MSB'den F-35 ve CAATSA açıklaması: "Beklentimiz tüm kısıtlamaların kaldırılması"
MSB'den F-35 ve CAATSA açıklaması: "Beklentimiz tüm kısıtlamaların kaldırılması"
İçeriği Görüntüle

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın İskenderun ilçesinde yıkılan ve 14 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan MCG Tower binasına ilişkin davanın görülmesine devam edildi. "Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 14 sanık hakkında 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle açılan davanın 9'uncu duruşması, İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi.

1760946856 Şubat'ta yıkılan MCG Tower'a ilişkin belediyede görevli inşaat mühendisi hakkında dava açıldı3813 Mcg-(copy)

ANKA Haber Ajansı'ndan Mehmet Oflaz'ın haberine göre duruşmaya depremde yakınlarını kaybeden aileler, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Değişen mahkeme heyetinin yönettiği duruşmada, adli süreçteki bürokratik gecikmeler ve usul kararları taraflar arasında tartışmaya yol açtı.

Raporu İçeren Fiziki Dosya 3 Aydır Mahkemeye Ulaşmadı

Duruşmanın açılışında Mahkeme Başkanı, önceki celsede dosyanın tüketici mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiye gönderilmesi yönünde karar alındığını anımsattı. Ancak son bilirkişi raporunun içinde yer aldığı fiziki dosyanın, talimat mahkemesinden henüz asıl mahkemeye iade edilmemesi sebebiyle bu ara kararın fiilen uygulanamadığını kaydetti.

Söz verilen sanıklardan jeofizik mühendisi Mehmet İnce, önceki savunmalarını tekrarlayarak, "İlgili hususlardaki raporları dikkate alarak üzerime düşeni yaptım. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Diğer sanık müdafileri de müvekkilleri yönünden yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilmesini talep etti.

Müşteki Avukatından "Olası Kast" ve "Tekit" Talebi

Depremde yakınlarını kaybeden şikayetçiler, sanıklar hakkındaki şikayetlerinin aynen devam ettiğini beyan etti.

Müşteki avukatı Eren Can ise duruşmada söz alarak adli sürecin işleyişine dair eleştirilerde bulundu. Bilirkişi raporunu barındıran fiziki dosyanın 3 aydır mahkeme heyetinin önüne gelmediğini vurgulayan Avukat Can, ilgili talimat mahkemesine tekit (uyarı) yazısı yazılmasını talep etti. Can ayrıca, ceza davası kapsamında tüketici hukuku alanında yeni bir bilirkişi atanması yönündeki ara karardan vazgeçilmesini ve sanıkların eylemlerinin niteliği gereği "olası kast" suçundan ek savunma haklarının alınmasını istedi.

Mahkeme talepleri reddetti, duruşmayı 29 Eylül'e erteledi

Görüş bildirimlerinin ardından ara kararını açıklayan İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, davadaki eksikliklerin giderilmesi için takvimi ileri bir tarihe attı. Heyet; önceki celseye ait SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) kaydının çözümünün yapılmasına ve bilirkişi raporunu içeren fiziki dosyanın mahkemeye dönüşü için ilgili talimat mahkemesine ivedilikle tekit yazısı yazılmasına hükmetti. Dosyanın tüketici mevzuatı uzmanına gönderilmesi kararını sürdüren mahkeme, sanık avukatlarının yeni rapor taleplerini ise bu eksiklikler giderildikten sonra değerlendirmeye karar verdi.

Öte yandan mahkeme, mevcut bilirkişi raporunda "asli kusurlu" olarak işaret edilmesine karşın iddianamede sanık olarak yer almayan Mustafa Kızılkaya hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı. Sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 29 Eylül'e erteledi.

"Mazeret değil, adalet istiyoruz"

MCG Tower'ın enkazında anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe, duruşma sonrasında yaptığı açıklamada adli sistemdeki yavaşlığa ve usul kararlarına sert tepki gösterdi. Depremin üzerinden 3,5 yıl geçtiğini hatırlatan Sümbültepe, süreci şu sözlerle özetledi:

"Biz hala adalet için çırpınıyoruz. Bizim, 10 Nisan'da üçüncü bilirkişi raporumuz hazırlandı. Ancak aradan geçen üç aya rağmen bu fiziki dosya, bilirkişilerden mahkemeye geri gelmedi. Buna rağmen bugün duruşma, mahkeme heyetinin önünde fiziki dosya olmadan yapıldı. Dahası, 29 Nisan duruşmasının SEGBİS kaydının bile hala çözümlenememiş olduğunu öğrendik. Şimdi de ceza davasında, inşaat sözleşmeleri için tüketici hukuku alanında bilirkişi raporu alınmasına karar verildi. Bu karar, gerçeğin ortaya çıkmasına mı hizmet ediyor? Bu karar, davayı biraz daha uzatmaktan başka ne işe yarıyor? Bu gecikmelerin hesabını kim verecek? Üstüne üstlük, mahkeme heyeti de değişti. 3,5 yıldır bekleyen aileler olarak artık şunu soruyoruz: Bu dosyalar neden hala ilerlemiyor? Bu gecikmelerin sorumlusu kim? Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet talebi neden görmezden geliniyor? Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sadece görevini yapan bir yargı görmek istiyoruz. Erteleme, gecikme ve gerekçe duymaktan usandık. Mazeret değil, adalet istiyoruz."

Kaynak: Anka Haber Ajansı