Resepsiyonda konuşan Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Muktesh K. Pardeshi, “1950’de, burada tarihsel olarak Hindustan olarak bilinen Hindistan, kendisine bir anayasa verdi ve sömürge geçmişinden egemen, demokratik bir cumhuriyete dönüşümünü tamamladı” dedi. Büyükelçi, Hindistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yüzyıllara dayandığını belirterek, iki ülke halklarının özgürlük mücadelelerinin tarihsel olarak birbirini etkilediğini ifade etti. Pardeshi, “Bugün 1,4 milyar vatandaşıyla dünyanın en büyük ve başarılı demokrasisi olarak ilerliyoruz; farklı dinleri, dilleri ve kültürleri kucaklarken içsel birliğimizi koruyoruz” diye konuştu.

Tarım ülkesinden dünyanın dördüncü büyük ekonomisine
Pardeshi, Hindistan’ın 1947’de bağımsızlığını kazanmasından bu yana “çoğu zaman zor koşullar altında, ancak her zaman demokratik ideallere olan inancını koruyarak dikkate değer bir yol kat ettiğini” söyledi. Hindistan’ın 1947’de büyük ölçüde tarıma dayalı bir ekonomiden “dünyanın dördüncü büyük ekonomisi haline geldiğini ve küresel büyümenin önemli bir itici gücü olduğunu” ifade eden Pardeshi, “Bu başarılar yalnızca ulusal dönüm noktaları değil; Hindistan’ı küresel işlerde sorumlu bir paydaş konumuna getiriyor, devletler arası iş birliğine, çok taraflılığa ve herkes için ortak refaha bağlılığımızı yansıtıyor” dedi.
Anadolu ile 2 bin yıla uzanan bağlar
Anadolu ile ilişkilerin tarihine de değinen Pardeshi, “Türk boylarının yaklaşık 2.000 yıl önceki büyük göçü, Hintlileri onlarla temasa geçirdi; bu da paylaşılan dinlere, kültürlere ve dillere uzanan bir etkileşim doğurdu” ifadelerini kullandı. Osmanlı sultanları ile Hindistan’daki Romani kralları arasındaki ilk diplomatik temasların 1481–1482 yıllarına dayandığını belirten Pardeshi, “Osmanlı sultanının 1570’te evrensel halifeliği üstlenmesi, kayda değer Müslüman nüfusa sahip Hindistan ile ilişkilerin tesis edilmesinde yeni bir boyut oluşturdu” dedi.
Kurtuluş Savaşı’na destek
Modern dönemde temasların 20. yüzyılın başlarında yoğunlaştığını ifade eden Pardeshi, “Her iki ülkenin yaşadığı özgürlük mücadelesi, Hindistan ve Türkiye halklarını bir asır önce birbirine yakınlaştırdı; Hindistan halkı Türkiye’nin yanında durdu ve 1920’lerde Türk Kurtuluş Savaşı’na destek verdi” dedi.
Pardeshi, Hindistan’daki Hilafet Hareketi’nin, Britanya’nın Türkiye’ye yönelik politikaları ile Osmanlı İmparatorluğu’nun planlı biçimde parçalanmasına karşı Hint Ulusal Hareketi tarafından başlatılan siyasi bir kampanya olduğunu belirtti. Mahatma Gandhi’nin sürece yaklaşımına da değinen Pardeshi, “Mahatma Gandhi bu hareketi Britanya İmparatorluğu’na muhalefetinin bir parçası olarak destekledi ve aynı dönemde daha geniş bir iş birliği yapmama, boykot hareketini de savundu” diye konuştu. Bu süreçte mali bağışlar yapıldığını aktaran Pardeshi, “Atatürk’ün kendi adına gönderilen bu bağışlar Ağustos 1924’te İş Bankası’nın kuruluş sermayesi olarak kullanıldı” ifadelerini kullandı.
Ticarette hedef 10 milyar doları ikiye katlamak
Pardeshi, Hindistan ve Türkiye’nin bugün “iki kadim medeniyet devleti, iki büyük demokrasi, G20 üyesi ve kendi bölgelerinde etkili aktörler” olduğunu söyledi. İkili ilişkilerin “ticaret ve yatırım, eğitim ve burslar, kültür ve turizm ile halklar arası temaslar” başlıklarını kapsadığını belirten Pardeshi, “İkili ticaret son birkaç yılda büyüdü; iki yönlü ticaret bazı yıllarda yaklaşık 10 milyar dolara ulaştı, 2022–2023 döneminde ise neredeyse 14 milyar dolarla zirve yaptı” dedi. Mevcut 10 milyar dolarlık seviyeyi iki katına çıkarma yönünde ortak hedef bulunduğunu vurgulayan Pardeshi, “Türkiye’de yaklaşık 400 Hint şirketi farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor” diye konuştu.
“Dünya tek bir aile”
Pardeshi, Hindistan’ın diyaloğa, karşılıklı saygıya ve ortak kazanımlara dayalı küresel ortaklıklar aradığını söyledi. Büyükelçi, “Hindistan–Türkiye ilişkilerini bu anlayışla güçlendirmek, yalnızca ikili bağlarımıza değil, küresel istikrara, kalkınmaya ve refaha da katkı sağlayacak” dedi. Pardeshi, “Büyük güç rekabeti ve zorlayıcı ekonomik araçların kullanımıyla türbülanslı bir dönemden geçiyoruz; bu dönemde egemenliğe, güvenliğe, toprak bütünlüğüne saygıya ve dünyanın tek bir aile olduğu anlayışına her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Gecede Gürkan Özkan ve Onur Aymergen, Hint müziklerinden oluşan bir performans sunarken, geleneksel Hint dans gösterisi de sahnelendi. Davetlilere Hint mutfağından lezzetler ikram edildi.





