Yemen’de Husiler ile uluslararası alanda tanınan hükümete bağlı güçler arasındaki çatışmalar, Ekim 2026’nın ilk günlerinde yeniden şiddetlendi. Son gelişmelerin merkezinde başkent Sana, Taiz, Lahic ve stratejik Babülmendep Boğazı çevresi bulunuyor. Husilerin Suudi Arabistan’daki enerji altyapısına saldırı düzenlediğini açıklaması ve Yemen hükümet güçlerinin Husi kontrolündeki bölgelere yönelik saldırıları, bölgesel gerilimin daha geniş bir çatışmaya dönüşebileceği endişesini artırdı.
HUSİLER NEDEN GÜNDEMDE?
Husilerin 4 Ekim 2026 itibarıyla yeniden gündeme gelmesinin en önemli nedeni, Yemen’deki askeri hareketliliğin kısa sürede ciddi biçimde artması oldu.
Husiler, 3 Ekim’de Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad yakınındaki bir Saudi Aramco tesisini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını öne sürdü. Bölgede yoğun duman ve yangın görüldüğüne ilişkin haberler yayımlanırken, saldırıyla ilgili Suudi Arabistan makamlarından ilk aşamada doğrulayıcı ayrıntılı bir açıklama gelmedi. Bu nedenle saldırının hedefi ve verdiği zarara ilişkin Husi açıklamaları bağımsız kaynaklarca kesin olarak doğrulanmış değil.
Aynı süreçte Yemen hükümetine bağlı güçler de Husilerin kontrolündeki Sana ve Saada bölgelerinde hedeflere yönelik saldırılar düzenledi. Böylece çatışmalar yalnızca cephe hatlarıyla sınırlı kalmayarak Yemen’in siyasi ve askeri açıdan kritik bölgelerine taşındı.

HUSİLER İLE YEMEN HÜKÜMETİ ARASINDA ÇATIŞMALAR ŞİDDETLENDİ
Yemen’de son günlerde özellikle Taiz ve Lahic çevresinde yoğun çatışmalar yaşanıyor. Bölgeden gelen bilgilere göre söz konusu cephelerdeki hareketlilik son haftaların en geniş kapsamlı çatışmalarından birine dönüştü.
Yemen hükümet güçleri, Husilerin çeşitli cephelerde gerçekleştirdiği saldırıların püskürtüldüğünü ve Husi mevzileri ile araçlarının hedef alındığını duyurdu. Hükümete bağlı askeri kaynakların açıkladığı kayıp sayıları ise bağımsız kaynaklar tarafından teyit edilmiş değil.
Hükümet güçleri ayrıca son operasyonlarda çok sayıda Husi mensubunun öldürüldüğünü öne sürdü. Açıklanan yüksek kayıp rakamları konusunda Husilerden ya da bağımsız uluslararası kuruluşlardan doğrulama bulunmuyor.

HUSİLER KIZILDENİZ KIYISINDA NASIL İLERLEDİ?
Son gerilimin arka planındaki en önemli gelişmelerden biri, Husilerin eylül ayında Yemen’in Kızıldeniz kıyısında önemli kazanımlar elde etmesi oldu.
Husiler, stratejik öneme sahip Mocha çevresindeki etkinliğini artırırken Babülmendep Boğazı yakınındaki askeri dengeler de yeniden gündeme geldi. Babülmendep, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlaması nedeniyle dünya deniz ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Husilerin kıyı hattındaki ilerleyişi, Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan açısından yeni bir güvenlik sorunu yarattı. Son haftalarda hükümet güçleri Husilerin daha fazla ilerlemesini Taiz ve Lahic çevresinde durdurmaya çalışıyor.

SUUDİ ARABİSTAN HUSİLERE KARŞI YENİ OPERASYON MU HAZIRLIYOR?
Son gelişmelerle birlikte Suudi Arabistan’ın Husilere karşı geniş çaplı yeni bir operasyon hazırladığı yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Bölgesel kaynaklara dayandırılan haberlerde Riyad yönetiminin, Yemen hükümet güçleriyle birlikte Kızıldeniz kıyısında Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak için kapsamlı bir karşı operasyon üzerinde çalıştığı öne sürülüyor. Planın özellikle Babülmendep Boğazı çevresindeki kontrolü güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.
ABD’nin ise doğrudan kara operasyonuna katılmak yerine istihbarat ve hedefleme gibi alanlarda destek sağladığı iddialar arasında yer alıyor. Operasyon planına ilişkin tüm ayrıntılar resmi makamlar tarafından kamuoyuna açıklanmış değil.

