Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklif Taslağı” olarak bilinen 11. Yargı Paketi’ne ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. EŞİK, torba kanun niteliğindeki taslağın, kamu güvenliği ve adaleti sağlamaktan uzak, bireysel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı düzenlemeler içerdiğini belirtti.
Platform, Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde yer alan “Hayasızca Hareketler” suçuna yönelik ceza artışının yanı sıra, maddenin kapsamının “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı davranışlar” olarak genişletilmesinin “hiçbir yurttaşın hukuk güvenliği kalmayacak” bir ortam yaratacağını vurguladı.
EŞİK açıklamasında, söz konusu ifadelerin “kadın erkek eşitliğine inanmayan” bir zihniyetin ürünü olduğunu belirterek, “Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik şiddetin altında da bu eşitsizlik yatıyor. İktidar eşitsizliği derinleştirdikçe, şiddet oranları da artıyor” ifadelerine yer verdi.
"Genel Ahlak” Kavramı Özgürlükleri Tehdit Ediyor"
Taslağın “aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapması”na dört yıla kadar hapis cezası öngörmesini eleştiren platform, bu düzenlemenin özel yaşamın her alanına müdahale anlamına geldiğini belirtti.
EŞİK, “Genel ahlak” ve “biyolojik cinsiyete aykırılık” gibi muğlak kavramların yasaya girmesinin, herkesin yaşam tarzını ve kişisel özgürlüğünü tehdit edeceğini vurgulayarak şunları kaydetti;
“Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete aykırı tutum ve davranışlar” ifadesi, siyasal iktidarın kadın erkek eşitliğine inanmadığını açıkça ilan ettiği günden bu yana adım adım uyguladığı hükümet politikalarının ve zihniyetin yansıması. Uzun yıllardır, “toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramını yasaklı kavramlar arasına alan ve cinsiyetler arası eşitsizliği derinleştirici politikalar güden siyasal iktidar, bireyleri kalıp rol ve yargıların içine hapsederek özgürlüklerini ellerinden almayı yasal zemine oturtmak istiyor. Biz biliyoruz ki, kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik şiddetin altında da bu eşitsizlik yatıyor. İktidarın eşitsizliği derinleştiren söylemleri ve baskıcı tutumu arttıkça şiddet oranları da her geçen gün katlanarak artıyor. Anayasa, imzalamış olduğumuz CEDAW Sözleşmesi ve içeriği halen yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi gereği, devletin, cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırma yükümlülüğü varken toplumsal cinsiyet kalıplarını dayatacak bir yasal düzenlemeyi yürürlüğe koyması bütün uluslararası taahhütlerin de ihlalidir. Tasarı yasalaştığı takdirde, bir erkeğin küpe takmasından bir kadının pantolon giymesine kadar akıllara gelebilecek en basit eylemler bile, “biyolojik cinsiyete aykırı davranış” olarak kabul edilip hapis cezası ile karşı karşıya kalınabilecektir."
“Çocukluk Yasal Olarak Da Tasfiye Edilmek İsteniyor”
EŞİK’in açıklamasında, taslakta yer alan çocuklara ilişkin düzenlemeler de eleştirildi. 15–18 yaş arasındaki çocuklara yönelik ceza artışlarının “çocukların yetişkin gibi yargılanmasının” önünü açtığına dikkat çeken platform, “Mevzuatta ‘18 yaşından küçük herkes çocuktur’ ifadesi artık bir anlam taşımayacak. Çocukluk yasal olarak da tasfiye edilmiş olacak” değerlendirmesinde bulundu.
Taslakta cinsiyet değiştirme yaşının 25’e yükseltilmesi ve Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal ettiği şartların yeniden getirilmesi de “hukuk güvenliği ilkesinin ihlali” olarak nitelendirildi.
“Tüm Yurttaşları Ses Çıkarmaya Çağırıyoruz”
EŞİK, yasa değişikliğinin yalnızca kadınlar ve LGBTİ+ bireyleri değil, tüm yurttaşları etkilediğini vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:
"Yasa değişikliği teklif taslağı adı altında topluma dayatılmaya çalışılan bu subjektif, muğlak, keyfi, ayrımcı, her bir yurttaşın hak ve özgürlüklerini tehdit eden toplum mühendisliği belgesini kabul etmiyoruz. Tüm yurttaşları, taslağın yasalaşmaması için ses çıkarmaya davet ediyoruz.
Muhalefet partilerine de çağrıda bulunulan açıklamada şunlar kaydedildi;
“Bu taslağın TBMM’ye girmesine izin vermeyin. Meclis’e gelirse Genel Kurul’a gelmemesi için mücadele edin. Genel Kurul’a geldiği takdirde OYLAMAYA KATILMAYIN! Kendileri çalıp kendileri oylasınlar. Sayısal çoğunluğa sahip olan ve istediği antidemokratik yasayı istediği gibi geçiren siyasal iktidarın demokratik yollarla yasa yaptığı yalanına ortak olmayın. Siz halkı temsil ediyorsunuz. Halka rağmen, tüm yurttaşların hak ve özgürlüklerine meydan okuyan bu taslağın yasalaşmasına biz sonuna kadar karşı çıkacağız. Siz de halkın temsilcileri olarak sesimizi duyun





