"Ölü Deniz" adlı gösterisinde kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ile "suçu ve suçluyu övmek" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen İmran Deniz Göktaş, davanın ilk duruşmasında bugün Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde hâkim karşısına çıkıyor. Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri ile çok sayıda yurttaş basın açıklaması düzenleyerek Göktaş’ın derhal serbest bırakılmasını ve tüm suçlamaların düşürülmesini talep etti.
Adliye meydanında toplanan kalabalık, "Deniz Göktaş yalnız değildir", "Faşizme karşı omuz omuza" ve "Deniz'e, mizaha, sanata özgürlük" sloganları attı.
"Sahne suç mahalline, şaka delile dönüştürüldü"
87 gündür cezaevinde bulunan ve hakkında 12 yıla kadar hapis cezası talep edilen komedyen için hazırlanan ortak basın metninde, yargılama sürecinin hukuki değil siyasi bir gözdağı niteliği taşıdığı savunuldu:
"Bugün Çağlayan Adliyesi önünde 87 gündür tutuklu olan komedyen Deniz Göktaş için bir aradayız. Bu ülkede gülmenin, güldürmenin ve iktidarı eleştirmenin suç sayılmasına itiraz etmek için buradayız. Deniz Göktaş’ın tek suçu 'Ölü Deniz' adlı gösterisinde sözünü sakınmadan duygularımıza tercüman olmak ve bunu yaparken milyonları güldürmek oldu. Gösteri yayınlandığı ilk hafta milyonlarca kez izlendi. Önce iktidar çevreleri tarafından hedef gösterildi, ardından toplu şikâyet dilekçeleri delil sayılarak hakkında soruşturma açıldı. Yurt dışı dönüşünde havalimanında gözaltına alındı, ters kelepçeyle götürüldü ve ertesi gün tutuklandı. Bugün 'kuyu tipi' diye bilinen yüksek güvenlikli cezaevinde tecrit koşullarında tutuluyor. İddianame tutuklandıktan ancak 63 gün sonra yazılabildi. Hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen müzekkere dahi yazılmadan yeni bir suçlamayla yeniden tutuklandı ve avukatlarına haber dahi verilmedi. Sahne suç mahalline, şaka delile, kahkaha tehdide dönüştürüldü. Ortada bir yargılama değil, tüm topluma gözdağı vermek için sahnelenen bir ceza süreci var."
"Mizah toplumun aynasıdır, o aynayı kırmaya çalışanlar gördüklerinden korkanlardır"
Basın açıklamasında Göktaş’ın tutuklanmasının münferit bir vaka olmadığı, basın, ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik genel baskı ortamının bir parçası olduğu ifade edildi:
"Biliyoruz ki Deniz Göktaş’ın tutuklanması tekil bir olay değildir. Gazetecileri susturan, sanatçıyı sahneden indiren, sosyal medyada tek bir paylaşımı bile suç sayarak hesaplara erişim engelleri getiren aynı baskı düzeninin eli mizaha da ulaşmış durumdadır. Ters kelepçeyle, tecritle ve ağır ceza istemleriyle örülen bu süreç yalnızca bir kişiyi cezalandırmak için değil; itiraz eden, düşünen herkesi korkutmak için yürütülüyor. Oysa mizah toplumun aynasıdır ve o aynayı kırmaya çalışanlar orada gördüklerinden korkanlardır."
"Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır"
Açıklamanın son bölümünde sanatın ve eleştiri hakkının yargı baskısıyla engellenemeyeceği vurgulanarak derhal beraat ve tahliye çağrısı yapıldı:
"Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalı, hakkındaki tüm suçlamalar düşürülmelidir. Düşünce, ifade ve sanat özgürlüğü pazarlık konusu değildir. Bir komedyeni cezaevinde tutarak halkı susturabileceğini sananlar yanılıyor. Yarın her sahnede, her meydanda gülmeye, konuşmaya, itiraz etmeye ve eleştirmeye devam edeceğiz. Mizahın ve sanatın gücüne baskı ve sansürle pranga vurulamaz."
Gözlerin çevrildiği Çağlayan Adliyesi'nde Deniz Göktaş'ın yargılandığı davanın ilk duruşması görülmeye başlandı.





