ABD ve İsrail istihbarat birimleri, aralarında CIA’nın da bulunduğu kaynaklara göre, Ayetullah Ali Hamaney’in günlük rutinini, görüştüğü kişileri ve iletişim yöntemlerini uzun süre mercek altına aldı.
Yetkililer, sadece Hamaney’i değil, İran’ın üst düzey siyasi ve askeri yetkililerini de takip ettiklerini, bu isimlerin nadiren bir araya geldiğini ve uygun zamanın beklendiğini belirtti.
Operasyon sabah saatlerine kaydırıldı
İstihbarat raporları, Hamaney’in gündüz saatlerinde kendini daha güvende hissettiğini ve koruma protokollerini gevşettiğini ortaya koydu. Bu nedenle, normalde gece planlanan saldırı sabah saatlerine alındı.
Tahran’daki liderlik ofisi, cumhurbaşkanlığı ve ulusal güvenlik birimlerinde üst düzey yetkililerin ayrı toplantılar yapması, istihbarat açısından kritik bir “fırsat” olarak değerlendirildi.
Netanyahu-Trump görüşmesi operasyonu hızlandırdı
Operasyonun hazırlıkları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Aralık 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ı Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde ziyaret etmesiyle hız kazandı.
Netanyahu, İran’ın balistik füze ve nükleer kapasitesini güçlendirdiğine dair istihbaratı Trump’a sundu. Trump, İsrail’in askeri hamlelerine destek vereceğini taahhüt etti.

Ne olmuştu?
28 Şubat’ta ABD ve İsrail, Tahran ile Washington yönetimleri arasındaki müzakereler devam ederken İran’a askeri saldırı başlattı.
İran ise İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölge ülkelerindeki hedeflere karşılık verdi.
Operasyonlarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili de öldü.
İran Kızılayı’nın açıklamasına göre, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişi hayatını kaybederken, 747 kişi yaralandı.




