UEFA Şampiyonlar Ligi 4. hafta mücadelesinde Fenerbahçe, Chobani Stadı'nda İngiliz devi Liverpool'u ağırladı. Büyük bir çekişmeye sahne olan karşılaşmayı 3-2 kazanarak tarihi bir zafere imza atan sarı-lacivertlilerde, takımın başında teknik sorumlu olarak sahaya çıkan yardımcı antrenör Dirk Kuyt, 90 dakikanın ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karşılaşmayı değerlendiren Hollandalı futbol adamı, galibiyeti ve kulüpteki geleceğini anlattı.

"Bir gazeteci olsam 'İstanbul'da mucize' yazardım"
Karşılaşmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dirk Kuyt, "Bir gazeteci olsaydınız bu maça nasıl bir manşet atardınız?" sorusuna tek bir cümleyle karşılık vererek "İstanbul'da mucize!" ifadesini kullandı.
Eski takımı Liverpool karşısında Fenerbahçe'nin başında sahaya çıkmanın kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını vurgulayan Kuyt, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu akşam Fenerbahçe teknik sorumlusu olmak benim için büyük bir anlam ifade etti. Çünkü bu kulüp benim için çok değerli. Başkanımıza bu şansı verdiği için teşekkür ediyorum. Liverpool da kariyerim için büyük bir yere sahip, orada asla pes etmemek gerektiğini öğrendim. Takımımızda harika ve çok yetenekli oyuncular var. Yapmamız gereken tek şey inancı ve tutkuyu geri getirmekti. Yıllar önce İstanbul'da bir mucize yaşanmış, Liverpool 3-0'dan geri dönmüştü. Kimse inanmıyordu ama ben oyuncularıma 'İnanırsak mucize yaratırız' dedim. Önce oyuncuların inanması gerekiyor, o zaman dünyanın en iyi takımlarını yenebiliyorsunuz. Bu galibiyet gelecekteki güzel günlerin başlangıcı olsun."

Emre Belözoğlu ile yeni dönemi değerlendirdi
Fenerbahçe'nin teknik direktörlük koltuğuna getirdiği Emre Belözoğlu ile sabah saatlerinde bir araya geldiklerini belirten Kuyt, aralarındaki diyaloğu ve geleceğini şu sözlerle aktardı:
"Uzun yıllar birlikte forma giydik, dostluğumuz her zaman sürdü. Dün akşam kulüp Emre'yi açıkladı. Sabah tesislerde karşılaştık, birbirimize sarıldık. Taktik konuşmadık, bana bu maç için başarılar diledi. Şimdi lig maçlarına odaklanacağız, kendisine bol şans diliyorum. Takımdaki geleceğime gelince; bu tarihi zaferi tek başıma yazmadım, teknik heyet ve futbolcularla hep birlikte yazdık. İsmail Hoca'nın ayrılığı kolay değildi, kulüp için çok büyük özveri gösterdi. Benim için asıl önemli olan Fenerbahçe'dir. Başkanımız beni burada istediği sürece ve Emre de buna onay verirse kalmaya devam edeceğim. Fenerbahçe'yi çok seviyorum ve kulübüm için en iyisini istiyorum."




