Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı hitapta, Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi’ni takip etmek isteyen farklı görüşten çok sayıda gazetecinin akreditasyon talebinin reddedilmesini eleştirdi.
Uluslararası zirve öncesinde medyadaki dışlama kararlarını ve ülkede yaşanan son gözaltı süreçlerini aktaran Gökçen, uluslararası kurumların temel özgürlüklerin kısıtlanmasında bir araç olarak kullanılmaması gerektiğini savundu.
"Sadece hükümet yanlısı medya kabul edildi"
Gelecek ay Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak zirve için yürütülen medya kayıt süreçlerindeki eşitsizliğe değinen Gökçen, red mesajlarının gerekçesiz olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"NATO Zirvesi gelecek ay Türkiye’de yapılacak. Farklı siyasi görüşlerden birçok gazeteci zirveyi takip etmek için akreditasyona başvurdu. Sadece hükümet yanlısı medyaya çalışanlar kabul edildi. Diğer herkes aynı mesajı aldı: 'Medya akreditasyon talebinizin bu kez kabul edilmediğini bildirmekten üzüntü duyuyorum. Bu kararın sebeplerini söyleyemem. Karar kesindir.' Reddedilenlerin birçoğu daha önce NATO zirveleri dahil uluslararası etkinleri takip eden isimler. NATO Sözcüsü, NATO’nun ev sahibi ülkenin değerlendirmelerine dayanarak medya erişimini sağlamaya karar verdiğini söyledi."
"Burada iktidar kendi vatandaşlarını NATO'ya şikayet etmiş"
Uygulanan akreditasyon filtresinin NATO'nun temel ilkeleriyle çeliştiğini ve durumun uluslararası bir boyut kazandığını ifade eden Gökçen, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Otoriter hükümetler genelde, uluslararası kurumlarda gerçekleri anlatanları kendi ülkelerini şikayet etmekle suçlarlar. Ama burada tam tersi olmuş. Burada iktidar kendi vatandaşlarını, gazetecileri NATO’ya şikayet etmiş ve NATO da bağımsız medyayı bu şekilde dışlamayı kabul etmiş. Bu ulusal bir sorun değil. Bu NATO’nun savunduğunu iddia ettiği değerlere bağlılığına dair bir sınav. Ne yazık ki bu kısıtlamalar medyayla sınırlı değil. Daha dün 225 kişi gözaltına alındı, 103 kişi tutuklandı. Aralarında avukatlar, çevreciler, sivil toplum aktivistleri ve ekonomi doçenti var. 79 yaşındaki bir kadın mühendis ev hapsine çarptırıldı. Savcılığın tutuklama talebinde 'terör eylemi yapabilecekleri' söylendi; 'eylemi yaptıkları', 'eyleme hazırlandıkları' ya da 'teröristlerle iletişimde oldukları' değil. Sadece 'yapabilecekleri' söylendi. Somut delil sunulmadı. Aynı zamanda internet siteleri ve sosyal medya hesapları erişime engellendi. Ankara’da ana caddeler kapatıldı."
"Demokrasiyi yok etmek için güvenlik gerekçe olamaz"
Konuşmasının son bölümünde doğrudan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) yönetimine seslenen CHP'li Gökçen, hak ve özgürlüklerin korunması çağrısında bulunarak doğrudan şu ifadeleri kullandı:
"Güvenlik, demokrasiyi yok etmek için bir gerekçe olamaz. Uluslararası örgütler temel özgürlüklerin sınırlanması için araç olmamalıdır. Son olarak NATO’ya seslenmek istiyorum, savunduğunuzu iddia ettiğiniz değerleri savunun, basın özgürlüğüne saygı duyun, eleştiriye saygı duyun. Bağımsız gazetecilerin zirveyi serbestçe takip etmesini sağlayın ve masum insanların hak ve özgürlüklerinin zedelenmesinde suç ortağı olmayın."



