Mehmet Necati GÜNGÖR İYİ Parti lideri Meral Akşener’in çıkışı hemen her yerde, herkes tarafından konuşulur oldu. “Dönersem namussuzum!” diye haykıran o ses hem Millet İttifakına güç verdi, hem halkta kendisine ve partisine karşı büyük bir güven yarattı. Akşener, o çıkışıyla siyasetin kadın yıldızı oldu. Kendisine hakaret ve iftira yağdıran eski partisinden de büyük ölçüde oy eksilttiğini tahmin etmek zor değildir. Zira, iktidarın iki ortağında da bu çirkinliği vicdanlarına sığdıramayacak pek çok insanın hem parlamentoda, hem seçmen tabanında var olduğunu tahmin etmek zor değildir. Konuştuğumuz insanlar, Akşener’e yapılanları “ahlâksızlık” olarak nitelendiriyor ve o çirkin dili kullananlara karşı isyan ve ayıplamalarını dile getiriyorlar. Bu arada cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomik reform açıklamaları gündemin belirleyici konusu haline geldi. Yapılan yorumlar, reform diye anlatılan hususların inandırıcı bulunmadığını ortaya koydu. Piyasanın, en üst seviyede dillendirilen reform başlıklarını ne ölçüde kabul edip etmediği, doların TL karşısında alacağı seyirden de pekiyi anlaşılabilecektir. İtirazlar şu noktada düğümlendi: “Reform vaadi ancak iktidara yeni gelmiş olanlar için geçerli kabul edilebilir. 19 yıllık iktidarın reform diye açıkladıklarına ne yazık ki kimse inanmıyor. İç ve dış piyasa hiç inanmıyor” sözleriyle itirazlar dile getirildi. Söz, Cumhurbaşkanından açılmışken; ANAP kaynaklarından öğrendiğim eskiye dair bir anıyı dile getirmek istiyorum: CHP, Erdoğan’a karşı sağdan oy alabilecek bir aday üzerinde kafa yorarken, ANAP’lılar da kazanma ihtimali yüksek bir aday üzerinde çalışma yapıyorlardı. Bu aday, eski Adalet Bakanı Oltan Sungurlu idi. Ancak, CHP’ye bu ismi kabul ettiremediler. CHP, Ekmelettin bey üzerinde ısrarını sürdürdü ve nihayetinde O’nu aday gösterdi. ANAP’lılar, Sungurlu ile AKP’den en az yüzde 5 oy koparmayı hesaplıyorlar ve seçimin ikinci tura kalması halinde Sungurlu’yu Cumhurbaşkanlığına getireceklerine inanıyorlardı. Ama olmadı. Kader, ağlarını Erdoğan’dan yana ördü ve Sungurlu aday gösterilmedi. Ekmelettin bey hadisesi, CHP’nin büyük yanılgısı olarak siyasi tarihimize geçti. ANAP’lı Oltan Sungurlu, siyasi arkadaşları tarafından iyi düşünülmüş bir adaydı. O seçimde Ekmelettin bey yerine Sungurlu gösterilmiş olsaydı belki Cumhurbaşkanlığı makamında bu gün Oltan Sungurlu oturacak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yerine parlamenter sistemin devamı sağlanmış olacaktı. Geçmişte yaşanan bu olay, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi için başta CHP olmak üzere millet ittifakını oluşturan partilerin kulağına küpe olmalı. Eğer doğru adayı bulup çıkarmazlarsa, yeni bir yenilgi ile karşılaşmaları uzak bir ihtimal olmayacaktır. Umarız, geçmişteki hatalardan ders alınır.