Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, karar metninde denetlenen ürün ve numune sayıları, tespit edilen uygunsuzluklar, mevzuat limitlerini aşan değerler ve alınan önlemler gibi bilgilerin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun istisnaları kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiğini söyledi. Özyer, bu yönüyle Tarım ve Orman Bakanlığı’nın pestisit analizlerini “kamu yararına olmadığı” ve “ticari zarar oluşturacağı” gerekçeleriyle açıklamamasının geçersizliğinin ortaya konduğunu ifade etti.

Greenpeace Pestisit (8) Berkan Özyer-1

Özyer, sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda halk sağlığı ve çocukların korunması açısından da hayati önemde olduğunu vurguladı. Kararın uygulanmasının tüketicilerin ne yediğini bilme hakkına doğrudan temas ettiğini belirten Özyer, bakanlığın pestisit analizlerini taklit ve tağşiş listelerinde olduğu gibi düzenli ve erişilebilir biçimde açıklamasını beklediklerini söyledi.

Mücadele yeni değil

Greenpeace Türkiye’nin pestisit analizlerinin açıklanması taleplerinin yeni olmadığını belirten Özyer, örgütün bu konuda yıllardır çalıştığını ifade etti. Özyer, 2020 yılı başında 90 adet domates, salatalık ve biber örneğini inceleyerek hazırladıkları “Soframızdaki Tehlike, Pestisit” raporunda kullanılması yasak pestisitlere dikkat çektiklerini hatırlattı.

Bakanlığın taklit ve tağşiş listelerini paylaşmaya başlamasının ardından pestisit analiz sonuçlarının da açıklanması talebini yeniden gündeme taşıdıklarını anlatan Özyer, Ekim 2024’te “Zehir Etme” kampanyasıyla çağrılarını yinelediklerini söyledi. Bu kampanya kapsamında yaptırdıkları analizlerin gıda mühendisi Dr. Bülent Şık tarafından “Pestisitler ve Çocuklar, Çoklu Kalıntı, PFAS ve Gelişimsel Toksisite” başlıklı raporda değerlendirildiğini aktaran Özyer, rapora göre analiz edilen her üç gıdadan birinde mevzuata uygunsuzluk tespit edildiğini belirtti.

Greenpeace Pestisit (5)-1

Mahkeme kararı ne diyor?

Greenpeace Türkiye’nin bilgi edinme başvurusuna Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yanıt vermemesi üzerine başlayan süreç, mahkemenin iptal kararıyla sonuçlandı. Greenpeace’in verdiği bilgilere göre mahkeme, pestisit kalıntı sonuçlarının gizlenmesini hukuka aykırı buldu ve işlemin iptaline hükmetti. Karar metninde denetlenen ürün ve numune sayıları, tespit edilen uygunsuzluklar, mevzuat limitlerini aşan değerler ve alınan önlemler gibi bilgilerin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun istisnaları kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi.

Özyer, mahkeme kararının bakanlığın gerekçelerini de incelediğini, sonuçta “kamu yararı yok” iddiasının gerçekçi olmadığının yargı kararıyla ortaya konduğunu söyledi. Özyer, bu aşamada bakanlığın pestisit analizlerini doğrudan açıklamasını ve bunu düzenli şekilde kamuoyuyla paylaşmasını beklediklerini ifade etti.

Greenpeace Pestisit (1)-1

Sonuçları bilinmeyen analizler

Greenpeace Türkiye, mahkeme kararının Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2022 ile 2024 yılları arasında gerçekleştirdiği 246 bin 946 pestisit denetiminin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını gerektirdiğini belirtti. Özyer, denetim sonuçlarının paylaşılmamasının tüketiciler açısından denetimlerin karşılığının olmaması anlamına geldiğini söyledi. “Sonuçlarını bilmediğimiz analizlerin günün sonunda ne yediğini bilmek isteyen kişilere bir faydası yok” diyen Özyer, Greenpeace’in yaptırdığı analizlerin anlık bir fotoğraf sunduğunu, asıl ihtiyaç duyulanın büyük tabloyu görebilmek olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek açıkladı: "Alo Adalet" hattı kısa süre içinde hizmete girecek
Bakan Gürlek açıkladı: "Alo Adalet" hattı kısa süre içinde hizmete girecek
İçeriği Görüntüle

Greenpeace’e göre açıklanmayan veriler yalnızca çevresel bir tartışma başlığı değil, aynı zamanda halk sağlığıyla ilgili bir şeffaflık meselesi. Özyer, tüketicilerin ne yediğini bilme hakkının temel bir hak olduğunu, bu hakkın kullanılabilmesi için pestisit analizlerinin düzenli, açık ve erişilebilir biçimde yayımlanması gerektiğini dile getirdi.

"Ticari zarar vurgusunu anlayabilmek mümkün değil"

Bakanlığın sonuçları açıklamamak için öne sürdüğü “kamu yararına değil” ve “ticari zarar oluşturur” gerekçelerini de değerlendiren Özyer, mahkeme kararının bu gerekçelerin geçersizliğini ortaya koyduğunu söyledi. Özyer, kararın denetlenen ürün ve numune sayıları, uygunsuzluklar, limit aşımı değerleri ve alınan önlemler gibi bilgilerin istisna kapsamında sayılamayacağını gösterdiğini belirterek “Kamu yararı olmadığı iddiası gerçekçi değil” değerlendirmesinde bulundu.

