Avrupa ekonomisi, küresel enerji piyasalarında yaşanan sarsıntıların etkisiyle zorlu bir dönemeçten geçiyor. Şubatta yüzde 1,9 seviyesinde seyreden yıllık enflasyon, nisan ayı itibarıyla yüzde 3'e ulaşarak ekonomistleri gelecek dönem tablosu için endişelendirdi. Enerji ithalatına bağımlı olan ülkelerde baskı daha yoğun hissedilirken, üretim maliyetlerindeki devasa artışların yakında tüketici fiyatlarına yansıması bekleniyor. Euro Bölgesi yılın ilk çeyreğinde yalnızca yüzde 0,1 oranında büyüyebildi.

Enerji maliyetleri ve enflasyon üretim sektörlerini vurdu

Maliyet baskısının giderek ağırlaştığı Avrupa'da, enerji kalemlerindeki yükseliş rekor seviyelere ulaştı. Dizel fiyatları yüzde 31, benzin fiyatları ise yüzde 19 oranında zamlanırken, doğal gaz maliyetlerindeki artış gübre fiyatlarını yüzde 80'e varan oranlarda yukarı çekti. Bu durum, tekstil ve gıda gibi temel sektörlerde üretim maliyetlerinin yüzde 50 artmasına yol açtı. Şirketlerin artan bu yükü satış etiketlerine yansıtma hazırlığında olması, enflasyon üzerindeki baskıyı daha da körüklüyor.

Ülkeler arasında ekonomik farklılıklar belirginleşiyor

Enerji kaynaklarına erişim biçimi, Euro Bölgesi ülkelerinin krizden etkilenme düzeyini doğrudan değiştiriyor. Enerji ithalatına yüksek oranda bağımlı olan Almanya ve İtalya süreci daha ağır yaşarken, nükleer enerji altyapısı güçlü olan Fransa'da ekonomik sarsıntılar daha sınırlı kalıyor. Analistler, Orta Doğu'daki gerilimin sürmesi halinde büyümenin yüzde 0,8'e gerileyebileceğini, buna karşın ücret artışlarının zayıf kalmasının enflasyon rakamlarını bir miktar dizginlediğini ifade ediyor.

Hürmüz Boğazı’nda gemiye mühimmat isabet etti
Hürmüz Boğazı’nda gemiye mühimmat isabet etti
İçeriği Görüntüle

Hürmüz Boğazı ve ekonomik daralma endişesi

Piyasaların geleceği ve Avrupa'nın ekonomik sağlığı büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere kilitlenmiş durumda. Eğer boğaz açılmazsa, Avrupa'da ekonomik daralmanın daha da derinleşmesinden korkuluyor. Uzmanlar, jeopolitik dengelerin düzelmemesi durumunda enflasyon oranının yüzde 2,6 seviyelerinde kalıcı olabileceğine dair uyarılarda bulunuyor. Mevcut tabloda krizin süresi, alınacak ekonomik tedbirlerin niteliğini de belirliyor.

Muhabir: Esin Özdemir