Fransa'da eylül ayında eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan protestolar, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar ve yetersiz okul koşullarına tepki gösterenöğrenciler, zamanla hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerine ilişkin taleplerini de gündeme taşıdı.
Hareketin dikkat çeken ilk eylemlerinden biri 17 Eylül'de Paris yakınlarındaki Créteil kentindegerçekleştirildi. Antoine de Saint-Exupéry Lisesi'nde öğretmenler personel yetersizliği nedeniylegreve giderken öğrenciler ve veliler de okul girişini kapatarak eyleme destek verdi.
Sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından farklı kentlerdeki lise öğrencileri de protestolara katıldı.
ABD merkezli araştırma kuruluşu Council on Foreign Relations'ın (CFR) 28 Ekim tarihli analizinegöre, eylül ve ekim aylarında devam eden gösteriler Fransa'da binden fazla liseyi etkiledi.
Öğrenci eylemlerine sendikalar ve işçiler de katıldı
Başlangıçta eğitim sistemindeki sorunlara odaklanan protestolar, ilerleyen günlerde daha genişbir toplumsal hareketliliğe dönüştü.
Üniversite öğrencileri, işçi sendikaları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının da katılmasıyla gösterilerinkapsamı genişledi. Fransa'da 17, 24 ve 31 Ekim tarihlerinde düzenlenen eylemlerde özellikle çalışanlarınalım gücü, ücretler ve artan yaşam maliyetleri öne çıktı.
3 Kasım'da Paris, Lyon ve Rennes başta olmak üzere farklı kentlerde lise öğrencileri yeniden okulgirişlerinde protestolar gerçekleştirdi.
Eylemlerin boyutuna ilişkin açıklamalarda ise farklı rakamlar paylaşıldı. Fransız makamları 48 lisenin blokeedildiğini bildirirken öğrenci sendikası Union Syndicale Lycéenne bu sayının 500 olduğunu ileri sürdü.
Paris'te 7 ülkeden ortak protesto kararı
Fransa'da büyüyen toplumsal hareketlilik, 3 Kasım'da Paris'te düzenlenen uluslararası toplantıylaAvrupa gündemine taşındı.
İspanya'daki Kiracı Sendikaları Konfederasyonunun girişimiyle gerçekleştirilen toplantıya Fransa,İspanya, Birleşik Krallık, Belçika, İtalya, Portekiz ve Yunanistan'dan sendika ve sivil toplum kuruluşlarınıntemsilcileri katıldı.
Görüşmelerin ardından 20, 21 ve 22 Kasım 2026 tarihlerinde Avrupa'nın farklı kentlerinde eş zamanlıprotestolar düzenlenmesi çağrısı yapıldı.
Toplantıda barınma hakkı savunucuları, işçi sendikaları, öğrenci örgütleri ve iklim hareketlerinin temsilcileride yer aldı.
Avrupa'daki protestoların merkezinde kira ve hayat pahalılığı var
Paris'teki toplantıda üzerinde uzlaşılan ortak eylem çağrısında, Avrupa genelinde yükselen yaşammaliyetlerine dikkat çekildi.
Özellikle konut fiyatları ve kiralardaki artışın barınma sorununu derinleştirdiğini savunan kuruluşlar, gıda,ulaşım ve enerji giderlerinin de geniş toplum kesimleri üzerinde ekonomik baskı oluşturduğunu belirtti.
Ortak açıklamada öne çıkan talepler şöyle sıralandı:
- Barınma hakkının güvence altına alınması.
- Kira ve konut fiyatlarının kontrol altına alınması.
- Gıda ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi.
- Çalışanların ücretleri ve emekli maaşlarının artırılması.
- Eğitim ve sağlık hizmetlerinin korunması.
- Gelir eşitsizliğini azaltacak vergi düzenlemelerinin yapılması.
- Silahlanma harcamalarının azaltılması.
Kuruluşlar, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesini ve temel ihtiyaçlara erişimin kolaylaştırılmasını daortak talepleri arasında gösterdi.
Fransa'daki öğrenci sendikası avrupa çapındaki çağrıya katıldı
Paris'teki toplantının dikkat çeken katılımcıları arasında Fransa'daki lise protestolarında öne çıkanUnion Syndicale Lycéenne (USL) de yer aldı.
Fransa'nın köklü sendikalarından CGT ve Solidaires'in yanı sıra barınma hakkı hareketi Droit au Logementve Sarı Yelekliler hareketinin temsilcileri de toplantıya katıldı.
Birleşik Krallık, Yunanistan, Portekiz ve İtalya'dan gelen kuruluşlar da ortak eylem çağrısına destek verdi.
İspanyol kiracı örgütü Sindicat de Llogateres tarafından 3 Kasım'da yayımlanan açıklamada, Fransızlise öğrenci sendikası USL'nin toplantıya katılımı doğrulandı.
