Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın açıkladığı 2025 yılı verileri, gıda enflasyonunun sadece bir "etiket" sorunu olmadığını, üreticiden markete uzanan zincirde meydana gelen yapısal çatlakları gözler önüne serdi. TZOB verilerine göre 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı yaşanırken, TÜİK ve sektör raporları verileri, bu artışın ardındaki "ithal girdi" gerçeğini ortaya koyuyor.

Gemini Generated Image 304Mej304Mej304M

Marketteki 41 ürünün 28’inde fiyat artışı gerçekleşti

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre, 2025 yılında market raflarında fiyatı takip edilen 41 üründen 28’inde fiyat artışı yaşandı. Geçen yıla kıyasla markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 133,4 oranla limon oldu. Limondaki fiyat artışını yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık ve yüzde 100,8 ile Antep fıstığı takip etti.

Havuç üreticiden markete ulaşana kadar 4,2 kat değerlendi

TZOB’un aralık ayı piyasa verilerine göre, üretici ile market arasındaki fiyat farkının en yüksek olduğu ürün yüzde 324,1 oranıyla havuç oldu. Birliğin verilerine göre tarlada 8 lira olan havuç, markette 33 lira 93 kuruşa satışa sunuldu. Havucu, yüzde 245,6 fiyat farkıyla mandalina ve yüzde 238,5 farkla kabak izledi. Mandalina 3,5 kat, kabak ise 3,4 kat fiyat farkıyla tüketiciye ulaştı.

Gemini Generated Image Ob8Hbpob8Hbpob8H

Gübre fiyatlarında yıllık bazda yüzde 50’yi aşan artış yaşandı

Üreticinin maliyetlerini artıran ve dolaylı olarak raf fiyatlarına yansıyan en büyük kalemlerden biri gübre. Tarım ve Orman Bakanlığı faaliyet raporlarına göre, Türkiye’nin kimyevi gübre hammaddesinde yurt dışına bağımlı olması, küresel fiyat dalgalanmalarının iç piyasaya yansımasında etkili oluyor.

Almanya'da enflasyon temmuzda yüzde 2,8'e yükseldi: Yükselişte enerji fiyatları etkili oldu
Almanya'da enflasyon temmuzda yüzde 2,8'e yükseldi: Yükselişte enerji fiyatları etkili oldu
İçeriği Görüntüle

Tarım ve Orman Bakanlığı ile sektör raporlarına göre, Türkiye gübre hammaddesinde yüzde 90 oranında dışa bağımlı durumda. Özellikle azotlu gübrelerde kullanılan doğalgaz ve diğer hammaddelerin küresel piyasalardaki fiyat dalgalanmaları, doğrudan Türk çiftçisinin maliyetine yansıyor. Türkiye'de kullanılan ürenin yaklaşık yüzde 83'ünün, amonyağın ise yüzde 58'inin ithalat yoluyla karşılanıyor.

Aralık ayında üre gübresi yıllık bazda yüzde 50,9, kompoze gübre ise yüzde 46,3 oranında zamlandı. TZOB raporuna göre çiftçinin üretim maliyetini düşürmeden raf fiyatlarının kalıcı olarak düşmesinin zor olduğu belirtildi.

Thumbs B C 01758D1909B95Cc1B519059E5C8Acaad

Tarımsal girdi enflasyonu yüzde 33’ü geçti

TÜİK tarafından açıklanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerine göre, çiftçinin üretim yaparken kullandığı malzemelerin fiyatı yıllık bazda yüzde 33,66 oranında arttı. TZOB verilerine göre, süt yemi fiyatları yıllık bazda yüzde 29, besi yemi fiyatları ise yüzde 30,6 oranında arttı. Ayrıca üreticinin bir diğer önemli gider kalemi olan mazot fiyatları yıllık bazda yüzde 21,9 oranında artış kaydetti.

İklim stresi rekolteyi vurdu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuraklık haritaları ve iklim raporlarına göre, Türkiye genelinde yağış rejimindeki düzensizlikler tarımsal üretimi tehdit ediyor. Mevsim geçişlerinde seralarda ürün arzının azalması salatalık, patlıcan ve kabak gibi ürünlerde fiyatları yukarı çekti. İklim krizine bağlı olarak yaşanan "yok yılları" ve rekolte kayıpları, arz-talep dengesini bozarak fiyat istikrarsızlığını kalıcı hale getiriyor.

TZOB raporuna göre, seralarda güzlük sezonun bitip baharlık sezon için dikimlerin yapılması ve ürünlerin henüz hasat olgunluğuna gelmemesi nedeniyle arzda azalma yaşandı. Bu durumun salatalık, patlıcan ve kabak gibi ürünlerin üretici fiyatlarında artışa neden olduğu belirtildi.

Thumbs B C 96247775879E4F34689A3B3039A337E5-2

Hal Yasası ve aracı sorunu çözüm bekliyor

Fiyat makasının açılmasındaki bir diğer önemli etken ise tedarik zincirindeki verimsizlikler. Sektör analizlerine göre, ürünün halden çıkıp markete ulaşana kadar geçirdiği evreler, ambalajlama, nakliye ve aracı kârları fiyatı katlıyor. Hal Yasası ile ilgili düzenleme beklentileri sürerken, mevcut sistemde tarladan 5 liraya çıkan bir ürünün tüketiciye 20-25 lira bandında ulaşması, denetim ve lojistik altyapı eksikliğinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Muhabir: Cemre Polat