ARAMCO SALDIRISI İDDİASI GERİLİMİ ARTIRDI
Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını artırması, çatışmanın Yemen sınırlarının dışına taşma ihtimalini yeniden gündeme getirdi.
3 Ekim’de Riyad’ın güneyindeki bir Aramco tesisinin yakınında yangın ve yoğun duman görüldüğüne ilişkin görüntüler yayımlandı. Husiler olayın kendi düzenledikleri füze ve İHA saldırısından kaynaklandığını açıkladı. Ancak Suudi Arabistan yönetiminden saldırının bütün ayrıntılarını doğrulayan kapsamlı bir açıklama gelmedi.
Enerji tesislerinin hedef alınması ihtimali, yalnızca Suudi Arabistan’ın güvenliği açısından değil, küresel petrol piyasaları ve Kızıldeniz’deki ticaret güzergâhları bakımından da yakından takip ediliyor.

BABÜLMENDEP BOĞAZI NEDEN ÖNEMLİ?
Yemen’deki çatışmaların uluslararası etkisinin en önemli nedenlerinden biri Babülmendep Boğazı.
Boğaz, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasında yer alıyor ve Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ile Asya arasındaki deniz ticaretinin ana geçiş güzergâhlarından birini oluşturuyor.
Husiler 2023’ten itibaren Kızıldeniz’deki ticari ve askeri gemilere yönelik saldırılarıyla uluslararası gündeme gelmişti. Grubun Yemen’in batı kıyısındaki askeri varlığını güçlendirmesi, deniz trafiği üzerindeki baskı kapasitesinin yeniden artabileceği değerlendirmelerine yol açıyor.
![]()
HUSİLER KİMDİR?
Husiler, Yemen merkezli siyasi ve silahlı bir hareket. Resmi adı Ensarullah olan yapı, Yemen’in kuzeyinde ortaya çıktı ve 2014 yılında başkent Sana’nın kontrolünü ele geçirdi.
Husiler ile Yemen hükümeti arasındaki çatışmalar zaman içinde bölgesel bir krize dönüştü. İran’ın Husilere siyasi ve askeri destek sağladığı belirtilirken, Suudi Arabistan uzun yıllardır Yemen hükümetini destekleyen başlıca bölgesel aktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle Yemen’deki çatışmalar yalnızca ülke içindeki bir iktidar mücadelesi olarak değil, bölgesel güç mücadelesinin önemli cephelerinden biri olarak da değerlendiriliyor.

HUSİLERİN SON SALDIRILARI KIZILDENİZ’İ NASIL ETKİLEYEBİLİR?
Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki askeri hareketliliği ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırı iddiaları, bölgedeki ticari gemilerin güvenliği açısından yeni riskler yaratıyor.
Özellikle Babülmendep çevresindeki çatışmaların yoğunlaşması halinde deniz taşımacılığı şirketlerinin güzergâh değiştirmesi, sigorta maliyetlerinin yükselmesi ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan taşımacılığın yeniden aksaması gündeme gelebilir.
Yemen’deki çatışmaların insani boyutu da ağırlaşıyor. Bölgedeki yeni çatışma dalgasının yerinden edilmeleri artırdığı ve siviller üzerindeki baskıyı daha da büyüttüğü belirtiliyor.

HUSİLERDE SON DURUM NE?
Husilerde son durum, 4 Ekim 2026 itibarıyla Yemen’de yeniden yoğunlaşan çatışmalar, Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırısı iddiaları ve Sana çevresindeki askeri hareketlilik etrafında şekilleniyor.
Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki etkinliğine karşı Yemen hükümet güçlerinin operasyonları sürerken, Suudi Arabistan’ın daha kapsamlı bir askeri harekâta hazırlanabileceğine yönelik iddialar bölgedeki tansiyonu yükseltiyor. Önümüzdeki süreçte özellikle Sana, Taiz, Lahic, Mocha ve Babülmendep Boğazı çevresindeki gelişmeler, Yemen’deki çatışmanın ve Kızıldeniz’deki güvenlik krizinin yönünü belirleyebilir.




