Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim karşısına çıkan ‘yanıltıcı bilgiyi yayma’ ve ‘gizliliğin ihlali’ suçlamalarından toplam 8 yıla kadar hapis cezası istenen gazeteci İsmail Arı ilk duruşmada tahliye oldu.

75 gündür Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gazeteci İsmail Arı’nın yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesi gazeteci meslek örgütleri, çok yoğun bir katılımla adliye önünde basın açıklaması yaparak, İsmail Arı ve diğer tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

Katılımcılar salona sığmadı

Duruşma, Adliye’nin 5. Katında bulunan 2. Asliye Ceza Mahkemesi salonunun darlığı nedeniyle, 15. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı.

Büyük bir salon olmasına rağmen yine katılımcıların birçoğu duruşmayı ayakta izlemek zorunda kaldı. İsmail Arı, duruşma salonuna jandarmalar eşliğinde getirildiğinde salonda adeta alkış tufanı koptu ve dakikalarca sürdü. 40’a yakın avukatın Arı’ya destek verdiği duruşma, kimlik tespitinin ardından başladı.

İsmail Arı’nın avukatlarından Kerem Altıparmak Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını kaynak göstererek ifade özgürlüğünün hedef alındığını savundu. Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin, yanıltıcı bilginin kamuoyuna yayılmasını suç sayan hükmünün “gazetecileri hedef almak için bir araç haline geldiğini” belirten Altıparmak, savunmanın, dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne sevkini talep etiğini söyledi.

Bu talebin reddedilmesinin ardından savunmaya geçildi. Söz alan Avukat Ali Deniz Ceylan, iddianamenin özetinin okunmasını talep etti. Hakim dava konusunun iddianamede yazılı olaylar ve konulardan ibaret olduğunu ve bunun dışında yargılama konusu olamayacağını söyledi. Hakim, iddia makamından ayrıca beyan alınmasına yer olmadığını da söyleyerek, iddianameyi ve suçlamaları özet olarak okudu.

Ismail Arı-3

Arı savunması için SEGBİS kaydı istedi

İsmail Arı savunmasının SESBİS aracılığıyla kayıt altına alınmasını istedi. Ancak bu isteği reddedildi.

Arı'nın savunmasının birebir hakim tarafından tutanağa geçirilmeye başlanması üzerine avukatlar itiraz ederek; bunun hem duruşmayı uzattığı hem de savunma insicamını bozduğunu ifade ettiler. Bunun üzerine duruşmaya SEGBİS sisteminin çalıştırılması için ara verildi.

Muğla'da yangın önlemleri artırıldı: Ekipler ormanları 24 saat izliyor
Muğla'da yangın önlemleri artırıldı: Ekipler ormanları 24 saat izliyor
İçeriği Görüntüle

“Kendimi değil tüm gazetecileri savunmak için buradayım”

Altı sayfalık savunmasını okuyan İsmail Arı şunları ifade etti:

“Buradan kendimi savunmak için değil, tüm gazetecileri savunmak için buradayım. 75 gündür yatarı olmayan bir suç iddiasıyla cezaevinde tutkuluyum. 75 gündür 58 satırlık bir iddianame ile cezaevindeyim. Gazetecilik faaliyetim engelleniyor. 75 gündür kapasitenin çok üstünde bir koğuştayım, yerde yatıyorum. Anayasada 'Basın hürdür, sansür edilemez' denilmesine rağmen anayasa ve hukuk ayaklar altına alınarak altına alınarak tutuklandım."

Ismaill Arı

Gözaltı süreci için suç duyurusu

Savunmasında gözaltı sürecini anlatan İsmail Arı, bayramda aile ziyaretinde olduğu sırada Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alındığını hatırlatarak, kendi ailesinin adresleri yerine eşinin ailesinin adresinde gözaltına alındığını söyledi. burada Arı, "Usulsüz bir sekilde telefon baz sinyalime bakıldığını düşünüyorum" diyerek, mahkemenin bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmasını istedi.

Çıplak aramak isteyen polislere suç duyurusu

Gözaltı sürecinde telefonuna hakim kararı olmaksızın 4 polis tarafından el konulduğunu, itirazı ve mahkeme kararı sorulması üzerine Turhal İlçe Emniyet Müdürlüğü bahçesinde telefonunun yakınlarına teslim edildiğini anlatan Arı, bu uygulamayı yapan polisler hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Arı daha sonra kendisinin çıplak aramanmak istendiğini, pantolonunu indirerek eğilmesinin istendiğini, ama kendisinin bunu yapmadığını söyledi. Arı, kendisine çıplak arama yapmak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisleri hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

''Suç örgütü lideriymişim gibi operasyon düzenlendi”

Ev baskını ve gözaltına alınmasını, “sanki suç örgütü lideriymiş gibi operasyon düzenlenmesi” olarak ifade eden Arı, “Jandarma ve polis tarafından eş zamanlı olarak bir suç örgütü liderine operasyon düzenler gibi eşimin akrabalarının evine operasyon düzenlendi" diyerek şu ifadeleri kullandı:

"Emniyet ifadem tamamlandıktan sonra savcının yeni video paylaşımlar göndermesi uzerine ifadem yeniden başladı. Yani benim soruşturma dosyam gözaltı sürecimde oluşturuldu. Savcı ifademi bile almadan tutuklamaya sevk edildim."

