UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşamasının 3. haftasında Fenerbahçe, sahasında ağırladığı Çekya ekibi Slavia Prag karşısında ilk 11 dakikada bulduğu gollerle 2-0 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamayarak sahadan 2-2'lik beraberlikle ayrıldı. Karşılaşmanın ardından spor basınının önde gelen köşe yazarları; Fenerbahçe'nin sergilediği futbolu, bireysel hataları, oyuncu değişikliklerini ve teknik direktör İsmail Kartal'ın tercihlerini kaleme aldı.

Uğur Meleke (Hürriyet): "Oğuz'un Oyundan Çıkıp Kerim'in Kaldığı O An"
Uğur Meleke, Slavia Prag'ın dinamizmine ve Fenerbahçe'nin ikinci yarıdaki hamlelerine değindiği yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Slavia Prag, şu anda Çek futbolunun lokomotifi. Ama başarıları sadece yerel platformda kalmadı, 9 yıldır takımı çalıştıran Trpisovksy ile uluslararası arenada da keskin bir yer edinmeyi başardılar. Dokuz sezondur üst üste Avrupa’da gruplarda mücadele ediyorlar. (...) Böyle genç ve dinamik bir takıma karşı muhakkak hızlı başlamalısınız, genç Çekler henüz stat ve atmosfer etkisini üzerlerinden atamadan almalısınız kontrolü. Fenerbahçe de öyle yaptı. Bence şu anda Süper Lig’in en formda yerli oyuncusu olan Oğuz Aydın’la hesabı açtılar. Merkeze geldiğinde, kaleye yaklaştığında gol şansı artan Greenwood’la da on dakika içinde ikiyi buldular. Ancak İsmail Kartal özellikle ikinci devrede değişiklik zamanlamaları ve seçimleri konusunda öyle yanlışlar yaptı ki, adeta Slavia’yı kendi eliyle ortak etti maça. Yenilen birinci golde Guendouzi’nin net bir hatası var. Sırtı dönük aldığı paslarda Gençlerbirliği ve Slavia önünde benzer hatalar yapması acaba saçının görüşünü kısıtlamasıyla ilgili olabilir mi diye düşünmeye başladım ben artık. Ayrıca sahanın iyilerinden Oğuz’un oyundan erken çıkıp Kerem’in kalması da akıl almaz bir karardı bence. O değişiklikten sonra Slavia Prag’lı futbolcuların puan için daha fazla umutlandığına eminim ben."

Cem Dizdar (Fanatik): "Durduk Yere"
Cem Dizdar, Fenerbahçe'nin oyundaki kırılma anlarını ve tribün tepkilerini şu ifadelerle aktardı:
"Başlangıcı, istatistik verileri ışığında, fevkalade yaptı Fenerbahçe. Veriler 0-15 dakikalar arasında en çok skor ürettiğini anlatıyordu. Öyle de oldu. Özellikle Greenwood golü tasarım ve uygulama açısından örnek sayılabilecek nitelikteydi ve 11. dakikada 2-0 öndeydi Fenerbahçe. Ancak ilk devrede iki önemli sıkıntı da yaşamadılar değil. İlkinde Ederson ile Guendouzi bağlantısındaki uyumsuzluktan gol yediler. Yetmedi, Ake sakatlanıp çıktı. Dolayısıyla başlangıçta inşa edilen denge durduk yere akamete uğradı. (...) Kendi alanlarından başlattıkları hücumla maçı 90’da beraberliğe getirdi rakip. Belki bir çok sorun vardı sahada, ancak en büyüğü maç sonu 'İsmail istifa' sloganlarıyla dile getirilen öfke oldu. Bu öfkeyle göndermelerin ya da umutla para saçıp getirmelerin fayda sağlamadığını kavradığımızda işlerin yoluna girmesi için ilk büyük adımımızı da atmış olacağız."

