“Her son bir başlangıçtır”

“Çerçeve yasa bir bitiş değil, esaslı bir başlangıçtır”

İlk cümle CHP’den ayrılıp yeni parti kurma kararını açıklayan Özgür Özel’e ait. İkinci cümle PKK’nın silah bırakma sürecinin hukuki alt yapısını oluşturacak yasanın arefesinde konuşan DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan’ın sözleri. İçerikleri farklı olsa da “başlangıç” vurguları ile dikkat çeken bu sözler siyasetin yeni dönemine damga vuracak
gelişmelere işaret ediyor.

Mutlak Butlan kararının ardından beklenen oldu, CHP ikiye bölündü. Mahkeme kararıyla 4 kez seçildiği genel başkanlık koltuğundan kaldırılan Özgür Özel ve yönetimi yeni parti kurma kararını duyurdu. Duygusal bir konuşma yapan Özel’in en çarpıcı cümleleri, “Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp çıktık”, “Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir”, “Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Bu ülkenin yarınları için ateşten bir gömleği giyiyoruz” oldu.

Özel’in kuracağı yeni partinin kurucular heyeti sadece milletvekillerinden oluşacak. Yeni partiye en az 80 milletvekili katılacak. Sayının 100’e kadar çıkabileceği konuşuluyor. Kuruluş dilekçesi de kısa süre içinde verilecek.

Sadece milletvekillerinin kurucu üye olmasının nedeni dokunulmazlıklarının olması. İktidarın dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde adım atabileceği iddiaları konuşulurken bu anlamlı gelmeyebilir ama partide, “Tamam 5 ya da 10 milletvekilinin dokunulmazlığını kaldırsınlar. 100 vekilin dokunulmazlığını nasıl kaldıracaklar” diye soruluyor.

Yeni kurulan bir partinin seçime girme hakkını kazanması için 41 ilde örgütlenmesini tamamlaması, seçimden 6 ay önce de büyük kurultayını yapması gerekiyor. Bu nedenle partinin kuruluş dilekçesi verildikten hemen sonra örgütlenme çalışmasına başlanacak. Ancak bu örgütlenme süreci partinin içe döndüğü değil, seçmene her ilde iktidar programının anlatıldığı bir kampanya sürecine dönüştürülecek.

Yeni partinin kuruluş sürecinde belediye başkanlarına bir çağrı yok. Bunun iki nedeni var. Birincisi yeni partiye destek verecek belediye başkanlarının yeni operasyonlarda hedef yapılma riski, ikincisi belediye meclislerinde ortaya çıkacak bir bölünmenin yaratacağı problem. Ancak yeni partiye katılacağını açıklayan başkanlara da “hayır” denilmeyecek.

Yeni parti hazine yardımı alamayacağı için maddi açıdan zorluklar yaşayacak. Şirketlere kayyım atamaları yapılırken iş dünyasından büyük destekler beklenmiyor. Başta milletvekilleri olmak üzere yeni partiye destek verecek vatandaşların katkılarıyla yol yürüneceği ifade ediliyor. Yeni partiye katılacak bir milletvekili, “Bu yola bizi millet çıkardı, her sürecinde de onlar olacak. Partinin ihtiyaçlarını da göreceksiniz vatandaşın desteği ile karşılayacağız” iddiasında.

CHP’den ayrılacak siyasetçilerin birçoğu “geri dönüşsüz bir yol”a çıktıklarını söylüyor. Yeni partiye geçecek bir milletvekili, “Biz iktidar hedefiyle yola çıkıyoruz. Arkamıza bakmayacağız, polemiklere girmeyeceğiz. Rakibimiz Butlan yönetimi değil, iktidar partisi. O nedenle sadece önümüze bakacağız. Hedef iktidar olmak” diyor.

Araştırmalara bakılırsa toplumun yeniye ilgisi yüksek. Öyle ki kurulacak bir partinin oy potansiyeli CHP’nin oyunun üzerinde görünüyor. Ancak bu potansiyelin ne kadarının oya dönüştüğü, partinin kadroları ve programı ortaya çıktıktan sonra, seçim sürecinde belli olacak. Yakın zamanda yüzde 20 oy potansiyeli ile yola çıkan İYİ Parti, bunun ancak yarısını oya dönüştürmüştü. Bu nedenle Özel’in yeni partide sergileyeceği yönetim anlayışı da bu konuda belirleyici olacak.

