Aydın’ın Efeler ilçesindeki Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda 26 Ekim 2023 tarihinde meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Zeren Ertaş’ın ailesi, kazada sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların yargılanmasını talep ediyor.

Olay sonrası yürütülen soruşturmalarda asansörün tasarımı, montajı, muayenesi ve bakımından sorumlu firma yetkilileri hakkında “Bilinçli Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma” suçlamasıyla Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Yargılama sonucunda bazı sanıklar beraat ederken, dört sanığa 2 yıl 11 ay ile 5 yıl 6 ay 20 gün arasına değişen sürelerde hapis ve meslekten men cezası verildi.

Zeren Ertaş’ın ailesi, yerel mahkemenin kararını istinafa taşıdı. İstinaf aşamasında tek tutuklu sanık da tahliye edildi. Ertaş’ın duruşması, 23 Aralık 2025 tarihinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nde görülmeye devam edilecek.

Zeren Ertaş’ın ölümünde sorumluluğu bulunan Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlüğü görevlileri ile yurt görevlileri hakkında dava ise halen Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediyor. 18 Eylül’de görülen davaya sanıkların katılmaması kamuoyunda tepkilere neden olmuştu.

“Olay devletin yurdunda yaşandı ama devlet ‘Benim çalışanım hatalıysa cezasını veririm’ demedi”

Zeren Ertaş’ın annesi Serpil Ertaş, adalet arayışında yaşadıkları yalnızlığı ve sistemin işleyişine olan güveninin tamamen sarsıldığını anlattı. Serpil Ertaş, adalet mücadelesinde yalnız bırakıldıklarını ve olayın sorumlularının cezasız kaldığını söyledi.

“Biz koridorda yalnızdık” diyen Serpil Ertaş, yargılama sürecinde kamu yetkililerinin davayı sahiplenmediğini ve mahkeme salonlarında bile kendilerine destek olacak hiçbir devlet yetkilisi göremediklerini belirtti. “Olay devletin yurdunda yaşandı ama devlet ‘Benim çalışanım hatalıysa cezasını veririm’ demedi” diyerek tepkisini dile getiren Ertaş, çocuğunu devlete emanet ettiğini ama karşılığında yalnızlık ve duyarsızlıkla karşılaştığını ifade etti.

Ertaş, davada bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, özellikle yurt müdürünün adı geçmemesi gereken bir raporda “suçsuz” olarak değerlendirilmesinin ardından başka bir göreve atanmasının adaletsizlik duygusunu daha da derinleştirdiğini söyledi. “Hâkim bile son duruşmada ‘Ben de anlamadım’ dedi. Bu nasıl bir düzen?” sözleriyle sürece dair kafa karışıklığını paylaştı.

Başsavcılıktan gözaltındaki gazeteci Alican Uludağ'a ilişkin açıklama
Başsavcılıktan gözaltındaki gazeteci Alican Uludağ'a ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

Zeren Ertaş 2

“Devlete hakkımı helal etmiyorum”

Bu olay yaşandığında Zeren Ertaş’ın yalnızca 25 gündür üniversite öğrencisi olduğunu vurgulayan Serpil Ertaş, kızının asansörün daha önce de arızalandığını kendisine mesajla bildirdiğini aktardı. “18 Ekim sabahı kızım ‘Asansörde kaldım, korktum ama çıktık’ diye mesaj attı. Ben de ‘şikayet edin’ dedim. Zaten o günlerde 25-30 kişi asansör arızasıyla ilgili şikayet etmiş ama hiçbir önlem alınmamış” diyerek yurt yönetiminin ihmallerine dikkat çekti. Asansörün bakımının olaydan yalnızca 10 gün önce yapıldığının söylendiğini, ancak bu bakımın belgelenemediğini ifade eden Ertaş, olay sonrası bilirkişi raporlarının da güven vermediğini belirtti.

