İstanbul’daki su kaynakları, kuraklık ve azalan yağışlar nedeniyle ciddi bir tehlike ile karşı karşıya. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kente su sağlayan barajların doluluk oranı, 23 Kasım itibarıyla yüzde 19,81’e gerileyerek son yılların en düşük seviyesini gördü. 15 Nisan’da yüzde 82,22’ye kadar yükselen barajlardaki su seviyesinin hızlı bir şekilde düşmesi, şehrin su tüketimi ve yönetimi konusunda endişelere yol açtı.

İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan barajlar, toplamda 868 milyon 683 bin metreküp su biriktirme kapasitesine sahipken, mevcut su miktarı 171 milyon 89 bin metreküp olarak kaydedildi. Bu oran, özellikle yaz aylarında yaşanan sıcaklıkların ve düşük yağışların ardından daha da düştü.

Barajların doluluk oranları ise şu şekilde dağıldı:

  • Ömerli: %17,34

  • Darlık: %28,49

  • Elmalı: %50,05

  • Terkos: %21,97

  • Alibey: %12,19

  • Büyükçekmece: %21,65

  • Sazlıdere: %19,35

  • Istrancalar: %21,72

  • Kazandere: %1,7

  • Papuçdere: %3,61

Kazandere Barajı, yüzde 1,7 ile en düşük doluluk oranına sahip olurken, bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 8,05’ti. Bu düşüş, su kaynaklarının giderek daha fazla baskı altında olduğunu gösteriyor.

Geçmiş Yıllara Göre Durum

Son yıllarda, İstanbul’daki barajlardaki su seviyeleri önemli dalgalanmalar gösterdi. 2024 yılı itibarıyla su seviyesi %19,81 ile son 10 yılın en düşük seviyesine ulaşırken, 2023’te bu oran %23,78, 2022’de ise %35,19 olarak kaydedilmişti. 2020 yılında ise barajlardaki doluluk oranı yüzde 26,3 olmuştu. Bu oranlar, şehre su sağlayan barajların kapasitesinin giderek azaldığını ve su kaynaklarının yönetiminde ciddi zorluklar yaşandığını gözler önüne seriyor.

Kuraklık ve Havanın Sıcak Geçmesi Etkili Oldu

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, son yıllarda Türkiye’nin özellikle güney ve batı kesimlerinde kuraklık yaşandığını ve bunun su kaynaklarına olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Prof. Dr. Toros, kuraklık ve artan sıcaklıkların su kaynaklarını hızlı bir şekilde tüketmesine neden olduğunu ifade ederek, “Ekimde güzel yağışlar aldık, son 10 yılın en yağışlı yıllarından birisi oldu. Ancak Kasım ayında yüksek basınç sistemlerinin etkisiyle İstanbul tekrar kuru bir döneme girdi” dedi.

Toros, İstanbul barajlarının mevcut durumda, şehre yeterli su sağlayacak seviyede olmadığını vurguladı. "İstanbul barajları, İstanbul halkına yetecek kadar su seviyesine sahip değil. İstanbul'da 1 milyar 100 milyon metreküp su tüketiyoruz ve barajlar bu kadar suyu karşılamaya yetmiyor" şeklinde açıklamada bulunan Toros, Yeşilçay ve Melen gibi dış kaynakların desteğiyle suyun idare edilmeye çalışıldığını belirtti.

Su Tasarrufu Şart

Prof. Dr. Toros, İstanbul’un su kullanımının sürdürülebilir olmadığını, su tasarrufuna yönelik adımlar atılması gerektiğini belirterek, önerilerde bulundu. “Çözüm, herkesin el birliğiyle suyu daha dikkatli kullanmasıdır. Evlerde ekonomik musluk başlıkları kullanılması, apartmanlarda basınç düşürücü sistemlerin kurulması gibi önlemler önemli. Ayrıca, yöneticilerin de tasarrufu teşvik eden kademeli ücretlendirme sistemine geçmesi gerekiyor” dedi.

Moto kurye Akın Payaz'ın ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmada vinç sürücüsü tutuklandı
Moto kurye Akın Payaz'ın ölümü ile ilgili yürütülen soruşturmada vinç sürücüsü tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Toros, kişi başı günlük su tüketiminin 200 litreye kadar çıktığını ve bunun oldukça yüksek bir oran olduğunu vurguladı. “100 litreye kadar olan su kullanımında standart bir ücret uygulanmalı, ancak bu miktarın üzerindeki her kullanımda fiyatın kademeli olarak artması sağlanmalı” önerisinde bulundu.

Gelecek dönemde yağışların artıp artmayacağının tahmin edilemediğini belirten Toros, “Birçok faktör etkili olduğu için, gelecekteki yağışları doğru bir şekilde tahmin etmek zor. Bu da baraj seviyelerinin düşmeye devam edeceği anlamına geliyor. Bu süreçte yapabileceğimiz en iyi şey, suyu tasarruflu kullanmak” dedi.

Kaynak: AA