TCMB Para Politikası Kurulunun 10 Eylül'de gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin özet yayımlandı. Toplantı özetinde enerji fiyatları, küresel enflasyon, büyüme görünümü ve yurt içi talebe ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarındaki yüksek ve oynak görünüm üzerinde etkili olduğu kaydedildi.
Enerji fiyatları üzerindeki belirsizlikler sürüyor
Toplantı özetinde, jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizliklerin enerji piyasalarındaki etkisine dikkat çekildi. Enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyrin sürdüğü ifade edilen özette, fiyatların gelecekteki yönü açısından arz, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerinin önemini koruduğu belirtildi.
Özette şunlar kaydedildi:
"Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir."
Tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ile jeopolitik gelişmelerin etkisiyle artış yaşandığı bildirildi. Söz konusu gelişmenin enflasyon görünümü ve beklentileri açısından yukarı yönlü bir risk oluşturduğu kaydedildi.
Enerji fiyatları küresel enflasyon risklerini etkiliyor
TCMB özetinde, emtia fiyatlarındaki oynaklığın küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin devam etmesine neden olduğu belirtildi. Merkez bankalarının bu riskleri izlemeyi sürdürdüğü, aynı zamanda gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olası olumsuz etkilerini de dikkate aldığı ifade edildi.
Özette, politika faizi fiyatlamalarının gelişmiş ülkelerde faiz artırımı yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret ettiği aktarıldı.
"Politika faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve El Nino gibi iklim olaylarının yol açtığı olumsuz küresel hava koşullarının neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır."
Enerji fiyatları ve küresel büyüme görünümü
Özette, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılına ilişkin olumsuz büyüme görünümünün devam ettiği belirtildi. Buna karşın 2027'de baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarında toparlanma beklendiği aktarıldı.
Bu kapsamda özette, küresel ekonomik görünümün zayıf ve kırılgan yapısını koruyacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,6, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 artacağı tahmin edilmektedir."
Enerji fiyatları gündeminde Türkiye'nin büyüme görünümü
Üretim tarafından yapılan değerlendirmede, ikinci çeyrekte inşaat dışındaki tüm kalemlerin yıllık büyümeye pozitif katkı sunduğu belirtildi. Bu dönemde büyümenin temel belirleyicisinin hizmetler sektörü olduğu kaydedildi.
Tarım katma değerinin ilk çeyrekteki yıllık büyümenin ardından ikinci çeyrekte güçlü bir artış gösterdiği bildirildi. Sanayi katma değerinin ise yıllık bazda ilk çeyrekteki gerilemenin ardından ikinci çeyrekte yükseldiği ifade edildi.
Enerji fiyatları yanında yurt içi talep de değerlendirildi
Harcama yöntemiyle yapılan incelemede, nihai yurt içi talebin yıllık büyümenin temel unsurlarından biri olmayı sürdürdüğü belirtildi. Özel tüketim ile toplam yatırımların yıllık büyümeye yaptığı pozitif katkının önceki çeyreğe göre bir miktar azaldığı aktarıldı.
Çeyreklik verilerde ise özel tüketim harcamalarındaki düşüşün ikinci çeyrekte daha belirgin hale geldiği ve tüketimde yavaşlamaya işaret ettiği kaydedildi. Toplam yatırımların çeyreklik bazda ise değişim göstermediği belirtildi.
Mal ve hizmet ihracatının yükseldiği, buna karşılık ithalatın gerilediği ifade edildi. Net ihracatın ikinci çeyrekte çeyreklik büyümeye pozitif katkı sağladığı belirtilirken, söz konusu döneme ait verilerin yurt içi talepteki zayıf görünümün belirginleştiğine işaret ettiği bildirildi.