Güntekin Onay (Hürriyet): "Dakikalar İlerledikçe Adeta Eridi"
Güntekin Onay, takımın fiziksel gerilemesini ve oyuncu tercihlerini şu sözlerle eleştirdi:
"Fenerbahçe için her şey ne kadar da iyi başladı. Henüz 11’nci dakikada bir şampiyonlar ligi maçında hem de iç sahada 2-0’ı bulmak olabilecek en ideal başlangıç. Ancak Guendouzi’nin asisti ile o dakikaya kadar Fenerbahçe kalesini organize bir atak dahi yapamayan Slavia Prag takımı bu hediye ile maça tutundu. Slavia Prag saha içi organizyonu iyi ve 23.5 yaş ortalamasıyla çok koşan bir takım ancak kesinlikle yetenekleri kısıtlı bir kadroya sahipler. Yoğun maç takviminde fazla rotasyon şansı olmadığı için hep aynı isimlerle oynayan Fenerbahçe dakikalar ilerledikçe fiziksel olarak düştü; ikinci yarıda ise adeta güç olarak eridi. (...) Tuhaf olan şu takımın dayanıklılığı en yüksek oyuncusu 35 yaşındaki Kante... Emektar Fransız maç boyunca çok efor sarfetti, top kazandı, dribbling yaptı, az pas hatasıyla oynadı. Ayrıca Nene asla bu seviyenin oyuncusu değil. Topun rakip yarı alanda Fenerbahçe’de kalmamasının nedenlerinden biri Nene’nin saha içindeki varlığı... Top tutamıyor, ikili mücadelelerde çok kuvvetsiz kalıyor. Asla harika futbol oynayan Oğuz çıkmamalıydı. Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Liginde bundan sonraki maçı Liverpool ile... 2-0 öne geçtiğin bir maçta grubun en mütevazı takımlarından birini yenemiyorsan 3 puanı hangi maçta alacaksın?"

Serkan Akcan (Fanatik): "Guendouzi İzin Verseydi"
Serkan Akcan, momentum kaybına ve teknik heyetin kredisine odaklandığı yazısında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bir Şampiyonlar Ligi maçı başlangıcı hayal et deseler İsmail Kartal’ın rüyası Slavia Prag’ın ilk 15 dakikası olurdu sanırım. Oğuz’dan bir jeneriklik gol, peşinden Greenwood’un fişi çektirecek sayısı. Bir peri masalı gibiydi bu bölüm. Ta ki Guendouzi’nin sakarlığına kadar. Fransız orta sahanın bu kaçıncı basit hatası, hatırlamakta zorlanıyor insan ama sık tekrarlamaya başladı. Fenerbahçe tam 2-0’ı bulmuş, rüzgarı yelkenlerine dolduruyorken Ederson’dan aldığı pası rakibine asist olarak iade edince, işler bir anda değişti. (...) Slavia, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde karşılaştığı ve bundan sonra karşılaşacağı rakipler arasında belki de en vasatıydı. Bu maçı 2-0’dan 2-2’ye getirmek İsmail Kartal’ı da futbolcularını da olduklarından çok daha kötü gösterdi. Bundan sonra İsmail hocanın kredisi sıfıra kadar indi. Derbinin skoruna göre hayatı çok daha zorlaşabilir. Kötü sonuca rağmen iyi diyebileceğimiz tek detay sanırım Oğuz Aydın’ın performansı."

