İngiltere, Fransa, İspanya ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu 12 ülkenin İsrail işgali altındaki Filistin topraklarında üretilen ürünlerin ticaretini yasaklama kararının ardından İngiltere Başbakanı Andy Burnham'dan kapsamlı bir açıklama geldi. ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından uzun bir değerlendirme paylaşan Burnham, ülkesinin Orta Doğu politikasındaki tereddüt döneminin sona erdiğini ilan etti.

"Anti-İsrail suçlamasından korkarak hareketsiz kaldık"

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasının üzerinden geçen 10 yılda uluslararası alanda liderlik etme ve savunduğu değerlerin arkasında durma özgüvenini yitirdiğini belirten Burnham, "Bunun yaşanmasına izin vermeyeceğim. Britanya'nın bir şeylerin arkasında durması her zamankinden daha önemlidir" dedi.

Trump ve Putin telefonda görüştü: ABD’li temsilcilerin Moskova ziyareti ele alındı
Trump ve Putin telefonda görüştü: ABD’li temsilcilerin Moskova ziyareti ele alındı
İçeriği Görüntüle

Yıllardır savunulan iki devletli çözüm tezinin eylemle desteklenmediği takdirde anlamsız kaldığına işaret eden Burnham, şu özeleştiride bulundu:

"Uzun süredir harekete geçmekte tereddüt ediyor ve anti-İsrail olmakla suçlanmaktan korkuyorduk. Başbakan olmadan önce İngiltere'nin bu konuya yanıtının çok yavaş ve yetersiz olduğunu söylemiştim. Hükümetin yaklaşımını değiştirmeye kararlıyım. Bu korkunç acı devam ederken ve bölgede barış ve istikrar için en büyük umut olan iki devletli çözüm vizyonu saldırı altındayken öylece durup bekleyemem."

"Acılar dünya vicdanında bir yara"

Gazze'de masum sivillerin öldürülmeye devam ettiğini, milyonlarca insanın yerinden edildiğini ve derinleşen insani krize rağmen bölgeye çok az yardım ulaştırılabildiğini belirten Burnham, Filistin halkının yaşadığı trajediyi "dünya vicdanında bir yara" olarak niteledi.

7 Ekim 2023’te yaşanan olayların İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki yıkıcı eylemlerini hiçbir şekilde meşrulaştıramayacağını vurgulayan Başbakan Burnham, ticari yasak kararının yanı sıra Gazze için yeni bir insani yardım paketi devreye aldıklarını hatırlattı.

"Hedefimiz İsrail halkı değil, yasa dışı politikalar"

Aralarında İngiltere’nin de yer aldığı 12 ülkenin işgal altındaki Filistin topraklarından ticareti durdurma adımının titizlikle planlandığını kaydeden Burnham, toptancı bir yaptırım uygulamadıklarının altını çizdi:

"Bu adımlar, İsrail hükümetinin kabul edilemez politikalarını hedef alıyor, İsrail halkını hedef almıyor. İsrail'e bir bütün olarak yaptırım uygulamıyoruz. Bu durum, çoğu hükümetin pozisyonunu desteklemeyen İsrail halkını cezalandırmak olur. Aldığımız kararlar yasa dışı yerleşim yerlerini hedef alırken İsrail'in yönünü değiştirmesi için uluslararası baskıyı artırıyor."

Batı Şeria’da E1 tehlikesi: "İki devletli çözüm umudunu yok eder"

İsrail’in yasa dışı yerleşim politikalarındaki artışa somut verilerle dikkat çeken İngiltere Başbakanı, son 4 yılda onaylanan yerleşim yeri sayısının önceki 20 yılın toplamından daha fazla olduğunu aktardı.

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin yalnızca bu yıl içinde 1500 şiddet eylemine başvurduğunu bildiren Burnham, Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü tehdit eden E1 projesine karşı uyardı. Burnham, İsrail hükümetinin Aralık 2022'de göreve gelmesinden bu yana 104 yeni yerleşim yerine onay verdiği kaydetti.

İsrail yönetiminin ekim ayındaki seçimler öncesinde E1 bölgesindeki inşaat ihale sürecine devam izni verdiğini hatırlatan Burnham, "Bu proje, Batı Şeria'nın tam ortasından geçen bir hat oluşturarak iki devletli çözümün hayata geçirilmesi umudunu yok edecektir. Buna izin verilemez" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA