YENİ Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB davası kapsamında yaptığı savunmada, ülkede “zam vurgunu, milli irade vurgunu, asrın soygunu ve fon vurgunu” yaşandığını belirtti.
Halk TV’ye kayyım atanmasına da tepki gösteren İmamoğlu, “Vurgunlarınızı örtmek için zulümlerinize devam ediyorsunuz ama sizi son kez uyarıyorum: Vazgeçin! Bu milletin önünde duramazsınız” dedi.
Aralarında İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasında 98’inci duruşma günü başladı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen davanın bugünkü oturumunda, 19 Mart 2025’ten bu yana tutuklu bulunan İmamoğlu’nun savunması dinleniyor.
İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunu kutlayan İmamoğlu, Fatih Sultan Mehmet’i minnetle yad etti.
İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Onun emanetine sahip çıkarak, bize pırlanta gibi bir cumhuriyeti kazandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü minnetle yad ediyorum. Ruhları şad olsun. Ayağında giyecek çarığı yokken, üstüne giyecek bir giysisi yokken, milli mücadele vererek bu ülkenin kurtuluşu ile birlikte ‘acaba yeni bir hanedan mı doğacak’ dendiği noktada, cumhuriyet aşığı bir liderin ağırlığı bize Türkiye Cumhuriyeti devletini kazandırmıştır."
"Bu memlekete ve bu millete bağlılığımın tarifi yok"
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde 13 milyonluk nüfusun yaklaşık 8 milyonunu kadınların, 5 milyonunu ise erkeklerin oluşturduğunu belirten İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Çünkü büyük bir kısmı şehit olmuş, neredeyse aileler büyük kısmı aileler yok olmuş bir ülkede cumhuriyet var olmuştur. Benim rahmetli büyük dedem 1924'te terhis olup Trabzon'a dönmeseydi benim ailem olmayacaktı mesela. Çünkü dört kardeşten sadece o dönmüştü. Diğerleri meçhul asker. Benim ailem gibi yüzbinlerce aile de aynı hikayeler olduğunu biliyorum. Bu yönüyle benim, bu memlekete ve bu millete bağlılığımın tarifi yoktur. Onun için ben 87 milyona en az benim kadar bu milleti ve bu memleketi sever gözüyle bakan bir insanım, onun için. En az benim kadar. Onun için herkese iyi yurttaş gözüyle bakarım. Kimseye bana destek verdi vermedi diye ayrım yapıp terörist gözüyle bakmam, bakmadım da. Yurttaş, yurtsever, vatanını seven, her doğan evladın çığlığının, ağlama sesinin çıktığı her evden yeni bir yurtsever doğuyor diye memleketime ve memleketimin insanına baktım. Hala da öyle bakıyorum.”
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı da kutlayan Ekrem İmamoğlu, şehitleri minnetle yad etti. İmamoğlu, “ Her duamın büyük bir bölümünü onlar için yaptığımın da altını çiziyorum. Her duanın bitiminde bu ülkenin şehitleri, gazileri, kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları diyerek dua edenlere de ayrı bir teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
"Halk TV'ye yapılan bu zulmü, zalimliği şiddetle kınıyorum"
Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin de konuşan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Biz demokrasi, basın özgürlüğü ve millet iradesinin savunucularıyız, aramızdaki fark bu. Bu yüzden sırf siyasi saiklerle milletin teveccüh gösterip izlediği Halk TV'ye yapılan bu zulmü, zalimliği şiddetle kınıyorum. En şiddetli şekilde kınıyorum. Başta sahibi Cafer Mahiroğlu olmak üzere, kanalda emeklerinin, alın terinin, sözlerinin, kalemlerinin gücüyle çalışan tüm gazetecilere geçmiş olsun diyorum ve yanlarında olduğumu ilan ediyorum. Bir sözüm de Halk TV için halkımıza. Bu insanlar en zor günlerde, zaten bir elin parmağı kadar kanalımız, gazetemiz var. En zor günlerde zulümle abad olacağını sananlara teslim olmadı. Evet, Halk TV, onun nezdinde kanallara ve gazetecilere bu gözle, aziz halkımızın, milletimizin bu gözle bakmasını diliyorum. Sizlerin haber alma hakkı için adeta kelle koltukta cesaretle çalıştılar. Onlar sizi nasıl yalnız bırakmadıysa aziz milletim, kıymetli halkım çok önemlidir. Lütfen Halk TV'yi yalnız bırakmayın. Size haber ulaştıran gazetecileri yalnız bırakmayın. Kurum ve kuruluşları yalnız bırakmayın. Özgür karakterinin mesleğini yapan bu insanları yalnız bırakmayın. Haklılığını halktan alan bu kanala her alanda destek olun.”
İmamoğlu, millet iradesinin üzerinde hiçbir güç bulunmadığını ifade ederek, “Kendisini dev aynasında görenler, çok güçlü hissedenler iyi bilir ki milletin iradesi sizin o kalelerinizi kumdan kaleye çevirir, kumdan kaleye. Püf diye yıkılırsınız. Ayakta kalacak şey, bu ülkenin milleti ve bu ülkenin devleti. Ama milletin devleti, milletin. Bir partinin ya da bir kişinin devletinden bahsetmiyoruz, 87 milyon yurttaşın devletinden bahsediyoruz. Ülkeyi operasyon cumhuriyetine çeviren ve vurgunlarınızı örtmek için zulümlerinize devam ediyorsunuz ama sizi son kez uyarıyorum: Vazgeçin! Bu milletin önünde duramazsınız. Vazgeçin. Söyledim; milli irade vurgunu, zam vurgunu bitmiyor, durmuyor.”