Ömer Üründül (Sabah): "İsmail Kartal’a Olumsuz Eleştirim Yok"
Ömer Üründül, sahadaki taktik planı ve şans faktörünü şu ifadelerle savundu:
"F.Bahçe maça çok hırslı ve alışılmışın dışında bir tempoyla başladı. Önce Oğuz mükemmel bir gol attı. Hemen sonrasında da Greenwood klas bir vuruşla farkı ikiye çıkardı. Her şey tozpembeydi ama beklenmedik bir anda Guendouzi'nin hatasıyla fark bire indi. Bu gole rağmen Fenerbahçe bir şok yaşamadı. (...) Bu maç için İsmail Kartal'a yapacağım olumsuz bir eleştiri yok. Çünkü değişik bir düzen denedi. Oğuz'u sağ açıkta, Greenwood'u forvet arkası orta sahada oynattı. Ben bunu çok doğru bulmasam da bu iki oyuncudan 11 dakikada iki gol buldu. Bir de Nene'yi oyuna aldıktan bir dakika sonra Nene golü atsa bu da Kartal'ın doğru hamlesi olacaktı. Maalesef futbol biraz da şans istiyor. Bu şoktan sonra ikinci şok da derbi öncesi kadroda alternatifi olmayan tek oyuncu olan Ake'nin sakatlığıydı."
Halil Özer (Milliyet): "İnanılmaz Ama Gerçek"
Halil Özer, puan kaybının sorumluluğunu doğrudan teknik yönetime bağladığı yazısında şunları kaydetti:
"Fenerbahçe’nin artık İsmail hoca ile olmayacağını anlaması için başına kaç tane daha felaket gelmesi gerekir.. Bence dün aldığı beraberlik Aston Villa maçından bile daha ağır bir sonuç. Yani bu hocayla bu işler artık olmuyor. Adam yetersiz ve hocalık yetenekleri eksik. Koskoca kulüp böylesine yoksun bir hocaya bu kadar nasıl bağımlı olabilir. İnanılır gibi değil. (...) Şimdi dün iki güzel golle öne geçmişsin. Maç keyifli gidiyor. Gollerin arkası da gelebilir. Ama hiç ortada pozisyon bile yokken Guendouzi öyle bir hata yapıyor ki Prag’ı hiç aklında yokken maça ortak ediyor. (...) Tabii bir de İsmail hocanın Greenwood ve takımın en iyisi Oğuz’u çıkarması da maçın sonucuna doğrudan etki yaptı. Çünkü iki oyuncu çıkınca rakip tamamen yüklenmeye başladı. Daha da rahatladı. İyi pas yaptı. Fenerbahçe ise bir türlü oyunu kontrol altına alamadı."
Bülent Timurlenk (Sabah): "2 Tulumba ve Sonrası"
Bülent Timurlenk, mücadelenin gidişatını ve yaklaşan derbi hazırlığını şu şekilde anlattı:
"Dün de F.Bahçe Stadı'na gelenler maça iki tulumbayı mideye indirerek başlayan bir takım gördüler. Önce Oğuz'un nefis golü, ardından Greenwood'un güzel golü. Daha 11. dakikada 'farka gider' havası vardı maçta. (...) Kartal'ın, İrfan'ı dinlendirip Greenwood'u Vedat'ın arkasına koyması, Lukaku'yu dinlendirmesi, Kerem'i ilk 11'de başlatması bütün bunların hepsi pazartesi günkü derbinin 11'ine hazırlıktı. O iki tulumba tatlısının üzerine Ederson-Guendouzi'nin oyun kurarken fahiş hatası ortamı ekşitti. Çeklerin bireysel hatadan golle maçın içinde kalması, ikinci yarıda F.Bahçe'nin rakibi ile topa sahip olmayı eşit paylaşması sonrasında ve hücumdaki verimsizlikle oyunu bıçak sırtı bir son çeyreğe soktu… Kartal, Prag'ı bir düşündüyse G.Saray üzerine 5 kez kafa patlatacak."
Mert Aydın (Milliyet): "Kartal Bu Yükü Taşır mı?"
Mert Aydın ise karşılaşmanın psikolojik kırılmalarını ve teknik direktör üzerindeki baskıyı şu cümlelerle özetledi:
"Geçen haftaki Aston Villa felaketinin ardından Fenerbahçe hem takımıyla hem seyircisiyle maça öyle başladı ki, Slavialı oyuncular daha atmosfere alışamadan 2-0 oldu skor. Dünya üzerindeki Fenerbahçeliler’in büyük çoğunluğu yılların tecrübesiyle şöyle düşündü: 'Mümkün değil. Bu şekilde rahat maç kazanmak bize göre bir şey değil'. Bu düşünceleri haklı çıkarma görevi Guendouzi’ye düştü. Ortada fol yok yumurta yok topu ceza alanının önünde rakip futbolcunun önüne yuvarladı. (...) Guendouzi’nin gol dışında da hataları orta sahayı oyundan düşürdü. Hem de Kante’nin enerjik seviyesine rağmen. Oğuz, takımın en iyilerinden biriyken onun da ilk çıkanlardan olması ilginçti. (...) Galatasaray maçı öncesi Şampiyonlar Ligi’nde böyle bir sonuç alınması gerçek anlamda düşünülebilecek en kötü senaryoydu. Ama artık İsmail Hoca’nın üzerindeki yük birkaç katına çıktı."




