icat etme süreci. İki, bu psikolojik ortamdan etkilenerek giden arkadaşlarımızın hızlı biçimde partiye dönmelerini istiyorum.

Yılbaşına doğru CHP'ye doğru geçişlerin hızlanacağını düşünüyorum. Yani İzmir özelinde de belediye başkanları açısından da milletvekilleri açısından da böyle sürpriz gelişmeler olabilir. Genel Başkan'ın Türkiye'nin her yerindeki programlarının artmaya başlayacağını göreceğiz. Öyle dönemler gelecek ki bir müddet sonra bence bu arkadaşlarımız sokağa çıkamayacak.”

Kaynak: Haber merkezi