Böylece Fransa'daki eğitim protestolarında rol alan öğrencilerin, Avrupa genelindeki ekonomik vesosyal taleplerin ortaklaştırılması sürecinde de yer aldığı görüldü.
Sarı yeleklilerden avrupa genelinde gösteri çağrısı
Toplantıda söz alan İspanyol Kiracılar Sendikaları Konfederasyonu Sözcüsü Carme Arcarazo, Avrupa'dasatın alma gücünün önemli bir sorun haline geldiğini belirtti.
Farklı ülkelerdeki toplumsal hareketlerin ortak bir mücadele takvimi oluşturması amacıyla Paris'tebir araya geldiklerini ifade eden Arcarazo, eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerinin güvence altınaalınması gerektiğini söyledi.
Sarı Yelekliler hareketinin koordinasyon üyelerinden Benjamin Ball da planlanan gösterilerin genişkatılımla gerçekleştirilmesini beklediklerini dile getirdi.
Ball, "Milyonlarca kişi sokaklara ineceğiz ve milyarderlerin değil halkların yönetmesi gerektiğinigöstereceğiz." ifadelerini kullandı.
Eurostat verileri Avrupa'daki konut krizini ortaya koydu
Avrupa'daki protestoların önemli gündem maddelerinden biri olan barınma sorunu, Avrupa İstatistikOfisi Eurostat'ın açıkladığı verilerde de öne çıktı.
1 Ekim 2026 tarihli Eurostat verilerine göre, Avrupa Birliği'nde konut satış fiyatları 2026'nın ikinciçeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,7 arttı. Aynı dönemde kiralardaki yıllık artışyüzde 3 olarak kaydedildi.
Bir önceki çeyrekle karşılaştırıldığında ise konut fiyatları yüzde 1,2, kiralar yüzde 0,7 yükseldi.
Bu veriler, Avrupa genelinde konut ve kira maliyetlerinin protestoların merkezine yerleşmesindeetkili olan ekonomik koşulları ortaya koydu.
Avrupa'da enflasyon ve enerji fiyatları da gündemde
Hayat pahalılığına yönelik tepkilerin bir diğer önemli nedeni enerji maliyetleri oldu.
Eurostat'ın 16 Ekim'de yayımladığı verilere göre, eylül ayında hem avro bölgesinde hem de AvrupaBirliği genelinde yıllık enflasyon yüzde 3,8 olarak gerçekleşti.
Enerji fiyatları da yıllık enflasyona katkı sağlayan önemli kalemlerden biri olarak öne çıktı.
Konut, gıda ve enerji harcamalarındaki artışın özellikle dar gelirli aileler, öğrenciler, emekliler ve çalışanlarüzerindeki etkisi, protestoların ortak gündemini oluşturdu.
Fransa'daki protestolar 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini etkiler mi?
Fransa'da büyüyen protestolar, Nisan 2027'de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindesiyasi açıdan da yakından takip ediliyor.
Council on Foreign Relations'ın 28 Ekim tarihli analizinde, öğrenci protestolarının ülkedeki siyasikutuplaşma üzerindeki olası etkileri değerlendirildi.
Analizde, gösteriler sırasında yaşanabilecek şiddet olaylarının güvenlik ve kamu düzeni tartışmalarınıgündeme taşıyabileceği belirtildi. Bu tartışmaların aşırı sağ partilerin güvenlik politikalarına ilişkinsöylemlerini öne çıkarabileceği değerlendirilirken öğrenci hareketinin genç seçmenler arasındasol partilere yönelik ilgiyi artırabileceği ihtimali de ele alındı.
Ancak protestoların seçim sonuçlarına nasıl yansıyacağı konusunda kesin bir değerlendirme bulunmuyor.
Eylemlerin temelinde ise eğitim koşulları, kamu hizmetleri, gelir dağılımı ve hayat pahalılığına yönelikekonomik ve sosyal talepler yer alıyor.
Avrupa genelindeki protestolar için tarih netleşti
Paris'te gerçekleştirilen toplantının ardından belirlenen ortak eylem takvimi, 20-22 Kasım 2026tarihlerini kapsıyor.
Fransa, İspanya, Birleşik Krallık, Belçika, İtalya, Portekiz ve Yunanistan'daki kuruluşların çağrısıylafarklı Avrupa kentlerinde koordineli gösteriler düzenlenmesi hedefleniyor.
Organizasyonun amacı yalnızca Fransa'da başlayan öğrenci protestolarını Avrupa'ya taşımak değil.Farklı ülkelerde devam eden kira, barınma, ücret ve hayat pahalılığı odaklı hareketlerin ortak talepleretrafında buluşması amaçlanıyor.
Gösterilerin katılım düzeyi ve Avrupa siyasetindeki yansımaları ise eylemlerin ardından daha netortaya çıkacak.