Özyer, “Söz konusu çocukların sağlığı iken ticari zarar vurgusunu anlayabilmek mümkün değil” diyerek, derin yoksulluğun gıdaya erişimi zaten zorlaştırdığı bir dönemde erişilebilen gıdanın sağlıklı olmasını sağlamanın idarecilerin temel görevlerinden biri olduğunu söyledi.

"Numuneler ülke genelini temsil etmiyor"

Greenpeace Türkiye’nin kampanya kapsamında yaptırdığı analizlerin kapsamına ilişkin bilgi veren Özyer, İstanbul’da beş zincir marketin mağazalarından ve farklı semt pazarlarından alınan 14 tür sebze ve meyveye ait 155 ayrı örneğin uluslararası akredite bir laboratuvarda incelendiğini belirtti. Özyer, sonuçların gıdadaki pestisit kalıntılarına ilişkin endişe verici bir tabloya işaret ettiğini söyledi.

Bakanlığın, bu tür çalışmaların belirli bir hafta ve belirli bir bölgeden alınan numunelere dayandığı, bu nedenle ülke genelini temsil etmediği yönündeki eleştirisine de değinen Özyer, bunun başından beri anlık bir fotoğraf olduğunu açıkça söylediklerini vurguladı. Özyer, tabloyu ülke genelinde ne kadar yansıttığını anlayabilmek için bakanlığın elindeki pestisit analizlerinin tamamının sonuçlarının görülmesi gerektiğini ifade etti.

Greenpeace Pestisit (2)-1

Sonuçlar açıklanmazsa ne olacak?

Özyer, mahkeme kararı geldikten sonra kampanyaya destek veren insan sayısının Kasım 2025 itibarıyla 50 bini aştığını belirterek, sonuçların açıklanmasının yalnızca Greenpeace’in talebi olmadığını söyledi. Özyer, binlerce insanın özellikle çocukların ne yediği sorusuna yanıt aradığını ifade ederek taleplerinin karşılanması için hem hukuki süreçleri hem de kampanyayı sürdürmeye devam edeceklerini dile getirdi.

Greenpeace Türkiye’den üç talep

Greenpeace Türkiye’nin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan acil olarak üç adım talep ettiğini belirten Özyer, ilk talebin pestisit analiz sonuçlarının açıklanması olduğunu söyledi. Özyer, pestisit kullanımını azaltacak ya da tamamen ortadan kaldıracak organik ve ekolojik üretim yöntemlerinin ülke genelinde kamusal olarak teşvik edilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti. Özyer, üçüncü olarak sağlıklı ve temiz gıdaya ulaşma hakkının çocukların en temel hakkı olduğunu vurgulayarak bu hakkın korunması için adım atılması gerektiğini söyledi.

Greenpeace Pestisit (4)-1

“223 aktif madde yasaklandı” açıklaması tek başına yeterli değil

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “223 aktif madde yasaklandı” bilgisini kamuoyuna duyurmasını da değerlendiren Özyer, Greenpeace’in analizlerinde yasaklı pestisitlerin kullanımına rastladıklarını söyledi. Özyer, yasaklamaların ardından piyasada bu ürünlerin nasıl toplandığının ve denetimlerin nasıl sağlandığının da açıklanması gerektiğini belirterek “Yasaklamanın tek başına çözüm getirmediğini ne yazık ki görüyoruz” dedi.

Çözüm için ortak planlama çağrısı

Özyer, pestisit analiz sonuçlarının açıklanmasının sorunun çözümü için bir başlangıç olduğunu belirterek “Sonuçların açıklanması ilk adım olacaktır. Elbette tek başına bu sorunu azaltmayı sağlamayacak ancak en azından tabloyu görmemizi mümkün kılacak” dedi. Özyer, sonraki aşamalara ilişkin olarak ise “Atılacak sonraki adımlar için hem sivil toplum, hem bilim insanlarının katılımı ve bakanlık bünyesinde de bu konudaki yetkin isimler birlikte ilerleyebilir” ifadelerini kullandı.

Pestisit kullanımını azaltmaya yönelik yöntemlerin zaten bilindiğini vurgulayan Özyer, “Pestisit kullanımını azaltacak ve ortadan kaldıracak yöntemleri baştan keşfetmek gerekmeden nasıl uygulanacağını, denetimlerin nasıl sağlanacağını planlamak mümkün olacaktır” dedi. Bu noktada belirleyici unsurun siyasi irade olduğuna dikkat çeken Özyer, “Burada önemli olan bu konuda adım atmanın istenmesi ve karar vericilerin bu adımı atması için talebimizi dillendirmeye devam etmemiz” diye konuştu.

Greenpeace Türkiye’nin yeni bir analiz çalışması planlayıp planlamadığına ilişkin soruya da yanıt veren Özyer, “Son analizimizin ardından şu aşamada yeni bir analiz çalışması planlamıyoruz. Bakanlıktan gelecek yanıt ile kampanyamızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Muhabir: M. Ferhat Yüksel