Yeşil sahalarda sergiledikleri performansla forvetlerin çekindiği isimler haline gelen savunma oyuncuları, takımlarının arka hattındaki sorumluluklarının yanı sıra hücum organizasyonlarında da kritik roller üstlendi. Defans oyuncuları, Dünya Kupası tarihinde de birçok kez turnuvanın kaderini belirleyen isimler arasında yer aldı.
Batı Almanya'nın efsane futbolcularından Franz Beckenbauer ile İngiltere Milli Takımı'nın kaptanı Bobby Moore, liderlik özellikleriyle ön plana çıktı. Her iki isim de savunmadaki etkilerinin yanı sıra takımlarına saha içinde yön veren oyuncular olarak hafızalara kazındı.
İtalyan futbolunun önemli savunmacıları Paolo Maldini ve Fabio Cannavaro ise Dünya Kupası'nda gösterdikleri istikrarlı performansla dikkat çekti. İki oyuncu da turnuvada dörder kez forma giyerek süreklilikleriyle öne çıktı.
Dünya Kupası tarihine damga vuran ve günümüzde aktif futbol yaşamını sürdüremeyen efsane isimler arasından seçilen en iyi 11 savunma oyuncusu şu isimlerden oluştu:
Yeşil sahalarda sergiledikleri performansla forvetlerin çekindiği isimler haline gelen, arka hattaki sorumluluklarının yanında ekiplerinin hücum organizasyonlarında da kritik roller üstlenen defans oyuncuları, dünya kupası organizasyonlarında da çoğunlukla turnuvanın kaderini tayin eden unsurlar oldu. Batı Almanya ekibinin sembol ismi Franz Beckenbauer ile İngiltere'nin kaptanı Bobby Moore liderlik vasıflarıyla ön plana çıkarken, dev turnuvada 4'er kez boy gösteren İtalyan futbolunun kilit isimleri Paolo Maldini ve Fabio Cannavaro devamlılıklarıyla dikkatleri çekti. Büyük turnuvanın geçmişinde, günümüzde aktif olarak oynamayan efsaneler arasından seçilen dünya kupası tarihinin en iyi 11 savunma kadrosu şu isimlerden oluştu:
Dünya Kupası tarihine geçen sambacılar kanatlarda yer alıyor
Brezilya futbolunun ekol isimlerinden Nilton Santos; 1954, 1958 ve 1962 turnuvalarında sergilediği futbolla ülkesinin sembol isimlerinden biri oldu. Başarılı sol bek, takımının taktiksel esnekliğinden faydalanarak süratiyle fark yarattı. Güney Amerika temsilcisinin sağ kanattaki unutulmaz ismi Cafu ise, istikrarlı yapısıyla uzun yıllar gündemde kaldı. Savunma gücünün yanı sıra sağ çizgiyi hücum yönünde de etkili kullanan Cafu; 1994, 1998, 2002 ve 2006 yıllarında olmak üzere 4 kez bu büyük sahnede yer alarak turnuvada 20 maç barajını aşan az sayıdaki isim arasına girdi. Ülkesinin bir diğer efsane sol beki Roberto Carlos da hızı ve sert vuruşlarıyla futbolseverlerin hafızasında yer edindi. Türkiye'de de futbolcu ve teknik direktör olarak görev alan Carlos, 17 müsabaka ile turnuvada en çok forma giyen oyuncular arasında üst basamaklarda bulunuyor.
Lider özellikleri ve taktik zekalarıyla öne çıkan efsane kaptanlar
İtalyan futbolunun 1960'lardaki kilit ismi Giacinto Facchetti, yüksek savunma becerisiyle 1966, 1970 ve 1974 turnuvalarında ülkesini başarıyla temsil etti. İngiliz futbolunun unutulmaz lideri Bobby Moore ise 108 kez taşıdığı milli formayla 1962, 1966 ve 1970 organizasyonlarında sahne aldı. Takım arkadaşı Bobby Charlton, onun için "Tehlikenin geleceği yeri hisseder ve onu hemen bertaraf ederdi" demişti. Batı Almanya'nın lider karakterli ismi Franz Beckenbauer de 1966, 1970 ve 1974 yıllarında üç kez turnuvada yer aldı. Sıra dışı bir yeteneğe sahip olmamasına rağmen büyük bir yönlendirici olan efsane oyuncu, futbolun kazanma odaklı yapısıyla ilgilenerek başarıyı kovalayan bir profil çizdi. Arjantinli Daniel Passarella da tıpkı Beckenbauer gibi lider yapısı ve golcü kimliğiyle 70 maçta 22 gole imza attı ve turnuva tarihine "Kupayı elinize aldığınızda hiçbir şey hissetmiyorsunuz" sözleriyle geçti.
İtalyan ekolünün Dünya Kupası organizasyonlarında devleşen stoperleri
Kariyeri boyunca hiç kırmızı veya sarı kart görmeyerek centilmenliğiyle tanınan Gaetano Scirea, İtalya'nın 1978, 1982 ve 1986 kadrolarının temel taşını oluşturdu. Çizme futbolunun bir diğer unutulmaz ismi Franco Baresi ise yüksek oyun okuma kabiliyeti ve tekniğiyle 1990 ile 1994 yıllarında savunmanın merkezinde görev yaptı. Tüm zamanların en büyük oyuncuları arasında gösterilen Paolo Maldini, 4 farklı turnuvada İtalya formasını terletti.
Ünlü teknik adam Sir Alex Ferguson, onu çağdaşlarıyla kıyaslarken şu ifadeleri kullanmıştı:
"Hiç şüphesiz, benim favorim Paolo Maldini. Rekabet ruhu ve sporculuğuyla dünyanın en iyi tekniğine sahip olmasa bile Milano takımlarını etkilemiştir." değerlendirmesinde bulunmuştu. Listenin son ismi Fabio Cannavaro ise hava toplarındaki üstünlüğü ve sıçrama yeteneğiyle öne çıktı. Karl-Heinz Rummenigge, 2006 yılındaki şampiyonluğun ardından İtalyan kaptan için "Dünya Kupası'nı hemen hemen kendi başına kazandı."

