Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci ve yazar, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın ilk kadın Genel Başkanı Şükran Soner için Cumhuriyet Gazetesi'nin İstanbul'daki merkezinde tören düzenlendi.
Meslektaşları, sendikacılar ve sevenlerinin katıldığı törende Soner'in yaklaşık 60 yıllık gazetecilik yaşamı, emek ve demokrasi mücadelesi ile Cumhuriyet Gazetesi'ne katkıları anlatıldı.
Alev Coşkun: “Gazetenin adeta hafızasıydı”
Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Alev Coşkun, törende yaptığı konuşmada Şükran Soner'in Cumhuriyet Gazetesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Soner'in gazetenin hafızası olduğunu belirten Coşkun, gazetecilik yaşamı boyunca emekçilerin ve işçilerin yanında yer aldığını söyledi.
Coşkun, Soner'in yalnızca yazılarıyla değil, sahada ve toplumsal olayların içerisinde aktif olarak yer aldığını ifade etti.
Şükran Soner'in yaklaşık 60 yıllık gazetecilik yaşamı boyunca toplumsal gelişmeleri ve siyasi çalkantıları Cumhuriyet Gazetesi'nin ilkeleri doğrultusunda takip ettiğini belirten Coşkun, Soner'in gazetenin temel değerlerine bağlılığını vurguladı.
Coşkun, Soner'in vefatının Cumhuriyet Gazetesi camiasında büyük üzüntü yarattığını söyledi.
Mine Esen: “Gerçeğin ve adaletin peşinden hiç vazgeçmedi”
Gazeteci Mine Esen de törende Soner'in gazetecilik kariyerini ve Cumhuriyet Gazetesi'ne katkılarını anlattı.
Soner'in emek, insan hakları ve demokrasi mücadelesinin simge isimlerinden biri olduğunu belirten Esen, gazeteciliğe 1960'lı yıllarda başlayan Soner'in Türkiye'nin toplumsal ve siyasi dönüşümlerine yakından tanıklık ettiğini söyledi.
Esen, Soner'in kariyeri boyunca sahada, eylemlerde ve mahkeme salonlarında olduğunu belirterek kadın gazeteciler için de önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.
“Gazetemizin belleği, vicdanı oldu”
Soner'in gazetecilik hayatı boyunca emekçilerin haklarını takip ettiğini ve pek çok önemli konuda haber ve yazılara imza attığını belirten Esen, onun Cumhuriyet Gazetesi'nin belleği ve vicdanı olduğunu söyledi.
Esen, Soner'in meslek ilkelerinden taviz vermeden gazetecilik yaptığını ve meslektaşlarına her zaman destek olduğunu dile getirdi.

DİSK Başkanı Çerkezoğlu: “İşçi sınıfı Şükran ablasını kaybetti”
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da törende yaptığı konuşmada Şükran Soner'in işçi sınıfı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Çerkezoğlu, “İşçi sınıfı Şükran ablasını kaybetti” diyerek Soner'in yaşamı boyunca işçilerin ve emekçilerin yanında olduğunu söyledi.
Soner'in köşe yazılarının işçi sınıfının mücadelesinin önemli dönemeçlerini toplumsal hafızaya kazandırdığını belirten Çerkezoğlu, onun gazeteciliğini umut, mücadele ve direnişle özdeşleştirdi.
TGC Başkanı Vahap Munyar: “Hep yanımızda oldu”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar, Şükran Soner'i mesleğe başladığı ilk yıllardan itibaren tanıdığını belirtti.
Soner'in emekçilerin yanında duran bir gazeteci olduğunu ifade eden Munyar, deneyimini genç gazetecilere hiçbir zaman tepeden bakarak aktarmadığını söyledi:
"Mesleğe ilk başladığım ilk günden itibaren Şükran ablayı sendika muhabiri, emekçinin yanında olan muhabir olarak tanıdım. Ondan çok şey öğrendim" dedi. Munyar, "En önemlisi Şükran abla mesleki tecrübesini yeni başlayanlara tepeden bir kişi olarak sergilemedi hiçbir zaman. Hep yanımızda oldu, hep destekledi. Meslek örgütleriyle çok yakın çalıştı. Son dönemleri ne kadar bizim yanımızda oldu, bize omuz verdi. Önünde saygıyla eğiliyorum"
TGS Başkanı Gökhan Durmuş: “Yaşayan arşivimizdi”
Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş ise Şükran Soner'in sendikanın 74 yıllık tarihinin yaklaşık 60 yılına tanıklık ettiğini belirtti:
"Şükran Soner, Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın 74 yıllık tarihinin 60 yılına tanıklık etmiş, eğitim sekreterliği görevinde bulunmuş, başkan vekilliği yapmış, tarihimizin ilk kadın Genel Başkanı olmuş birisi. Ablamız, başkanımız olduğu kadar da ablamız, yaşayan arşivimizdi" dedi. Durmuş, "Ne zaman sendikanın tarihine dair bir şeyi merak etsen onun kapısını çalardım. Çünkü o bilirdi. 1960 yılından günümüze kadar her zaman bilgi alabileceğimiz, her konuyu ayrıntısına kadar hatırlayan birisiydi" ifadelerini kullandı. Şükran Soner'in bütün gazetecilik hayatını işçi sınıfını takip etmekle ve onların hak ve menfaatlerini ileri taşımak için kalemini bu yönde kullanmakla geçirdiğini belirten Durmuş, "O yüzden minnetle anıyoruz. İyi ki bu dünyadan bir Şükran Soner geçti"
Oğlu Devrim Soner: “Annem demokratik bir ülkede ölemedi”
Törende aile adına konuşan Şükran Soner'in oğlu Devrim Soner de annesinin yaşamı boyunca savunduğu değerlerin önemine dikkat çekti.
Annesiyle gurur duyduklarını belirten Devrim Soner, Soner'in kendilerini de aynı ilkeler doğrultusunda yetiştirdiğini söyledi.
Devrim Soner, “Annem demokratik bir ülkede ölemedi. Bu ülkede daha özgür, daha demokratik bir ülkede yaşamayı becerirsek onu ve onun gibi insanların emekleri de anlam kazanacak” ifadelerini kullandı.
Eyüpsultan Mezarlığı'nda toprağa verilecek
Cumhuriyet Gazetesi'ndeki törenin ardından Şükran Soner'in cenazesi Şişli Camisi'ne götürülecek.
Soner'in cenaze namazı öğle namazının ardından kılınacak. Şükran Soner, Eyüpsultan Mezarlığı'nda toprağa verilecek.





