Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sona erdi. Toplantının ardından millete seslenen Erdoğan, bölgesel gelişmeler, Türkiye’nin dış politika hedefleri, muhalefetin söylemleri ve 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi hakkında açıklamalar yaptı.
Türkiye’nin istikrarını korumaya ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ilerlemeye devam ettiğini belirten Erdoğan, küresel gelişmelerin ülke içindeki huzur ortamının önemini daha da artırdığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Sevgili vatandaşlarım, kabine toplantımızı az önce tamamladık. Toplantımızda iç siyasete, ekonomiye, güvenliğe ve dış politikaya dair güncel gelişmeleri istişare ettik. Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yönünde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor.
Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum.”
Türkiye’nin diplomatik temasları ve yeni iş birlikleri
Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası ilişkilerini geliştirmeye devam ettiğini ifade eden Erdoğan, farklı coğrafyalardaki dost ve müttefiklerle ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kamboçya ve Kanada ile yürütülen temasların yanı sıra Türk dünyasıyla ilişkilerin de gündemde olduğunu belirtti.
Kamboçya ile 16 Ekim’de gerçekleştirilen görüşmelerde ticaret, yatırım, enerji, eğitim ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği imkânlarının ele alındığını aktaran Erdoğan, iki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşmasının önemine dikkat çekti.
Kanada Başbakanı Carney ve beraberindeki heyetin Türkiye ziyaretini de değerlendiren Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini belirtti. Savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında üç yeni anlaşmanın imzalandığını ifade eden Erdoğan, ticaret hacmine ilişkin hedefleri şöyle açıkladı:
“Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.”
Erdoğan, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’i Ankara’da ağırlayacağını, Türk Devletleri Teşkilatının 13. zirvesine ev sahipliği yapacağını ve Güney Kore ziyaretinin ardından COP31 Zirvesi’nin Antalya’da düzenleneceğini de bildirdi.
Libya ile deniz yetki alanları mutabakatı
Türkiye’nin Libya politikasının uzun vadeli çıkarlar doğrultusunda şekillendiğini belirten Erdoğan, 27 Kasım 2019’da Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın önemini vurguladı.
Mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandığını hatırlatan Erdoğan, kararın Libya’daki siyasi farklılıklara rağmen ortak millî menfaatler çerçevesinde hareket edilmesi bakımından önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Libya’da birlik ve beraberliğin güçlenmesini desteklediğini ifade eden Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerin korunmasına yönelik politikalarının sürdürüleceğini belirtti.
Avrupa Birliği başta olmak üzere mutabakata yönelik tepkileri eleştiren Erdoğan, Türkiye’nin anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözülmesinden yana olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Aziz milletim, tabii burada şu gerçeğin de altını çizmek durumundayız. Mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesi yoktur. Bizim Doğu Akdeniz'le ilgili politikamız çok nettir. Biz Doğu Akdeniz'de, tabiri caizse, birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz.”
Erdoğan’dan muhalefete ve sokak eylemleri tartışmalarına tepki
Konuşmasının iç politikaya ilişkin bölümünde muhalefetin söylemlerini değerlendiren Erdoğan, siyasi rekabetin demokratik zemin içerisinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin huzur ve istikrarını bozabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, sokak eylemleri üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösterdi.
Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde istikrarın korunması açısından önemli bir konumda olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.”
Basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen Erdoğan, hükümetin eleştirel seslere karşı olmadığını ifade etti. Ancak hakaret, yalan ve dezenformasyon içeren yayınlarla farklı amaçlara hizmet eden girişimlerin kabul edilmeyeceğini savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi aktörlerin önceliğinin ülkenin huzuru ve milletin çıkarları olması gerektiğini belirterek, uzun yıllar içinde oluşturulan istikrar ortamının korunmasının önemine işaret etti.
2027 bütçesinin büyüklüğü 27,2 trilyon lira
Erdoğan, konuşmasının ekonomi başlığında 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi hakkında bilgi verdi. Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine sunulan bütçede giderlerin 27 trilyon 276 milyar lira, gelirlerin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak öngörüldüğünü açıkladı.
Bütçeyle üretim kapasitesinin ve rekabet gücünün artırılmasının, makroekonomik istikrarın korunmasının ve dezenflasyon sürecinin hızlandırılmasının hedeflendiğini belirten Erdoğan, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın öncelikli alanlar olmaya devam edeceğini söyledi.
Deprem riskine karşı şehirlerin güçlendirilmesi amacıyla kentsel dönüşüm ödeneklerinin yüzde 176 artırılarak 276 milyar liraya çıkarıldığını belirten Erdoğan, sosyal konut için ayrılan kaynağın da yüzde 150 artışla 250 milyar liraya yükseltildiğini bildirdi. Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması için 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayrıldığını kaydetti.
Depremden etkilenen 11 ilde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Erdoğan, 2026 yılı sonu itibarıyla güncel fiyatlarla yapılan harcamaların 5,4 trilyon liraya ulaştığını ve 455 bin konut ile iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti.
Ekonomide büyüme ve istihdam hedefleri
Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürmesinin amaçlandığını belirten Erdoğan, 2026 yılı için yüzde 3,3, 2027 yılı için ise yüzde 4,2 büyüme tahminini paylaştı.
İhracat ve turizm gelirlerinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyleyen Erdoğan, gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasının, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesinin ve işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesinin beklendiğini açıkladı.
Eğitim, sağlık ve sosyal desteklerin de bütçede önemli bir yer tuttuğunu belirten Erdoğan, eğitim alanına ayrılan kaynakların artırıldığını bildirdi.
2027 bütçesinde Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar lira ayrıldığını kaydeden Erdoğan, yükseköğretim dâhil toplam eğitim bütçesinin 3 trilyon 747 milyar liraya çıkarıldığını söyledi.
Sağlık hizmetleri için 2 trilyon 134 milyar liralık ödenek ayrıldığını belirten Cumhurbaşkanı, Sosyal Güvenlik Kurumu harcamaları da dâhil edildiğinde sağlık alanına tahsis edilen toplam kaynağın 4 trilyon 532 milyar liraya ulaştığını ifade etti.
Sosyal yardımlar ve çalışanlara yönelik vergi istisnası
Toplumun bütün kesimlerinin refahtan adil biçimde yararlanmasının temel hedefler arasında bulunduğunu dile getiren Erdoğan, sosyal yardım ve desteklemeler için 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayrıldığını açıkladı.
Asgari ücrete kadar olan ücretlerin vergi dışında tutulması uygulamasının sürdürüleceğini belirten Erdoğan, bu düzenleme kapsamında 2027 yılında çalışanların gelirlerine vergi istisnası yoluyla 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlanmasının öngörüldüğünü bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığını güçlendirmeyi, istihdamı artırmayı ve sosyal refahı genişletmeyi amaçlayan bütçe politikalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirterek konuşmasını tamamladı.





