Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı, amatör sanat eğitimini bilimsel altyapıyla destekleyecek örnek bir projeyi hayata geçiriyor. Proje kapsamında keman ve viyolonsel çalan minik müzisyenler, bireysel derslerin yanı sıra orkestra disiplini içinde birlikte üretme deneyimi kazanacak.

Prof. Burak Tüzün: "Bilinçli toplumun yolu çocukların sanatla buluşmasından geçer"
Projenin vizyonunu anlatan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müdürü ve Orkestra Şefi Prof. Burak Tüzün, hem profesyonel müziğe veri sağlayacaklarını hem de amatör sanat eğitimini tabana yayacaklarını vurguladı:
"Standart bir orkestrada birçok çalgı bulunur. Çocuk orkestramız ise başlangıç aşamasında yalnızca keman ve viyolonselden oluşacak. Amacımız konservatuvar sınavı gibi katı bir eleme yapmak değil; müzikle tanışmış, biraz enstrüman çalmış her çocuğun rahatlıkla katılabileceği bir dinleti ile seviyeleri belirleyeceğiz. Bu yaştaki çocuklara birlikte hareket edebilme, birbirini dinleyebilme, bir yapının parçası olarak dengede yerlerini bulmaları açısından çok önemli bir eğitim sunuyoruz. Gerçekten vicdanlı insanlar yetiştirmek, bilinçli bir toplum yaratmak istiyorsak bunun tek yolu var, o da çocukların yolunun sanattan geçmesi. İlk konserimizi 23 Nisan’da vermeyi amaçlıyoruz."

Konservatuvarın Müzik Bölümü Öğretim Görevlisi Ayşe Akçay, çalışmalar sırasında Suzuki metodunun ana dil öğrenme yaklaşımından ilham alan felsefesini benimseyeceklerini bildirdi. Enstrüman eğitiminde çocukların uzun süre yalnız kalarak motivasyon kaybı yaşayabildiğine işaret eden Akçay, orkestra ortamının bu yalnızlığı kırarak çocukların güçlü yönlerini öne çıkaracağını ve özgüvenlerini pekiştireceğini dile getirdi. Başvuruların merkezin internet sitesi üzerinden alınacağını hatırlatan Akçay, 26 Eylül’deki seviye tespit ve tanışma dinletisinin ardından repertuvarın kesinleşeceğini söyledi.

Öğretim Görevlisi Gizem Şahin ise orkestrada yer almanın çoklu odaklanma gerektirmesi nedeniyle çocukların nörolojik ve zihinsel gelişimine doğrudan katkı sağladığını belirtti. Şahin, çocuğun aynı anda hem kendi partisini ve notasını takip ettiğini hem şefin hareketlerini izlediğini hem de yanındaki arkadaşını dinlediğini hatırlatarak bu sürecin bilişsel kapasiteyi zenginleştirdiğini, repertuvar oluşturma aşamasında konservatuvardaki bestecilerin de katkı sunacağını kaydetti.

Viyolonsel sanatçısı ve Öğretim Görevlisi İpek Gürel de fiziksel boyutları nedeniyle viyolonselin küçük yaşlarda kemana kıyasla daha zor bir enstrüman olarak görüldüğünü, ancak bu branşa yönelik ilginin hızla arttığını ifade etti. Viyolonsel grubunun orkestranın yapı taşı ve bel kemiği olacağını belirten Gürel, projenin yoğun talep görmesi nedeniyle ilk başta 20 olarak planlanan kontenjanı genişlettiklerini, çalışmaların çocukların okul derslerine engel olmak yerine sosyal ve akademik başarılarını artıracağını söyledi.

Koro çalışmalarının koro şefi ve eğitimci Atilla Çağdaş Değer yönetiminde yürütüleceği projenin sezon boyunca devam etmesi, ilerleyen dönemlerde elde edilen veriler ışığında farklı enstrüman gruplarının da eklenerek orkestranın genişletilmesi planlanıyor.






