İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 72’nci durağı Zonguldak oldu. Mitingde ilk konuşmayı maden işçisi Vural Saraç yaparken, ardından Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem söz aldı. Etkinlikte, İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup da CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural tarafından okundu.
23 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan ve hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’ye yönelik “yolsuzluk” soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianame üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. İmamoğlu, Silivri’deki hücresinden gönderdiği açıklamasında, “Rakiplerini siyaset dışına itmek, milli iradeyi baskı altına almak ve nesilden nesile o koltukta oturmak istiyorlar. İddianame, işte bu bozuk niyetin, bu kirli planın ibret vesikasıdır. Bugün iktidarın gündemindeki her şey bu bozuk niyetle, bu kirli planla ilgilidir. Ne ekonomi umurlarında ne eğitim ne sağlık, ne adalet… Tek bir dertleri var; nesilden nesile o koltukta oturmak” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu gönderdiği mektupta şunları kaydetti:
“Zonguldak, ekmeğini alnının teriyle taştan çıkaranların, iyi yürekli, güzel karakterli insanların şehridir. Madene ömrünü veren, depremde canlar kurtaran yiğitlerin şehridir. Bu şehir; demokrat, dürüst, yurtsever liderimiz Bülent Ecevit’in, Karaoğlan’ın memleketidir. Zonguldak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı belediyeciliğinin farkını, kıymetini iyi bilir. Bu vesileyle, çok değerli belediye başkanımız Tahsin Erdem’e bu özel şehre adadığı tüm gayretleri ve hizmetleri için teşekkür ediyorum. Yolu açık olsun. Zonguldak İl Kongresinde örgütümüzün güçlü iradesiyle yeniden il başkanı olarak seçilen, yol arkadaşım Devrim Dural’ı tebrik ediyorum. Yürüttüğü kararlı ve onurlu mücadele için, kendisinin şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum.
“Sandıkla başaramadıklarını, güdümlü yargı eliyle almaya uğraşıyorlar”
“Sevgili kardeşlerim; hukuk ve demokrasiyi ayaklar altına alan, kendisini devletin sahibi gibi gören bir avuç insan, Atatürk’ün emaneti, canımızdan aziz Cumhuriyetimize yeni bir şekil vermeye çalışıyor. Hukuk devletinin değil, ‘iktidarın hukukunun, iktidarın kurumlarının’ geçerli olduğu, mili iradenin baskı altında tutulduğu, çağdışı bir sistem kurma hevesindeler. Bu amaçlarına engel olarak gördükleri herkese, her kesime, zorbalıkla boyun eğdirmeye çalışıyorlar. Siyasetle, sandıkla başaramadıklarını, şantajla, tehditle, kumpasla başarmaya, milletten alamadıkları yetkiyi, güdümlü yargı eliyle almaya uğraşıyorlar. Hedefleri apaçık ortadadır. Ve bu kirli hedef, hakkımızda hazırladıkları iddianamenin her satırına, her cümlesine sinmiştir: Rakiplerini siyaset dışına itmek, mili iradeyi baskı altına almak ve nesilden nesile o koltukta oturmak istiyorlar.”
“Tek bir dertleri var; nesilden nesile o koltukta oturmak”
İddianame, işte bu bozuk niyetin, bu kirli planın ibret vesikasıdır. Bugün iktidarın gündemindeki her şey bu bozuk niyetle, bu kirli planla ilgilidir. Ne ekonomi umurlarında ne eğitim ne sağlık, ne adalet… Tek bir dertleri var; nesilden nesile o koltukta oturmak. İşte bu anlayış yüzünden sürekli kriz içerisinde yaşıyoruz. Bu anlayış yüzünden, milletçe her sabah daha yoksul, daha güvencesiz, daha belirsiz bir hayata uyanıyoruz. Hukuktan, demokrasiden uzaklaştıkça refahtan, bolluktan, bereketten uzaklaşıyoruz. Adaletten, hürriyetten uzaklaştıkça huzurdan, birlikten, kardeşlikten uzaklaşıyoruz. Ama bu devran böyle gitmeyecek. Çünkü bu ülkede hiç kimse vatandaştan daha yetkili, daha değerli değildir. Hiçbir güç milletin iradesinin üstünde değildir. Korkuyla kaçtıkları o sandık önümüze gelecek ve milletçe rahat bir nefes alacağız. Karaoğlan Ecevit’in dediği gibi; insanca, hakça bir düzen kuracağız.
“Kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef alan istibdat son bulacak”
Türkiye, geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, çalışkan, özgür ve mutlu insanların ülkesi olacak. Çalışanın, üretenin kıymeti bilinecek, herkes emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Herkes için her yerde adalet ve hürriyet hakim olacak. Kimse eşitsizliğe, ayrımcılığa, haksızlığa uğramayacak. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef alan bir büyük zulüm ve istibdat son bulacak. Yokluk ve yoksulluk, haksızlık ve adaletsizlik bir daha gelmemek üzere bu aziz toprakları terk edecek. Zonguldak’tan Hatay’a, Edirne’den Hakkari’ye tüm Türkiye’de iyilik ve kardeşlik kazanacak. Her şey çok güzel olacak.”