Yanlış haberlerle de sıkça karşılaştıklarını ifade eden Serpil Ertaş, “Zeren 22 yaşında değil, 4. sınıf öğrencisi değil. Biz Bursalı da değiliz, İstanbulluyuz. Hiçbir haber bile doğru değildi. Bu da çok canımı acıttı” dedi.

Ertaş, son olarak “Ben çocuğumu bu ülke için en güzel şekilde yetiştirdim. Ama devlete hakkımı helal etmiyorum. Sadece bizim değil, başka ailelerin de aynı acıyı yaşamaması için bu olayın peşinin bırakılmamasını istiyorum” diyerek çağrıda bulundu.

“Dosyalar ayrıldı, adalet gecikti”

Zeren Ertaş davasının avukatı Hakan Arslan, yargı sürecindeki çelişkileri ve bilirkişi raporlarındaki yetersizlikleri anlattı.

Aile avukatı Hakan Arslan, davanın iki ayrı dosya halinde yürütülmesinin hem süreci uzattığını hem de adil yargılama ilkesine zarar verdiğini söyledi. Kazanın hemen ardından asansör firmaları hakkında dava açıldığını ancak memurların yargılanması için izne tabi oldukları gerekçesiyle dosyanın ayrıldığını hatırlatan Arslan, “Oysa en baştan beri bu dosyaların birlikte yürütülmesi gerekiyordu. Hukukta çelişik kararların önüne geçmek esastır” dedi.

“Bilirkişi raporları çelişkili, yetersiz”

Soruşturmanın ilk aşamasında kaliteli bir bilirkişi raporu alındığını belirten Arslan, yargılama sürecinde alınan sonraki raporların ise ilk raporun niteliğine yaklaşamadığını söyledi. “ODTÜ’den alınan son rapor, yalnızca bir satırla ‘yurt müdürünün kusuru yoktur’ diyor. Bu, görev sınırını aşan bir değerlendirme. Çünkü o dosya kamu görevlilerine ilişkin bir dosya değildi” diyerek raporun yetersizliğine dikkat çekti.

Avukat Arslan, bilirkişi heyetlerinin yalnızca akademisyenlerden oluşmasının da eksik olduğunu vurgulayarak, “Biz, Sayıştay’dan ya da kamu kurumlarından emekli, idari yapıyı bilen uzmanların da heyette yer almasını talep ettik. Çünkü sadece teknik değil, idari sorumluluklar da değerlendirilmeli” ifadelerini kullandı.

Zeren Ertaş 4

“Art niyet değil, sistem sorunu”

Davada kamu görevlileriyle ilgili dosyanın halen istinafta bekletildiğini belirten Arslan, bu durumun kararlar arasında çelişki yaratabileceğini söyledi. Ancak yaşanan aksaklıkların art niyetten değil, sistemin işleyişinden kaynaklandığını ifade ederek, “Bazen hakimler bile ne yapacaklarını bilemiyor. Özellikle tecrübesiz hakimler süreci yönetmekte zorlanabiliyor. Bu da dosyaların uzamasına neden oluyor” diye konuştu.

“Ceza için değil, adalet için mücadele ediyoruz”

Arslan, müvekkillerinin yalnızca ceza talebiyle hareket etmediğini belirterek, “Biz kimin kusuru varsa onun ceza almasını istiyoruz. Kimseye iftira atılmasını istemiyoruz ama sorumlular net şekilde ortaya konmalı” dedi.

Ayrıca olayın üzerinden neredeyse iki yıl geçmesine rağmen kazaya neden olan asansör tipiyle ilgili kapsamlı bir geri bildirim alınamadığını da belirten Arslan, “Ben her duruşmada bu asansörlerin halen kullanılıp kullanılmadığını soruyorum. Şimdiye kadar buna dair net bir açıklama gelmedi” diyerek, benzer kazaların önlenmesi için kapsamlı tedbirlerin gerekliliğini vurguladı.

Muhabir: Tolga Çifci