Öktem Aykut galerisi, uzun süredir birlikte çalıştığı, yurt içinde kişisel sergilerini düzenleyip yurt dışındaki iddialı fuarlarda sunumlarını gerçekleştirdiği Bora Başkan ve Mesut Öztürk’ü "İç İçe" başlığı altında bir araya getirdi.

İlk kez Şubat 2026'da Uluslararası Sanat Galerileri Derneği (USGD) tarafından düzenlenen Artshow'da yan yana gelen ikilinin eserleri, bu kez galerinin Beyoğlu'ndaki mekanında derin bir tamamlayıcılık ve ortak bir titreşim sergiliyor.
Bora Başkan'ın sahilden izlenimleri: Figürler ve nesneler "İç İçe"
Çizim ve resimleriyle tanınan Bora Başkan, sergide yer alan tuval üzerine yağlı boya çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Sanatçının Talihsiz Halklar, Knidos Yolu, Sentetik ve Dünyanın son şarkısını söyleyen kuş gibi 2026 tarihli yapıtları, izleyiciyi sa sahilde geçen zamansız hikayelerin içine çekiyor. Başkan, sergideki görsel dünyasını ve formların birbirine geçişini şu sözlerle özetliyor:
"Alacakaranlıkta modası geçmiş bir cep telefonunun düşük çözünürlüklü kamerasıyla çekilmiş bir sahil fotoğrafı, öğlen yakıcı güneş altında yükselen heybetli Knidos aslanı, akşamüstü son kez uzaktaki kayalıklardan denize balıklama atlayan gençler, plajda ıslak mayolarının kurumasını beklerken tavla oynayan yaşlılar, 1960'larda sahilde kızağa çekilmiş ve şimdi denizcilik müzesi olan atıl bir kruvazör, kışın restoranın sahilinde kafesinden tavşanı çalan bir köpek. Olaylar sahilde geçiyor. Günün farklı saatlerinden izlenimler... Figürler ve nesneler, yakıcı ya da batmakta olan güneş veya ayışığı altında birbirine girmekte, iç içe geçmekte."
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan ve Bilgi Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamlayan Başkan, daha önce Paris Internationale, Berlin, Barselona, Tahran ve Los Angeles gibi uluslararası sanat merkezlerinde eserleriyle yer aldı.
Mesut Öztürk’ten kusursuzluğa veda: "Alevler" serisi
Seramik heykelleri ve yerleştirmeleriyle bilinen mimarlık ve kent çalışmaları kökenli sanatçı Mesut Öztürk ise sergi hazırlığı sürecinde dönüştürdüğü yeni bir eser ailesi olan "Alevler" serisiyle sergiye katılıyor. Serginin ismi Öztürk'ün önceki serisinden ilham alsa da, dünyada yaşanan kırılganlıklar sanatçıyı çamuru daha amorf ve sivri formlara bükmeye itmiş.
Yeditepe Üniversitesi Mimarlık fakültesi lisanslı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi yüksek lisanslı olan, ilk kişisel sergisi Türeyiş'i 2021'de açıp ardından Liste Art Fair Basel ve Investec Cape Town gibi fuarlarda boy gösteren Öztürk, sanatsal sapmasını ve yeryüzünün huzursuzluğunu şu ifadelerle aktarıyor:
"Yılın başında yaptığım İç İçe serisi ile birlikte yüzeylerin kusursuzluğuna olan inancımla vedalaşmaya başladım. Sır ve renk kullanımında da kendi alışkanlıklarımın ötesine geçtim. Şimdi bu sapmada daha da ileri gitmeyi araştırıyorum. Yüzeyler daha bozuk, renkler daha karmaşık ve iç içe. Dünya aslında bir yangın yeri. İklim sorunları, politik çatışmalar, savaşlar, göçler, ekonominin kırılganlığı, yapay zekanın geldiği seviye... Alıştığımız her şey alevler içinde yıkılıyor gibi görünüyor. Bu huzursuz ama uyarılmış hal, beni toprak gibi sakinleştiren bir malzemeden alevler gibi sivri ve rastgele biçimleri üretmeye zorladı."
İstikrarlı renk sevgisi ve iyimserlik bir arada
Tamamen birbirlerinden habersiz şekilde atölyelerinde üretimlerini sürdüren bu iki sanatçının yollarının kesişmesi, dünyanın yükselen tansiyonunu ve toplumsal gelgitleri ortak bir duyarlıkla hisseden bir galerinin vizyonunu ortaya koyuyor. Sergi, tüm bu küresel ve yerel huzursuzlukların ortasında "için için kavrulmuş bir iyimserlik" ve "istikrarlı bir renk sevdası" barındırıyor.


