6 Şubat depremlerinin üçüncü yılına yaklaşılırken, Hatay’ın Gülderen Mahallesi’nde planlanan bölge hastanesi projesi "acele kamulaştırma" mağduriyetlerini beraberinde getirdi. Sağlam evleri ve tarım arazileri düşük bedellerle elinden alınan vatandaşlar; siyasetçilere ait villaların kapsam dışı bırakıldığını iddia ederek "Adalet istiyoruz" çağrısında bulunuyor.

"Zenginlerin Villaları Kapsam Dışı, Bizim Evlerimiz Gidiyor"

Mahalle sakinlerinin en büyük tepkisi, kamulaştırma sınırlarının belirlenme biçimine yönelik. İddialara göre; mahallede bulunan ve bazı siyasetçilere, avukatlara ve iş insanlarına ait olduğu öne sürülen lüks yapılar projenin dışında tutulurken, köylülerin tapulu evleri ve asırlık zeytinlikleri "kamu yararı" adı altında ellerinden alınıyor.

Mağduriyetini dile getiren Emine Doğru, durumu şu sözlerle özetledi:

Yeni sezon öncesi spor güvenliği toplantısı: TFF'de iki bakan bir araya geliyor
Yeni sezon öncesi spor güvenliği toplantısı: TFF'de iki bakan bir araya geliyor
İçeriği Görüntüle

"Depremden sonra az hasarlı evime zorlukla taşındım. Hemen yanımızda siyasetçilerin, eski ve yeni belediye başkanlarının dubleks evleri var. Onların evine dokunulmuyor, istimlak sınırları zenginlerin bahçesinden dönüp bizim tepemize iniyor. Mağdur olan yine köylü ve emekli."

100 Milyonluk Eve 3 Milyon Lira Değer Biçildi

Kamulaştırma kapsamında ödenen bedellerin komik düzeyde kaldığı belirtiliyor. Engelli kızı ve eşiyle birlikte 25 kişilik bir aile olarak aynı evde yaşadıklarını belirten Kevser Dirlik, "Mevcut değeri 100 milyon lira olan evime 3 milyon lira yatırmışlar. Bu parayla biz nereye gidelim? 45 yakınımı bu depremde bu köyde toprağa verdim, buradan kopamam" diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yardım istedi.

"Torunlarım Nereye Gidecek?"

Yaşlı bir mahalle sakini ise devletin "üç çocuk yapın" çağrısına atıfta bulunarak isyan etti:

"Cumhurbaşkanım 'üç çocuk yapın' diyor, biz altı çocuk yaptık. Şimdi 15 parselime el koydular, tapudan çıkardılar. Bu TOKİ’ler gelince bizi kovacaklar, yerimize zenginler gelecek. Benim arazimi devlet alıyor, torunlarım nereye gidecek?"

Hukuki Tuzak İddiası: "Bilgilendirme Diye İmza Attırdılar"

Mahalleli Seyran Ateş, kamulaştırma sürecindeki usulsüzlükleri ve hukuki engelleri anlattı. AteşAcele kamulaştırma kararının bir ay içerisinde dava edilmesi gerekirken, tebligatların vatandaşa bir yıl sonra gönderildiği, bu nedenle birçok kişinin itiraz hakkını kaybettiğini aktarırken Milli Emlak yetkililerinin vatandaşlara "sadece bilgilendirme" diyerek imza attırdığı, ancak bu imzaların daha sonra hak talebini engelleyen birer rızaya dönüştürüldüğü ifade etti. Yerel mahkemelere başvurulamadığı için dosyanın Danıştay’a taşındığı, savcının "mağduriyet var" görüşüne rağmen Danıştay Başkanı'nın "kamu yararı" diyerek davayı reddettiği belirtildi. Dosya şu an Anayasa Mahkemesi aşamasında.

Köylüler, hastane yerini öneren kişilerin yerel siyasetçiler ve mahalle muhtarı olduğunu savunuyor. "Madem burası hastane için çok uygun, neden 200-500 metre mesafedeki kendi yerlerini değil de bizim evlerimizi tavsiye ettiler?" sorusunu soran vatandaşlar, Avrupa Birliği fonlarından gelecek olan 154 milyon dolarlık kredinin de bu şaibeli planlama üzerinden çekilmek istendiğini ileri sürdü.

Kaynak: ANKA Haber Ajansı