Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Türker Ertürk, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşma salonunda sanık avukatları hazır bulundu.

Ertürk: "Görüntüler bağlamından koparılmış siyasi öngörülerdir"

Kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasının ardından savunmasını yapan sanık Ertürk, suçlamaları kabul etmeyerek yargılamaya konu olan video kesitlerinin geçmiş yıllara ait olduğunu savundu:

"İddianameye konu görüntüler 3,5 yıl önce katıldığım bir televizyon programındaki konuşmamdan kesilerek oluşturulan 2 videodan ibarettir. Bu kesitler sosyal medya hesapları üzerinden kasıtlı şekilde bağlamından koparılarak paylaşılmıştır. Konuşmamda kimseyi tehdit etmedim; ortada korku ya da tehdit yaratan somut bir delil de yoktur.

Söz konusu konuşma seçim öncesinde yapılmıştır. İfadelerimin tam manasıyla anlaşılabilmesi için videonun tamamının izlenmesi gerekir. 9 yıl ve 3,5 yıl önceki değerlendirmelerim tamamen şahsi siyasi analizlerim ve öngörülerimden ibarettir. Suç işleme kastım bulunmamaktadır. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum."

Sanık avukatları da söz alarak müvekkillerinin ifadelerinin ifade özgürlüğü ve siyasi eleştiri sınırlarında kaldığını savundu, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Cumhuriyet savcısının görüşünü alan mahkeme heyeti, dosyadaki delil durumu ve eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle Türker Ertürk’ün tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Üsküdar’daki kritik seçim öncesi Dedetaş’tan meclis üyelerine çağrı: Vazgeçenler vicdanlarınızın yüküne mahkûmdur
Üsküdar’daki kritik seçim öncesi Dedetaş’tan meclis üyelerine çağrı: Vazgeçenler vicdanlarınızın yüküne mahkûmdur
İçeriği Görüntüle

6 yıla kadar hapis talebi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, soruşturmanın hukuki zeminine ve isnat edilen suçun vasfına dair dikkat çeken tespitlere yer veriliyor.

İddianamede, şüphelinin konuşmaların üzerinden uzun süre geçtiği yönündeki beyanlarına değinilerek; dijital mecralarda ve görsel basında yer alan içeriğin yayından kaldırılmayıp erişilebilir kalmasının "temadi eden suç" kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Hukuka aykırı durumun ilk adli müdahale olan gözaltı işlemiyle kesildiği, bu tarihin yasal suç tarihi olarak kabul edildiği vurgulandı.

İddianamede sanığın, "iktidarın değişmesi halinde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) dahil tüm Türk halkının zorluk yaşayacağı, demokratik girişimle iktidarın düşmemesi halinde ise halkın uluslararası girişimlerle cezalandırılacağını" iddia ettiği ve program sunucusunun bu durumun bir bedeli olacağına yönelik yorumunu onaylayarak halka yönelik sair tehditte bulunduğu ifade edildi.

Canlı yayında geniş kitlelere ulaştırılan ifadelerin halk arasında panik yaratacak somut isnatlar içerdiği kaydedilerek, sanık Ertürk’ün Türk Ceza Kanunu kapsamında "basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Kaynak: AA