“Denk Vooruit” (İleriyi Düşün) kampanyası kapsamında dağıtılan rehber, vatandaşların ilk 72 saati devlet yardımı olmadan geçirebilmesini hedefliyor. Hükümet böylelikle bireysel dayanıklılığı ve sorumluluğu güçlendirerek acil müdahale kaynaklarının daha etkin kullanılmasını amaçlanıyor.

Hollanda hükümeti, ulusal ‘Denk Vooruit’ kampanyası kapsamında 25 Kasım 2025 ile 10 Ocak 2026 tarihleri arasında 8,5 milyon haneye acil durum hazırlık kitapçığı dağıtacak. Rehber, vatandaşlara doğal afet, siber saldırı veya uzun süreli altyapı kesintilerinde ilk 72 saati kendi başlarına atlatabilmeleri için yapılması gerekenleri anlatıyor.

Ekran Resmi 2025 12 15 08.39.05

Hükümet, son yıllarda jeopolitik gerilimler ve iklim kaynaklı olağanüstü durumların artışına dikkat çekerek, olası afet ve krizlere dikkati çekerek vatandaşın bu noktada bireysel sorumluluk almasının önemine işaret ediyor. Ülkenin Rode Kruis (Kızılhaç) 2025 araştırmalarına göre de, Hollandalıların yüzde 60’a yakınının büyük bir acil durum yaşanacağı ihtimalini göz önünde bulundurduğu ancak yalnızca yüzde 33’ünün evinde bir acil durum paketi hazırlığının bulunduğunu gösteriyor. Rode Kruis Haziran ayında yaptığı açıklamada Hollandalıların üçte birinin evinde acil durum kitinin bulunduğunu belirtmişti.

Çok dilli bir şekilde hazırlanan kitapçığa yönelik hükümet tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu bildirinin sel, uzun süreli elektrik ve internet kesintileri, siber saldırılar ve büyük altyapı arızaları gibi senaryolara karşı temel hazırlık bilgilerini içerdiği belirtiliyor. Toplam 33 sayfalık kitapçıkta, her hanenin kendi acil durum paketini (noodpakket) oluşturması istenirken, bunun hazır bir yardım kiti olmadığı özellikle vurgulanıyor.

Ekran Resmi 2025 12 15 08.40.53

Kitapçıkta neler var?

Rehberde, kişi başı en az üç gün yetecek su ve gıda, el feneri, pilli ya da kurmalı radyo, powerbank, temel ilk yardım malzemeleri, düzenli kullanılan ilaçlar ve bir miktar nakit para bulundurulması öneriliyor. Ayrıca aile üyeleri için bir acil durum planı hazırlanması ve komşularla dayanışma ağlarının kurulması tavsiye ediliyor.

Kitapçıkta, 72 saat (ilk üç gün) boyunca temel ihtiyaçların nasıl karşılayacağıyla ilgili liste ve pratik talimatlardan oluşuyor. Aile buluşma noktaları, çocukların okuldan alınması, iletişim çökmesi durumunda kimin sorumlu olacağı konularında da acil durum planı şablonları sunan kitapçık ayrıca özel ihtiyaç sahibi komşular için plan yapma ve yardım ağları kurulması için de komşuluk ve yerel dayanışma başlığı altında önerilerde bulunuyor. Kitapçıkta bilgilendirme ve iletişim kanalları ise NL-Alert, bölgesel radyo ve hükümetin halka yönelik numaraları yer alıyor.

Kitapçık devletin olay sırasında doğrudan her bireye yardım göndereceğini garanti etmediği gibi amacının vatandaşların ilk 72 saatte kendi başına kalabilmesi olduğunu da vurguluyor.