“Erdoğan ailesi bile rahatsız olmamışken”

Tutuklanmasına neden olan haberlerinin arkasında olduğunu belirten Arı, hakkında suçlamaları reddetti. Arı, savunmasında şunları ifade etti:

"Söz konusu videodan Erdoğan ailesi rahatsız olmamış, iddia makamı rahatsız olmuştur. İddianamede ‘muhtemel’ gibi ifadeler yer alıyor. Ben bu nedenle 75 gündür cezaevindeyim. Haberimin arkasındayım. İddianamede gerçekler alenen perdeleniyor. TCK 217/A kapsamında yöneltilen tüm suçlamaları reddediyorum.”

Tahliye ve beraatini istedi

Yaptığı haberler nedeniyle ödüller aldığını da hatırlatan Arı, "Size şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. Yunus Emre Vakfı davasını siz yürüttünüz Sayın Hâkim. Ben, izlediğim ve haberleştirdiğim dava nedeniyle bugün yargılanıyorum. Yunus Emre Vakfı’na ilişkin haberimle üç ayrı ödül aldım. Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullanıyorum. Halk için gazetecilik yaptım. Çok fazla tehdit edildim ama halk için gazetecilik yapmaya devam ettim. Tutuklanınca insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Tutukluluğuma itiraz etmek için çeşitli eylemler gerçekleştirildi. Ben tertemiz gazetecilik yaptım, bu yüzden cezalandırıldım. Bana yapılan eziyeti sağır sultan duydu, yargı organları duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum."

İsmail Arı’nın ardından avukatlar savunma yaptılar. Avukat Kerem Altıparmak, Arı'nın yargılanma nedeninin "gazetecilik yaptığı için susturulmak" olduğunu söyledi. Gözaltı sürecine değinen Altıparmak, Arı'ya yönelik herhangi bir şikâyet olmadığının da altını çizerek, dava dosyasının içinde bir şikâyet ya da belge bulunmadığını da söyledi. Altıparmak, “Gözaltına alındığında savcıyı bile göremedik. Soru edilen görüntüleri de görmedik. 217/A maddesi gösteriliyor, ama gerçekler nerede? Hiçbir yerde görünmüyor. Gerçeğe aykırı bir şey söylendiğini söylüyorsunuz ama neyin gerçeğe aykırı olduğunu söylemiyorsunuz. Görüntüler izlense, iddianamenin gerçeklikten ne kadar farklı olduğu açıkça ortaya çıkacak" dedi.

Savcı tutukluluğunun devamını istedi

Diğer avukatların da savunmaların ardından mütalaası sorulan savcı 2,5 aydır cezaevinde bulunan Arı'nın tutukluluk halinin devamını talep etti.

Bunun üzerine salondan tepki sesleri yükseldi. Avukatların da itirazları sonrası kararı açıklayan hakim, “sanığın savunmasının alınmış olması, tutuklu bulunduğu süre göz önünde bulundurulduğunda, sanığın delillerin karartılmasına yönelik bir imkanının olmaması, sabit ikametgah sahibi olması birlikte değerlendirildiğine tutuklama koğuşlarının ortadan kalktığı anlaşıldığından tahliyesine” diye kararını açıkladı. Arı’nın bir sonraki duruşması 9 Ekim 2026 günü saat 14.00’te görülecek.

Mahkeme kayıtları istedi

Mahkeme başkanı ayrıca iddianamede yer alan haber ve sosyal medya paylaşımlarının bir bütün olarak internet ortamından alınarak herhangi bir dijital kaydının yapılıp yapılmadığının Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne sorulmasına ve varsa bir örneğinin mahkemeye sunulmasına da karar verdi. Yine söz konusu paylaşımların incelenmesi amacıyla bir bilirkişi görevlendirilmesi kararı veren mahkeme başkanı, bilirkişiden, içerikleri doğrudan kaynaklarından tespit ederek görüntü kayıtları ve video çözümlemeleriyle birlikte mahkemeye sunması istendi.

Mahkeme, iddianamede adı geçen vakıfların kamuya yararlı vakıf statüsünde olup olmadıkları ile vergi muafiyetine sahip bulunup bulunmadıklarının tespiti amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına da karar verdi.

Mahkeme, savunmada değinilen Yunus Emre Vakfı’na ilişkin diğer dava dosyalarının ve bu dosyalardaki iddianamelerin ilgili mahkemelerden istenmesi ve söz konusu soruşturmalarda gizlilik kararı bulunup bulunmadığının da sorulması istedi.

Arı’nın suç duyuruları kabul edildi

İsmail Arı’nın, bayramda Tokat'ta gözaltına alınmasıyla ilgili "Usulsüz bir şekilde telefon baz sinyaline bakılması”yla ilgili suç duyurusu da kabul edildi. Arı’yı çıplak aramak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisleri hakkında da suç duyurusu talebi kabul edildi.

Muhabir: Sultan Özer