Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi'nde düzenlenen 9. Köy Söyleşilerinin bu haftaki konuğu gazeteci Çiğdem Toker oldu. Toker'in "Devletin Cebinden - Büyük Simbiyoz" adlı son kitabı odağında gerçekleşen söyleşide kamu ihaleleri, yap-işlet-devret (YİD) modeli ve şeffaflık tartışıldı.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 18.20.00 (2)

Söyleşinin açılış konuşmasını Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı yaptı. Gürcanlı, Toker'in mesleki geçmişine ve kamu kaynaklarını takip eden çalışmalarına değinerek kendisine katkıları için teşekkürlerini iletti. Ardından söz alan Toker, kitabında ele aldığı kamu-özel iş birliği projelerini ve bu modelin ekonomik sonuçlarını ayrıntılı biçimde anlattı. Söyleşi katılımcıların sorularıyla devam etti; Toker etkinlik sonunda kitaplarını imzaladı.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 18.20.00

"Şirketler dokunulmaz olmak istiyor"

Konuşmasına tutuklu gazetecilere dair dayanışma dilekleriyle başlayan Toker, gazetecilerin tutuklama, göz altı ve hapis cezalarıyla sindirilmeye çalışıldığını vurgulayarak, çalışma alanında şirketlerin kendisine açtığı tazminat davalarına da değindi. "Şirketler de dokunulmaz olmak istiyorlar; gazetecilere açtıkları davalar bunu gösteriyor. Aslında simbiyoz kavramı da tam bunu ifade ediyor. Sermaye şirketlerinin, inşaat başta olmak üzere, mevcut siyasi iktidarla çıkarlarını ortaklaştırması ve bunun her iki tarafa da yarar sağlaması temel amaçtır" dedi.

SON DAKİKA: Mersin Tarsus’taki trafik kazasında 1 ölü, 1 yaralı
SON DAKİKA: Mersin Tarsus’taki trafik kazasında 1 ölü, 1 yaralı
İçeriği Görüntüle

Adalet ile alım gücü ve ekonomi arasındaki bağın çoğu kişi tarafından görmezden gelindiğini vurgulayan Toker, "Toplum, kötü haber okumaktan bıktı, artık gerçekleri görmezden geliyor ya da öğrenmek istemiyor. Ama biz en iyi bildiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz. Satın alma gücümüzün düşmesi ve yaşam kalitemizin azalması, kaynakları kötü dağıtan bir ülke olmamızla doğrudan bağlantılı; bu da yap-işlet-devret modeliyle yürütülen projelerle ilgili bir meseledir" diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 18.20.02

"Devletin ticari sırrı olmaz"

Toker, projelerde ödemelerin çoğunlukla döviz cinsinden garanti altına alındığını belirterek, bunun uzun vadede kamuya yük oluşturduğunu söyledi.

1990'lı yıllardan bu yana kamu ihalelerini takip ettiğini ve bu süreçte yüzlerce yap-işlet-devret projesiyle ilgili haber yaptığını hatırlatan Toker, şunları söyledi: "Bu modellerde devletin ve milletin cebinden para çıkmadığı söyleniyor; oysa tam da o inşaatlar yapılırken bu para zaten devletin ve milletin cebinden çıkıyor. İlgili kurumlar şirketlerle anlaşarak garanti veriyor. Üstelik bu anlaşmalar Türk lirası üzerinden değil, euro ve dolar üzerinden yapılıyor."

Devletin sözleşmeleri vatandaşlardan gizleyemeyeceğini vurgulayan Toker, "Devlet, bu belgeleri ve sözleşmeleri şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşmak zorunda. Nihayetinde devletin bu sözleşmeleri saklama hakkı yok; devletin ticari sırrı olmaz" dedi.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 18.20.01 (1)

"İmtiyaz sözleşmelerini Danıştay incelemelidir"

Toker, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün işletme süresinin 2024'te devlete geçmesi gerekirken bu tarihin 2027'ye uzatıldığını çok sonradan ve tesadüfen bir televizyon programından öğrendiklerini aktardı. "Bir taraftan emekli bayram ikramiyesinin bin lira mı artacağı, asgari ücretin iki bin lira mı yükseleceği tartışılıyor. 'Ticari sır' kisvesi altında saklanan gerçeklerin ardındaki gerekçeler işte bunlar" diyen Toker, bu nedenle kitabında 15 yap-işlet-devret projesinin künyesini tek tek incelediğini belirtti.

Yap-işlet-devret modelinin Osmanlı dönemindeki imtiyaz sözleşmelerine dayanan köklü bir yapı olduğunu hatırlatan Toker, uluslararası tahkimin devreye girmesiyle Danıştay'ın işlevsizleştiğini ve bu modelin önünün açıldığını ifade etti. "Bir kamu hizmetini özel sektöre gördüreceksen bunun imtiyaz olma ihtimali var; imtiyazsa bunu Danıştay incelemek zorunda. Türkiye'de bu projeleri izleyen merkezi bir izleme birimi kurulması yıllarca söylendi ama kurulmadı. Çünkü bizim görmemizi ve soru sormamızı istemiyorlar" dedi.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 18.20.00 (1)

"Gazetecilikte ısrar ve takip şart"

Gazeteciliğin Türkiye'de giderek zorlaştığını söyleyen Toker, genç meslektaşlarına da seslendi. Toker, "Mesleki birikim bir avantaj; ancak dijital çağda bilgiye nerede ve nasıl ulaşacağını bilmek de büyük bir kazanım. Hakikatin büyük bir kısmı artık saklanamıyor; bu bilgiye erişim yollarını iyi öğrenmek şart. Bunların ötesinde daha sabırlı ve inatçı olmak gerekiyor. Gazetecilik hem fiziksel hem zihinsel dayanıklılık istiyor; fikri takip yapmak ve özümsemek çok önemli. Soru sormak değerlidir ve bunu sürdürebilmek gerekiyor. Kolay olmadığını biliyorum ama size her zaman destek olacak kişi ve kurumlar vardır. Bizler her zaman buradayız" diye konuştu.

Muhabir: Cemre Polat