“Hazır paket almayın” uyarısı

Hollanda Tüketiciler Birliği (Consumentenbond) ise piyasada satılan hazır acil durum paketlerine karşı uyarıda bulunarak, vatandaşların kendi ihtiyaçlarına göre paket hazırlamasının daha güvenli ve ekonomik olduğunu belirtiyor. Öte yandan söz konusu kitapçığın dağıtımının, ülkede tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı kesimler kitapçığın gereksiz panik yarattığını savunurken, hükümet yetkilileri kampanyanın amacının korku değil, bireysel ve toplumsal dayanıklılığı artırmak olduğunu belirtiyor.

Yetkililere göre kitapçık, devletin kriz anında sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor; ancak büyük ölçekli afetlerde ilk saatlerde herkesin kendi kendine yetebilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Türkiye’de tablo farklı

Hollanda hükümetinin, olası krizlere karşı toplumsal dayanıklılığı artırmak amacıyla milyonlarca haneye gönderdiği bu hazırlık rehberi, akıllara deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye’de benzer bir ulusal hazırlık seferberliğinin bulunmamasını getiriyor.

Türkiye dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer almasına rağmen, haneler düzeyinde sistematik bir afet hazırlığı politikasına henüz sahip değil. 1999 Marmara Depremi’nden 6 Şubat 2023 depremlerine kadar geçen süreçte yaşanan büyük yıkımlara rağmen, vatandaşlara düzenli olarak ulaştırılan bir ulusal acil durum rehberi ya da hane bazlı hazırlığı teşvik eden sürekli bir kampanya bulunmuyor.

Muğla Fethiye'de orman yangını: Müdahale sürüyor
Muğla Fethiye'de orman yangını: Müdahale sürüyor
İçeriği Görüntüle

AFAD’ın internet sitesinde acil durum çantası önerileri ve bilgilendirici içerikler yer alsa da bu bilgiler çoğunlukla arayanın ulaşabildiği, geniş kitlelere doğrudan temas etmeyen bir yapıda kalıyor. Uzmanlara göre afet bilinci, Türkiye’de hâlâ büyük ölçüde deprem sonrası gündeme geliyor ve zamanla unutuluyor.

1-166

“Risk az hazırlık var, risk çok ama hazırlık da yok”

Karşılaştırmayı çarpıcı kılan nokta Hollanda’nın büyük deprem riski taşımayan bir ülke olmasına rağmen, vatandaşlarını krizlere karşı önceden hazırlamayı devlet politikası haline getirmiş olması. Türkiye’de ise deprem riski çok daha yüksek olmasına karşın, bireysel hazırlık büyük ölçüde kişisel çaba ve imkânlara bırakılmış durumda.

Afet yönetimi uzmanları, bu farkın yalnızca teknik değil, kültürel ve yönetsel olduğunu belirtiyor. Hollanda’da devlet, “herkes kendi payına düşen sorumluluğu almalı” yaklaşımını açıkça dile getirirken; Türkiye’de vatandaşın beklentisi çoğu zaman “afet anında devlet yetişir” varsayımı üzerine kurulu. Söz konusu tablo yalnızca risk düzeyinden değil, afetlere bakış açısından kaynaklı bir farkın olduğunu da gösteriyor.

Afet öncesi mi, sonrası mı?

Hollanda’nın yaklaşımı afet öncesi planlama, Türkiye’nin pratiği ise ağırlıklı olarak afet sonrası müdahale olarak özetleniyor. Yardım kampanyaları, bağışlar ve geçici barınma çözümleri Türkiye’de kamuoyunun aşina olduğu refleksler olurken; Hollanda’da hazırlık, olağan bir yurttaşlık pratiği olarak görülüyor.

Uzmanlara göre Türkiye’de de benzer bir hazırlık kültürünün oluşturulabilmesi için:

  • Hanelere doğrudan ulaşan bilgilendirme kampanyaları,
  • Okullardan başlayarak sürekli afet eğitimi,
  • Yerel yönetimler ve sivil toplumun dahil olduğu yaygın tatbikatlar gerekiyor.

Muhabir: Naz Akman