Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda aralarında 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel, Gülistan Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusunun bulunduğu toplam 15 şüpheli gözaltına alındı.
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel, gece saatlerinde Tunceli'nin Pertek ilçesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.
Doku ailesinin avukatı Çimen'den açıklama
Gülistan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, operasyonun ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çimen, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın "Tuncay Sonel suç örgütü soruşturması" olarak yürütülmesi için ne beklendiğini sorarak, "Adamların ayrı tarihlerde birden fazla mağdura karşı belli bir iş bölümü ve sistem içinde, kamu gücünü de kullanarak işlemedikleri suç kalmamış gibi görünüyor" ifadelerini kullandı.
Çimen, açıklamasının devamında, "Dosya avukatı olarak inanın 'Yok be, bu kadar da değil' dediğim birden fazla an oldu. Tuz kokmuş" dedi.
Doku ailesinden "doğrulanmamış bilgi" tepkisi
Öte yandan Gülistan Doku'nun ailesi, soruşturmayla ilgili doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmaması çağrısında bulundu.
Aile tarafından yapılan açıklamada, bazı haber sitelerinde cinsel istismar iddialarının Gülistan Doku'nun rızası varmış gibi yansıtıldığı belirtilerek, bu yayınların hem soruşturmanın ruhuna hem de Gülistan Doku'nun hatırasına büyük bir saygısızlık olduğu ifade edildi.
Aile açıklamasında, gizli tanık "Şubat"ın ifadesinde Gülistan Doku'nun cinsel istismar ve şiddete maruz kaldığının, bunları kabul etmediğinin ve bu nedenle hastaneye gittiğinin iddia edildiği belirtildi. Hastane kayıtlarının dahi silindiğinin iddia edildiği aktarıldı.
Aile, ikinci dalga operasyonda sağlık çalışanları, doktorlar, hemşireler ve veri işlem personelinin de gözaltına alınmasının gizli tanık beyanlarının ciddiyetini ortaya koyan önemli gelişmelerden biri olduğunu savundu.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kızımız Gülistan Doku ile ilgili bugün bazı haber sitelerinde gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunu yanıltan haberler yayımlanmıştır. Gizli tanık Şubat'ın ifadesinde de yer aldığı üzere, Gülistan'ın cinsel istismara ve şiddete maruz kaldığı, bunları kabul etmediği, bu nedenle hastaneye gittiği ve hastane kayıtlarının dahi silindiği iddia edilmiştir. Bugün gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonda sağlık çalışanları, doktorlar, hemşireler ve veri işlem personelinin de gözaltına alınmış olması, gizli tanık beyanlarının ciddiyetini ortaya koyan önemli gelişmelerden biridir. Nitekim soruşturmanın bugün ulaştığı bu aşamada gizli tanık ifadesi belirleyici olmuştur.
Tüm bunlar ortadayken bazı haber sitelerinin, cinsel istismar iddialarını Gülistan'ın rızası varmış gibi yansıtan yayınlar yapması, hem soruşturmanın ruhuna hem de kızımızın hatırasına büyük bir saygısızlıktır. Bu yayınlar, yıllardır adalet mücadelesi veren kederli ailemizi derinden yaralamaktadır. Kızımız hâlâ bulunamamış, olayın tüm yönleri aydınlatılamamış ve herhangi bir otopsi dahi yapılmamışken, doğruluğu teyit edilmemiş bilgi ve yorumlarla kamuoyunu yanıltan yayınlardan kaçınılmasını önemle rica ediyoruz. Basın kuruluşlarını, gazetecilik etiğine uygun davranmaya, doğrulanmamış iddiaları haberleştirmemeye ve soruşturmanın selametine zarar verecek yayınlardan uzak durmaya davet ediyoruz. Gülistan Doku'nun bulunması ve gerçeğin ortaya çıkarılması için yürüttüğümüz adalet mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.”




