Sarıgül ailesine yönelik yürütülen adli soruşturma çerçevesinde gözaltına alınarak sevk edildiği mahkemece tutuklanan gazeteci Murat Ağırel'in İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği ifade tutanakları kamuoyuna yansıdı. Şikâyetçilerin iddiaları doğrultusunda "yapmadığı haber üzerinden örgüte bilgi sızdırmakla" suçlanan Ağırel, ifadesinde belgelerin sıhhatini araştırdığını, şarta bağlı gazetecilik yapmayacağını ve iddiaların muhataplarına yanıt hakkı tanıdığını belirterek, "Bu dosyanın olsa olsa tanığı olurum, şüphelisi değil" dedi.
Emniyette iki soru yöneltildi
Onlar TV'nin aktardığı bilgilere göre, adli kontrol kapsamında ayağında elektronik kelepçe bulunurken sabah saat 06.00'da evine yapılan baskınla gözaltına alınan Ağırel'e emniyette soruşturmanın müştekileri Sinan Çampınar ile iş ortağı Kai Precat'ın beyanları soruldu.
Müşteki Sinan Çampınar'ın "Murat Ağırel’e teslim ettiğimiz materyallerin kısa sürede Sarıgül tarafınca öğrenilmiş olabileceğine dair izlenimim Türkiye’ye gelerek şahsen ifade vermemiş olmamın önemli nedenlerinden biridir" şeklindeki ifadesi ile Precat'ın "Ağırel bunları paylaşacağını söyledi ancak paylaşmadı, bilgileri Mustafa Sarıgül’e verdi, ardından Çampınar tehdit aldı" iddiaları üzerine Ağırel şu yanıtı verdi:
"İfadeleri okudum. Neden burada olduğumu hâlâ anlamış değilim. En fazla bu soruşturmada bilgisine başvurulan olmam gerekirken ayağımda elektronik kelepçe bulunmasına rağmen evim sabah saat 06.00’da polisler tarafından basıldı."
Gökçek Dosyası ve şarta bağlı yayın taleebi
İfadesinde sürecin başlangıcını anlatan Ağırel, Almanya'da Gökçek ailesine ait gayrimenkul iddialarını araştırdığı sırada bir avukat aracılığıyla Sinan Çampınar'ın isminin gündeme geldiğini kaydetti. Çampınar'ın kendisine Osman Gökçek hakkında 150-200 milyon avroluk bir yatırım iddiasından bahsettiğini aktaran Ağırel, söz konusu anlatımları ilk etapta tutarlı bulmadığını belirtti:
"Kendisinde evrak, belge olup olmadığını sordum ve istedim. Kendisi Osman Gökçek isimli şahıstan daha büyük bir skandalın olduğunu söyledi. Mustafa Sarıgül hakkında iddialarda bulundu. Eğer belge varsa haber değeri varsa araştıracağımı beyan ettim."
Gökçek haberlerinin ardından Çampınar'ın Almanya kodlu bir numaradan kendisini aramayı sürdürdüğünü ifade eden Ağırel, gönderilen video ve ses kayıtlarının iddiaları kanıtlayıcı nitelikte olmadığını söyledi:
"Kendisine 'İddia ettiğiniz dosya ile ilgili gönderdiklerini inceledim. Gönderdikleriniz iddiaları destekleyici düzeyde değil. Belgeler var ise onu da gönderirseniz incelerim; sözleşmeler, para transferi dekontları, şirket kuruluş evrakları gibi' dedim. Kendisi de 'Hepsi mevcut' diye cevap verdi."
"Gazete yönetimi ve çalışma arkadaşlarımla değerlendirdik"
Çampınar ve yabancı ortaklarının Türkiye'ye gelerek görüşme talebinde bulunması üzerine onları Cumhuriyet Gazetesi'ne davet ettiğini aktaran Ağırel, süreci kurum yöneticileri ve meslektaşlarıyla paylaştığını kaydetti:
"Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mine Hanım’a bilgi verdim. Yayın arkadaşlarım Şule Aydın, Timur Soykan, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’a da bilgi verdim. Konu üzerinde toplantı yaptık. Belgelerin yetersiz olduğunu ancak yeni belgeler sunulması halinde araştırmaya değer olduğunu konuştuk. Belge talep ettik. Sinan Çampınar devamlı izinsiz alınmış ses kaydı ve gizli kaydedilmiş önü arkası olmayan kısa videolar gönderiyordu. Ancak bir türlü iddia ettiği transferlere dair ödeme dekontu veya belge göndermiyordu. Israrla Osman Gökçek ile ilgili şirket bilgilerini göndereceğini, ön şart olarak Sarıgül dosyasının haber yapılmasını istiyordu."
Karşı tarafın kendisini tüm masrafları karşılanmak üzere yurt dışına davet ettiğini, bunu "hakaret ve rüşvet teklifi" sayarak reddettiğini belirten Ağırel, şarta bağlı yayıncılık yapılamayacağını muhatabına yazılı olarak bildirdiğini dile getirdi.