Yeni parti açısından cevapsız sorulardan biri de Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı. Ekrem İmamoğlu’nun hakkında açılan davalar nedeniyle adaylık şansını kaybetmesi sürpriz olmayacak. Bu durumda gözlerin çevrileceği Mansur Yavaş’ın alacağı tutum çok önemli. Yavaş ise şu ana kadar rengini belli etmedi. Yeni partinin başarısında Yavaş’ın kararı da önem taşıyacak.

Sonuç olarak kurulduğunda CHP’yi 24 yıldır oturduğu ana muhalefet koltuğundan kaldıracak “yeni parti” muhalefetin yine en etkili gücü olacak görünüyor.

Düğümü Öcalan çözdü!

Özel ve yönetiminin “başlangıcı” daha çok konuşulacak. Şimdi DEM Parti’nin “Barış süreci” olarak adlandırdığı PKK’nın feshi ve silah bırakma sürecinde gelinen başlangıca bakalım. DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, “Çerçeve yasa bitiş değil başlangıç ve yeni dönemin kapısıdır” dedi. Bakırhan bu konuşmasını yaparken Meclis Başkanı da yasayla ilgili siyasi parti turuna başlamıştı.

Önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak yasa teklifiyle ilgili DEM Parti’nin “suça karışanlar/karışmayanlar, örgüt üyeleri/yöneticileri ayrımı ve Öcalan’ın statüsü” başlıklarında iktidarın yaklaşımına dair kaygıları yüksekti. Taslak ortaya çıkmadığı için bu kaygılar giderildi mi bilmiyoruz ama DEM Parti’nin İmralı heyetinin Öcalan ile yaptığı görüşme sonrası bir rahatlama olduğunu söyleyebiliriz. Bir anlamda düğümü Öcalan çözmüş görünüyor.

Görüşme sonrası Öcalan adına yapılan açıklama pozitif bir yaklaşımı yansıtıyordu. DEM Parti yetkililerinden edinilen bilgiye göre Öcalan, “Eksiklik ve yetersizliklerine karşın sürece yol aldırmak için” yasanın çıkmasının çok önemli olduğunu ifade etti. Son görüşmeyi değerlendiren bir parti yöneticisi Öcalan’ın yaklaşımını şöyle açıkladı:
“Öcalan bu sürecin kardeşlik hukuku içinde çözülmesini istiyor. Ana hedef Kürtlere bir özgürlük alanı açmak. Bu yasa o yolu açacak düzenlemelerden biri olabilir. Ama sonuçta tek bir yasadan özgürlük, demokrasi gelmez. Bu yasayla önemli bir kapı aralanır, önemli bir eşik atlanabilir. Elbette biz Öcalan’ın iletişim koşullarının iyileştirilmesi, ayrımsız, kapsayıcı bir yasa olması için mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Hiç adım atmamaktansa yarım adım atmak daha karlı olabilir. Bu adımı daha sonra diğer adımlarla büyütmek için çalışırız.”

DEM Partili yetkililerin değerlendirilmelerine bakılırsa gelecek yasada Öcalan’a statü yer almayacak, ama fiiliyatta iletişim koşulları iyileştirilecek. Öcalan’ın hukuki durumuyla ilgili “Umut Hakkı” da AİHM kararlarının uygulanması kapsamında daha sonra ele alınacak. Örgüt mensuplarının durumuyla ilgili “Etkin pişmanlık” düzenlemesi kesinlikle olmayacak. Suça karışan/karışmayan ayrımı ile ilgili net bir durum yok. Örgüt yöneticilerinin durumu ise daha sonra ele alınmak koşuluyla ötelenecek.

Teklifin ortak rapora imza atan partilerin mutabakatıyla sunulması çok olası görünmüyor. Ancak DEM Partili yetkililer beklentilerine yakın bir yasa getirilirse teklife imza atabileceklerini de söylüyor. DEM Parti’nin Kürt sorununda çözüm adına pamuklara sardığı süreçte bu başlangıca büyük önem atfediliyor.