"Kara para akladığını itiraf etti, ses kaydını polise sundum"
Güven vermemesi nedeniyle Çampınar ile yaptığı telefon görüşmelerini kayıt altına aldığını belirten Ağırel, bu dijital kayıtları emniyete sunduğunu söyledi:
"Kendisine herhangi bir para talebimin olup olmadığını sordum. Olmadığını söyledi. Bu konuşmanın devamında Sarıgüller hakkında iddiaları aktardı. Ben 'Yani siz kara para aklıyordunuz aslında' diye sordum. Sinan Çampınar 'Evet öyle, telefonda çok şey oluyor ama ben tırsıyorum Murat Bey' diye cevap verdi. Ben de kendisine 'Tırsmayın, doğruyu anlatın' dedim. Bu görüşmenin videosunu ve deşifresini tarafınıza sunuyorum."
Dekontlar, yanıt hakkı ve Sarıgül Ailesinin avukatıyla görüşme
Süreç içerisinde Çampınar'ın kendisine 100 milyon avro ve 10 milyon avro tutarlarında, gönderici hanesi kapalı iki adet banka transfer dekontu ulaştırdığını söyleyen Ağırel, gazetecilik gereği iddiaları muhataplarına sormak üzere temas kurduğunu anlattı.
Sarıgül ailesinin avukatı Hüma Hanım'ın haberin hazırlığını Timur Soykan'dan öğrenerek kendisiyle irtibat kurduğunu belirten Ağırel, görüşmenin detaylarını şu şekilde aktardı:
"Kendilerini Cumhuriyet Gazetesi’ne davet ettim. Kayıtları gazetemizde mevcuttur. Sinan Çampınar’ın iddialarını sordum, reddettiler. Denizbank’a ait hesap dökümlerini getirmişlerdi. Hüma Hanım şirketlerden bir tanesinin İngiltere’de göründüğünü ancak belgenin altındaki noter imzasının sahte olduğunu, bunları doğrulattıklarını gösterdi. 100 milyon avro ve 10 milyon avroyu sordum; mümkün olmadığını söyleyerek hesap hareketlerini gösterdi. Banka dekontunun numarasını ve tarihini kendisine okudum. Kendisi dekontların gerçeği yansıtmadığını, Emir Sarıgül adına sadece 100 avro geldiğini ve onun da iade edildiğini beyan ederek işlem dökümü sundu. Ayrıca daha önce Sinan Çampınar ile sorun yaşadıklarını, şikâyette bulunduklarını, sulh neticesinde ibra protokolü yaptıklarını aktardı. İddiasına göre 8 milyon avroluk sözleşme 80 milyon avro olarak kayıtlara geçirilmiş ve fark edilince suç duyurusunda bulunulmuştu. Ben kendilerine hiçbir evrak teslim etmedim."
"Emir Sarıgül'ü tanımam, yan yana gelmedim"
Polisin "Materyaller hakkında Abdurrahman Emir Sarıgül ile herhangi bir görüşmeniz oldu mu?" sorusuna karşılık Ağırel, "Abdurrahman Emir Sarıgül ile hiçbir görüşmem olmadı. Kendisini tanımıyorum. Hiçbir zaman yan yana gelmedik, telefonla da görüşmedik. Sadece avukatları Hüma Hanım ile görüştüm" dedi.
"Yayımlanmamış haber üzerinden suçlanıyorum"
Ağırel, ifadesinin ek beyan kısmında mesleki geçmişine ve yürütülen soruşturmanın hukuki çelişkilerine dikkat çekti:
"Uzun zamandır araştırmacı gazetecilik yapıyorum. Yayımlanmış 7 kitabım, binlerce makalem var. Bugüne kadar belgesiz, doğrulanmamış tek bir cümleye yer vermedim. 1 milyar avro aklama iddiası ve bunun bir milletvekili tarafından yapıldığı iddiası sıradan bir haber değildir; sağlam belgeler gerektirir. Çampınar'ın yolladığı dekontları Alman kaynaklarımdan sorgulattığımda gerçeği yansıtmayabileceğini öğrendim. Tam resmi başvuru yapacakken başka bir soruşturma sebebiyle ev hapsine alındım ve dijital materyallerime el konuldu. Şimdi ise ev hapsindeyken, teyit etmeye çalıştığım yayımlanmamış bir haber nedeniyle gözaltına alındım. Ben bu dosyanın olsa olsa tanığı olabilirim, şüphelisi değil."
Geçmişte Mustafa Sarıgül ve Ömer Sarıgül hakkında yasa dışı bahis bağlantılarına dair eleştirel haberler kaleme aldığını da hatırlatan Ağırel, suçlamaları reddetti.
Emniyetten sevk edildi, mahkemece tutuklandı
Emniyet işlemlerinde ilk olarak "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" isnadıyla ifadesi alınan Murat Ağırel, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Savcılık sorgusunda kara para aklama suçlaması yerine "örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek" iddiasıyla nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen gazeteci Ağırel hakkında tutuklama kararı verildi.





